yarimada.org yarimada.org yarimada.org
yarimada.org yarimada.org yarimada.org
10 Ağustos 2020 Pazartesi
SON HABERLER
Sürat

Sürat

Sürat

Hani herkes der ya, zaman sürat zamanı diye ; oysa sürat bazen de zamanın en olumsuz unsuru olur. Aslında öz şu bence, değişmek ve de tahammül sınırlarında yeniliklerin yok ise, sonunçlarına da katlanmaktan da şikayetçi olmayacaksın…Son dönemde birçokları tarafından da kabul olunduğu misal, yaşam başarısının sırrı ya da keşfi şu: karşınızdaki insanın hayata bakış açısını kavramak ve hayatı onun gözü ile görebilmektir. Yoksa tüm eleştiriler, biliniz ki, evlerinden yuvalarından bir anda gökyüzüne uçan kartallar gibidirler. Ama sonunda o kartallarda kendilerine yani yuvalarına tekrara dönmek zorundadırlar.
Karşıt olarak , birçoğumuz belli rotasız eleştirileri peki kelimesi ile sonunçlandırmak isteriz…Bu o eleştirinin doğru olduğu için değil, aksine bizim yorulmamız içindir bu tutumumuz. Maalum, ufak beyinler sadece kişileri; orta beyinler yanlızca olayları ve tekamül etmiş beyinler ise sadece içinde oldukları sistemi düşünürler. Birde şu vardır sık sık karşılaşılan….Siz toz dersiniz, karşınızdaki süratle onu koz olarak anlar. Yani esasen başkalarının sizi üzmesine hiç fırsatta vermeyin. Boş laflara, yersiz davranışlara takılmayın. Bildiğiniz yolda, gördüğünüz ışığa doğru yürüyünüz. Bu ara ben mutlak kişilerinde eleştiriye açık olmalarından yanayımdır. Hiç kimse mükemmel ya da dört dörtlük veya ayrıcalıklı değildir. Birey olarak hayatta var oldukça, hatalarda, yanlışlıklarda olacaktır.
Burada dikkat edilmesi gereken ,süratle davranırken erdem ile yürek kombinasyonunda olmaktır. Konfiçyusun söylediği gibi, evinizin bahçesini ve önünü temizlemeden , komşunuzun çatısındaki kar yığınından şikayet etmeye kimsenin hakkı da yoktur. Üniversitede bizler buna, herkes kendi işine baksın derdik. Mutlak bakışlarda da mevcut gözlük önemli oluyor. Neyi, beyninizde ne şekilde görmek isterseniz, önce o biçimde görmektesiniz. Düşünseneze, kişi hayatı boyu kolay kolay ne kimseyi beğenir, ne kimseye itimat eder, nede inanır. Korkunç bunaltıcı ve zorlayıcı bir kompoze konumdur bu…
Şüphe içinde, kuşku ile yaşamak bence bir tür ızdırap olmalı. Bu yaşlandıkça da yavaş yavaş fark olunur ama bir hiç uğruna bu şüpheli geçen yıllara yazık değil mi; daha doğrusu şüphe ile beslenerek yaşayanlara yazık değil mi? Ben bilirim ki, beyin ve yürek, hangi yönünü kullandığınız güzel kısmı ile sizinle olur. En büyük insani taşınması gereken değer, sürat ile peşin kararlar değil, sakinlik ve huzur ile verilen düşünülen kararların kazanımları olmalıdır. Bunlar sadece bana ait ve beni bağlayan kişisel duygu ve düşüncelerdir. Birde pusulanın diğer uçunda şu yönde vardır..
Hiç tanımadığımız, sadece bir-iki kez gördüğümüz insanlar hakkında da yaptığımız torba yargılamaları vardır. Kötü elbet….Dikkat edelim, insanlar sürat ile yıllarla alay edercesine değişmektedirler…Bende genç yaşlarda pek dikkat etmezdim ama 50 li, senelerden itibaren daha dikkatli izlemekteyim, insanları da, yaşattıkları olayları da. Unutuyordum az kaldı ,birde doğruyu ortaya koymak meselesi var. Biliriz, atalar bile söylemişler….Doğruyu söyleyeni dokuz köyden kovarlar diye. Günümüzde o sayı on dokuz köy olarak süratle artmıştır.
Tabii ki, insanın birçok arkadaşı olabilir, bu doğaldır. Ancak ne olursa olsun ,daima herkes e karşı dikkatli olunması da gerekir bana göre. Çünkü, az önce yazdım, insanlar süratle yıllar içinde tarifsiz değişmektedirler. Ben insanların bu değişimlerinden, çıkarcılıklarından, vurdum duymaz kötülemelerinden ve de yargılamalarından artık umursamaz oldum….
Aldırmıyorum da, ama o kişilerin kendilerini için için anlamadan bir tür kandırmakta olduklarına şahit oldukça, onlara sadece üzülü
yorum. Çünkü, insan olduğumuzu sadece beyin ile değil, asıl yüreğimizle, gönlümüzle, duygularımızla hissedemiyor isek, o zaman yaşamıyoruz demektir bence. yaptığımız yaşamak değil , sadece nefes alıp vermektir.
Zenginliklerin en güzeli, at, yat, kat, araba, banka hesabı değil ; akıl ve yürek zenginliğidir.Maddi zenginlikler hep yok olmak tehlikesi ile karşı karşıyadır, taa MİDAS dan bu yana. Yani değişmek için caba göstermeyenlerinde , şikayet için pek hakları da yok… Hem yüce yaratan bile , biz insanı öldükten sonra yargılamıyor mu ?
O halde ,kuşkucu, tenkitçi kimliklerde ne oluyor, onu anlamak pek mümkün değil. Güçlü, kendini bilen, yaşamda bir yerde başarılı olmak isteyen insan; işe önce kendisini değiştirmek farkındalığı ile başlar. Korkuların ve tedirginliklerin panzehiri, yaşamda sevgi ile , sakin ve de çoşkulu, insan kırmadan var olabilmektir…Tüm bu yazdıklarım şahsi görüşlerim, sadece beni bağlar. Bundan böyle birbirimizi kırıp, sürat ile yerden yere vuracağımıza, öfke duyacağımıza, kendimizi karşımızdakinin yerine koyup, onu öğrenmeye gayret etmeliyiz. Asıl sanat öğrenebilmektir. Zor zamanlarda da kendimizi kontrol ederek, acelesiz ,yaşamda olmanın değerini anlayarak derin nefes almanın yararına inanıyorum. Denilen gibi, her ne istiyorsan, önce kendinde ara… Mutlu ve huzurlu değilseniz, ya fazlasını istiyorsunuz ya da elinizdeki değerleri farkında değilsiniz. En kötüsü de farkında olmamaktır. Formül belli, süratle hata yapacağınıza……değişin ve kendinizi farkında olun. Tabii ki, bunları da okulda öğretmiyorlar……Şükür ben öyle ya da böyle kendi ayıbımı görmekteyim… Umarım herkes de görme yolunda olur….İşte bu rotada sürat gerek..Ege den saygılar olsun sizlere…… ORBAY…

Hakkında Yasemin Tutal

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*