yarimada.org yarimada.org yarimada.org
yarimada.org yarimada.org yarimada.org
23 Ağustos 2019 Cuma
SON HABERLER
Seni Biz Tükettik – Merih Yücel –

Seni Biz Tükettik – Merih Yücel –

BİZ SENİ TÜKETTİK

Sana döner hep yanlış ezberlerim. Yüreğini acıtır. Susarsın. Bir susarsın, iki susarsın. Daha çok artar seni incitmem, uzun yıllar boyunca hep talep ettim. Benim ya; yaşayanların en üstünü, en akıllısı. Egemen olmalıydım sana. Sen insanlar içindin. Sen hiç tükenmez, kirlenmez ve sonsuza dek bizimleydin. Öyle öğrettiler bana.

“Bu doğal kaynakların hepsi senin için, tüket” dediler.
“Para en büyük değer, sat ve satın al.” Dediler.

Sen, sana egemenler için en büyük ve en ucuz ham maddeydin. Ve çok para ediyordun.
Taşın, toprağın, odunun, çiçeğin, sebzen, meyvan, etin, sütün, yumurtan, derin, kürkün, çeliğin, altının, elmasın ve daha pek çok ürününle ne çok para ediyordun. Hizla artan birey sayımla tükettikçe tüketiyorduk. Tükettikçe çoğalıp, çoğaldıkça daha çok, daha çok tüketiyorduk..
Satın alabilmem için, önce tüketmem gerekiyordu. Seni yağmalayanların daha çok kazanması için daha çok tüketmem gerekiyordu. Ve seni yok etme suçuna ortak oluyordum.

Oysa ne kadar azdı gereksinimlerim. Bedenimdeki yaşam ne kadar uyumluydu. Orada da sen vardın. Oluşan zehirleri bertaraf edip, uzaklaştıran, ya da zehirsiz hale getirip, tekrar bana veren. Senden aldıklarımı yararlı hale getirip, hücrelerime sunan, onların artıklarını hızla toparlayıp dışarıya atan, hangi doku ve organım hastalanıp, bozulursa onu tamir edip, iyileştiren. O evrensel uyum sendin.

Ben seni tükettim.

Bakteri genlerini alıp, mısır bitkisine ekleyip, onların yaptığı toksik etkiyle, üzerine konup, beslenen böcekleri, kurtçukları zehirleyip, öldürdüm. Sonra,zehirlenen kertenkele,kuş ve onlarla beslenen bütün besin zincirini zehirleyip, zarar verdim.
Daha pek çok gen eklenmiş bu GDO’lu ; soyayı , kanolayı, domatesi, patatesi yedim, yedirdim. Onların bana ve türüme ne yapacağını hiç sormadım. Sorgulamadım. Tarlada yetişen bu garip ürünlerin, tozlaşma ile doğal florayı bozup, değiştireceğini düşünemedim.

Ben seni tükettim.

Toprağına zehirler kattım. Böcek öldürücü dedim, kimyasal gübre dedim, hormon dedim, kattım.

Altın çıkaracağım ilkel yöntemle ucuz olsun dedim, seni siyanürledim , Nikel çıkaracağım dedim tonlarca sülfirik asiti tependen indirdim. Fabrika atıklarımı salıp, topraklarını, sularını, havanı zehirledim ve içlerindeki tüm yaşamı yok ettim.

Fabrikalarda, termik santrallerde kömür, petrol yakıp, havanı zehirledim. Yetmedi çıkan gazlarla sera etkisiyle yeryüzü sıcaklığını arttırıp küresel iklim değişikliğine sebep verdim. Bütün bunları ben, insanlara rahat ve kolay yaşamı sunup. Kendim de rant kazanmak için yaptım.

Ben seni tükettim.

Odun hammaddesi deyip, ağaçlarını kestim, yerine yeni fidanlar dikmedim. “Tarla açacağım, yerleşke, yedi yıldızlı oteller yapacağım.” Dedim, ormanlarını yaktım. İçindeki canlılarla bir ekosistemi yok ettim. Böylece binlerce yılda oluşan toprağı ele, yele, sele verdim. Erozyonla toprağını bitirdim.

Ben seni tükettim.

Oysa, sana dost, ne çok enerji kaynağım var ülkemde. Güneşim var, rüzgarım var, termalim var. Sana hiç bir zarar vermeden , seni ve kendilerini tüketmeden milyonlarca yıl gereken enerjiyi sağlayacak, seni mutlu edecek yenilenebilir enerji kaynaklarım var.

Bütün bunları da yanlış değerlendirip, HES ve RES’leri “ temiz enerji “ diye, kurarken orman ve tarım alanlarımızı şirketlere açıp, köylümüzü mağdur edip, tarlasına, ormanına el koyduk. Hidroelektrik santralleri kurarak , özgür akan sularımızı hapseyledik. Oradaki ağaçları, toprağı ve ekosistemi altüst edip, köylerimizin sularını kestik.” Enerji eldesi” adı altında, suya sahip olduk. Para, dolu dizgin bunlara doğru akıp, gitti. Oysa, üç tarafımız denizlerle çevrili, ama biz bunu bile düşünemedik. Değerlendiremedik.

Biz seni tükettik.

“Her şey insan içindir.” Söylemiyle insanı doğal çevrenin merkezine oturttuk. Oysa o yerin sahibi sendin. Sen tüm yaşam kaynaklarınla merkezde olmalıydın. Hepimiz sana koruma hizmeti vererek, kendimizi de korumalıydık. Ezberimizi değiştirip: “HER ŞEY DOĞA İÇİN, YAŞAM İÇİN” Demeliydik. Biz seni göremedik. Duyamadık. Göz yaşlarını ziynet sanıp onlarla süslendik.

Şimdi o evrensel dilinle ne söylediğini hepimiz biliyoruz. Sen de bizi tükedeceksin, eğer hala canını yakmaya devam edersek…

Ne desen haklısın. Ne yapsan haklısın. Biz herşeyi hakkettik.
Yaşam dolu yüreğinden öpüyorum.

Biz, biz seni tükettik.

Merih Yücel, İzmir.

Hakkında Editör

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*