yarimada.org yarimada.org yarimada.org
yarimada.org yarimada.org yarimada.org
23 Ağustos 2019 Cuma
SON HABERLER
Sokak Kedi ve Köpekleri

Sokak Kedi ve Köpekleri

Telef olan koyunlar haberini görünce http://www.yarimada.org/20150.html
Geçen hafta Gözlem Gazetesinde çıkan yazımı da buraya yüklemek istedim

http://www.gozlemgazetesi.com/HaberDetay/251/122378/ithal-ve-yerli-istilacilar.html
Sayg. MTolon

Geçen yazımda, Gri sincapların ülkeyi istila etmesi tehlikesinden bahsetmiştim. İtalya’da çoğalmışlar, ama bizi istila etme olasılıkları bence düşük. Çünkü, her tarafta kediler var ve şimdilik bizim sincapların neslini tüketiyorlar. Bizim sincaplar neredeyse bitecekler ondan sonra gri sincapların da üremesini önlerler alimallah; bizim sokak kedilerimiz vatansever mi vatansever; hiç sincap istilasına izin verirler mi! Sokak köpeklerimiz de var, bazen sürü halinde insanları öldürüyorlar; geçen yıl Ankara Çankaya’da spor yapan öğretmeni öldürdükleri gibi.

Bizim kedi köpeğe karşı hoşgörülü tavrımız uç noktada; yetkililerin halk sağlığı boyutunda el atması gerekir artık. Kuduz kediler, köpekler görülüyor ve kedilerden türlü parazit insanlara geçiyor ve insanlar bu nedenle ölüyorlar. “Masum, şirin gururlu” gibi yaklaşımlarla kedileri sanki biraz fazla seviyoruz. İnsanlar arası ilişkilerde şaşıran oluyor; al sana bir kedi ve köpek anası veya babası daha ve bu insanlar iş ediniyor sokak hayvanlarını beslemeyi.

İşler o boyuta varıyor ki; kuş türleri, sincaplar tükenmeye başlıyor, insanlar ölüyor ve evler satılıyor.

Kedi ve köpek evcilleştirilmiş hayvanlar. Bakılmadığı ve sokağa salındıkları zaman insanların dörtayaklı parazitleri oluyorlar, pisliğe yol açıp, hastalıklara davetiye çıkartıyorlar.

Çare batıda olduğu gibi: Her köpeğe veya kediye kimlik ve bürokrasiyi sırtımıza yüklemeyecek kadar da vergi.

Sokak hayvanları turizmi anlamlı bir şekilde baltalıyorlar. Birçok varlıklı yabancı, sırf başıboş kedi veya köpek yüzünden ülkemize, bilhassa çocukları ile tatile gelmek istemiyor. Bu kaybın boyutu milyarlarca dolar mertebesinde. Umurumuzda değil. Bunları yazınca da ben “hayvansevmez” oluyorum. Yuh olsun ya’hu! Anlamak ve tedbir almak zor geldiğinden duygu sömürüsü, düzeysiz saldırganlık ve ayol insancıllığı.

Bir dostumun şehir içinde bahçeli bir evi ve özendiği bir bahçesi varmış. Karşı komşusu sempatik Hanım’ın da bir kedisi. Komşu hanım eşini kaybedince kedi sayısı artmış, önce 2, sonra üç olmuş, derken, sokaktaki kedileri de beslemeye başlamış. Dostum, sonunda her gün beslenen 37 kedi saymış.

Ailece, ultrason kedi kovucudan tutun, kedisavar toz bulup buluşturup yurtdışından almışlar. Ama sokak kedileri cahil, “okuyasalar” bu yabancı aygıtlardan kaçacaklar, ama bilmediklerinden “Bana mısın” dememişler. Sonunda bizim aile de bahçelerinde çocuklarının, hafif gömülmüş kedi pisliğine basmasından tedirgin olup, evi satıp Urla’ya, bir siteye göçmüş.

Kuyruklu kapan kaplumbağa (Chelydra serpentina snapturtle) normali birkaç kilogram, ama 40 kg kadar olabiliyorlar; “Timsah kapan kaplumbağa; Macrochelys temminckii” diye bizim basında adı geçen hayvandan çok farklı, o denli büyük değil bunlar. Amerika’dan Avrupa’ya da birkaç hayvansever getirmiş, kapan kaplumbağaları. Sonra Almanya’da yasa ile böyle hayvanların evcil hayvan olarak bakılmasını yasaklanmış.

Kırtasiye ile uğraşmaktansa “Hayvanseverler” bunları ormanlara bırakıvermişler. Bizde kedi köpek bıraktıkları gibi. 40 yaşına kadar da yaşayabiliyorlarmış. Bir metre yüksekliğe kadar çalılara da tırmanıp artık ne bulabilirlerse “hart” diye kapmaya başlamışlar. Eh iştahlı ve güçlü yaratıklar maşallah, bazen bir kapışta birkaç ayak parmağı falan kökünden gidebiliyormuş.

Bize gelene kadar Allah kerim. Hem yakında bizde göl, akar su falan kalmayacağından fazla da üreyemezler!

Dan Gogerty’nin “Farmlines” kitabından: ABD’de köylere yakın bir gölde bu kapan kaplumbağalardan varmış: yöre çiftçileri de tedbir olarak o gölde tek kolla yüzme stilini geliştirmişler. Ayak parmakları falan neyse de, bir elle kulaç atarken diğer eli de aile mücevherlerini korumak için kullanırlarmış!”

Gümrüklerimizde “küçük” bir kapan kaplumbağayı “ev hayvanı” diye getirmek acaba serbest mi? Aman bir hayvansever sonra sıkılıp bir göle falan atmasın?

Hakkında Mahmut Tolon

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*