yarimada.org yarimada.org yarimada.org
yarimada.org yarimada.org yarimada.org
9 Ağustos 2020 Pazar
SON HABERLER

Sayın Akepeli Abilerime Saygılarımla- Süleyman Müfit

Yeni yazarımız Süleyman Müfit önce 2007 yılında yazdığı iki yazıyı yolladı Ed.

Ortalık pervane doldu… Balkonda bi küçük ampül yakın da bir bakın… o Küçücük hayvancıklar nasıl da dönüyorlar zayıf ışıklı bir ampulün etrafında…
Pervaneler çeşitli tabi… çeşit çeşit.
Pervane var, ışık etrafında döner… Kulköle Pervanesi (sadece Anadoluya has bir çeşit hayvan) var, ampül ışığının etrafında duran adamın da etrafında döner… Kulköle Kasteci Pervanesi (İstanbul medya centerlarında yaşayan bir nevi hayvan) var, hem ampülün, hem ampülcübaşının, hem de patronun etrafında döner… yani bunun işi daha zor, çift dönüş, parende atarak gider yani…
Zifiri karanlık gecelerde balkon lambası, “ampul” yandığında, cılız bir ışığa kendini adayan ve etrafında dönerken ölüp giden yüzlerce, binlerce Kulköle grubundan Pervane görüyorum…
Acıyor(d)um… Nasıl böyle dönüp dururlar diye… Ama hayat bu, kimi ilerler, kimi aynı dairede döner işte.
Ülke içindeki ve dışındaki gelişmelere bakınca, bizdeki pervanelerin bazı yazı yazan çeşitlerinin işi ne kadar zor diye düşündüm. Sonra empati yapmak istedim. Yani onların o zorlu hayatlarını bir de ben deneyeyim dedim. Ama inanın ki hiç de zor değilmiş yaa… Çünkü, yazı yazarken sağlam desteklere, akla, bilime ihtiyaç kalmayınca, her şeyi yazma serbestiniz var, doğru bi şey anlatma zorunluğu yok… aklına eseni yazıyorsun… valla çok kolay oldu, hem de parası da iyi yani…
Ben de izninizle, Sayın Akepeli abilerime kendimi göstermek, çanakta varsa yalayacak.. pardon yani… vatan için yani… bir hizmet varsa göreyim dedim.. Tabi sizin de kararınızı bekliyorum; “Eh, vallahi çok yakışmış, helal olsun…” derseniz, ben de hemen akepe genel merkezine iş için başvurcam.
Şöyle bir deneme yaptım, sayınuyurgezer miletime ve akepeli abilerime saygılarımla duyururum:
* * *
Bazı küçük sorunlara bi bakalım, tabi sorunlar küçük deeee…. bazıları bu milleti uyutmak için sorunları büyük gösteriyor, onları medya yoluyla burada rezil etmek istedim;
• Efendim, Türkiye Malezya olur muymuş… Eh yani elinin körü.. Bir sürü sayın abilerim anlattılar; Malezya, efendime söyliyeyim, ulusal kurtuluş savaşı yaşamadığı için öyle olmuş.. Oysa sayın türkiye cümhüriyyetimiz, ulusal kurtuluş savaşı yaşadığı için öyle bi tehlike olmaz falan dediler ama bazı zındıklar bunu anlamıyor. Ben en doğrusunu yazayım da tartışmalar bitsin bari.
Turkiyya, Mallezzya olmaz kardeşim… İstersen aç meteoroloji raporlarını, karşılaştır. Malezyada yıllık yağış ortalaması Türkiyenin iki misli. Yani orada insanlar şeriatı reddetmek için yağışsız hava bulamadıklarından öyle oluyor ama türkiyede hava müsait. Hava müsait olunca yürüyüşler olur, şeriata karşı çıkılır, şeriatçılarda zaten demokrasi gereği, “madem sayın ötekiler, zındıklar, gavurlar, şeytana tapanlar istemiyorlar, biz de iktidar olup gerginlik yaratmayalım bari” derler zaten…
İkincisi, iki ülkenin salça üretim miktarları ile gazoz tüketimi arasındaki korelasyon birbirini tutmuyor.
Üçüncü ve en önemli bir neden de; iki ülkedeki büyükbaş ve küçükbaş hayvan sayısı, yapısı, hayvanların eğitimsel niteliği ve beslenme koşulları farklı… Şeriat zorunlu namaz vs ister 5 vakit… Oysa açlık sınırı altında yaşayan bir hayvan, günde beş kere ağır hareketler yapamaz. O zaten yere düşmüş vaziyettedir ve hiç kalkmaz. Siz de sürekli yerde durana bakıp, alnı secdeden kalkmıyo sanıyorsunuz ama aldanıryorsunuz… Yani bir meseleyi izah etmek ve sayın halkımıza açıklamak için elma ile sapı karıştırmamak lazım… (çandarlı eşrafından cengiz abime selam olsun).
• Suriye sınırındaki olay: Sayın kendiçalarkendidinlerhalkım; Oral Çalışlar, Ferai Tınç ve abeci abilerimden biri daha, Suriye sınırından Türkiye’ye tam da iftar saatinde giriş yapıyorlar. Gümrük görevlileri tabi ki mesai falan dinleyecek halde değil. Gümrük görevlileri bu bizim(mi) gazetecilere “burası müslüman bir ülke, ramazan olduğunu bilmiyor musunuz ki iftar saati geliyorsunuz” diyerek işlerini yapmıyor. Bizim(mi) gasteci abilerimiz ve ablamız da kızıyorlar. Sonra araya devlet büyükleri giriyo ve gümrük işlemlerini yapıyorlar. Bu gasteciler de olaya çok kızıyorlar…
Yani ne demek bu… Gel de hiddetlenme yaaa…. Kardeşim, sen bu ülkenin müslüman olduğunu bilmiyor musun? Oruç tutmuyor musun? Hadi oruç tutmuyorsun diyelim, iftar saati olduğunu bilmiyor musun…? Bence gümrükçüler, bunları oruç tutmadıkları için kamçılamamakla aslında ne kadar demokrat olduklarını zaten göstermiş, daha ne istiyorsunuz yaa…!!!
• Efendim, Ramazan ayı boyunca yardım paketleri dağıtıldı fakir fukaraya… bir yerde, yardım paketlerini sadece mülakatta Elham duasını bilenlere vermişler, elham’ı okuyamayanlara yardım pakedi verilmemiş.. Basın da buna taktı, efendim ayrıcalık yapılıyomuş… Kötü bir ayrımcılık yok ki burda… Çünkü, zaten zengin olanlar duaya ihtiyaç duymadığı için dua bilmez.. Fakir fukara işi allahla göreceği için ezbere bilir.. Yani akıllıca bir çözüm.. Bağırıp durma lann!!
• “Uçağı kıbleye çevirin, namaz kılcaz” demişler… Bu haber Türk basınında yer aldı. Uçağı pilotlar kıble yönüne çevirmediği halde, kıbleye çevirin diyen dost ve müslüman kardeşlerimiz hiç seslerini çıkarmadılar, diğer yolcularla pilotları affettiler… İşte bu, ılımlı islam ve modern müslümanların hoşgörüsüdür!!
• İnternet kafede oruç tutmayan birini dövdüler diye bir haber vardı basında… Allah kuru iftiradan saklasın yaa… Ben bu meseleyi bizzat sağcı basınımız tarafından tahkik ettirdim, efendim olay şöyle oluyor: Adam, oruç tutmadığı için abur cubur yemiş. Şekerli gıda maddelerini çok yiyince tabi gözleri kararmış, dışarı çıkmak istemiş. Tam o sırada kapıda hem kör hem de ama bir vatandaşımız, kendisine gergedan veya bir fil saldırmasın diye elini yumruk şeklinde önde tutuyormuş, bizim oruç tutmayan cenabet kefere sevgili kardeşimiz, gözleri karardığı için yanlışlıkla o yumruğa çarpmış… Olay bundan ibaret olup, tahkikat devam etmektedir. Olayda ihmali görülen gergedan ve filler hakkında da yasal işlemler yapılacaktır…
• Anayasa Çarpışmaları.. pardon, çalışmaları… Şimdi ne söylesem kimse inanmıyacak yaa… Ya vallahi bu anayasa çalışmalarında akepenin bir art niyeti yok yaa… Her şey ayan beyan ortada.. Niye kuşkulanıyorsunuz ki? Kuşku, ne olduğu bilnmeyen konularda olur, oysa akepe anayasayı ortalıkta hazırlıyor, ne yapacağını söylüyor… O zaman, şeffaflık yerine gelmedi mi.. Niye kızıp duruyorsunuz!!
Ne? Sakıncalar mı? Yahu kardeşim bırakın bu 1919 kafasını yaa… Sakınca mı kaldı… Müstevliler, yurdun her karış toprağına.. pardon yaa, neyse.. Yahu anamızın donuna kadar adamların vereceği paraya, vereceği siyasi direktife bağlanmış Zapsuyunun çocuğu.. Bağış’lamış Egemen’liğini ABD yollarına, Sorospuçocukları sarmış dörtbir yanını… sen daha ne sakıncasından bahsediyorsun yaa… Bir söz de şu; Efendim niye bu anayasa içerde partilere sunulmadan hemen AB’ye verilmiş… Yani bu yanlış anlayışlar, bu geri kafalılık öldürecek beni yaaa.. Kardeşlerim, insanlar arasında ayırımcılık yanlış bir şey.. AB üyesi ülkeler de insan değil mi yani.. Akepe, yasanın anasını önce onlara vermişse ne olur? Anasını bize verse biz ne yapacaktık ki… Zaten başından beri onlara vermiyor muyuz? Hatta onlar istemeden bile vermedik mi? Allahıma şükürler olsun ki bugün hiçbir AB’li bize dönüp; “İstedim de vermedin/ Çıban çıksın kıçında” diyemez… Allah o günlerden korusun.. Onun için akepeli abimler, bir adım önde olmak için hep onlar istese de, istemeselerde istemeden veriyorlar…
• Irak için sınır harekatı kararı alınabilirmiş: Karar alırsın tabi.. Daha önce de akepeli abimler en az 2 kere sınırötesi harekat kararı aldılar meclisten, 2003 yılında… Bizim akepemiz kararlı bir hükümettir, kararı alır valla, kimsenin gözünün yaşına bakmaz… Hatta başbakanımız, akepenin delikten bile süpürülemeyen başı, yakında ABD’ye gidince “Irak ve PKK konusunu Bush’la görüşeceğiz” dedi… Hatırlarsanız 2006 şubat ayıydı galiba, gene giderken öyle demişti ve dönüşte de “Başkan Bush’u çok kararlı gördüm“ demişti… gerçi Bush ne için kararlıdır, onu söylememişti ama bence bu sefer “Bush’u daha da bi çok bi dahaca kararlı gördüm” diyerek önemli başarılara imza atabilir.
• “Sarkozy karşısında Erdoğan çok rahattı…” Türk basınından seçmelerden bu şekerleme de… Vallahi basın böyle söylemiş… Hatta daha önceki görüşmelerde, Erdoğan’ın Bush karşısında bacak bacaküstüne atarak oturduğu, görüşmede Erdoğan’ın çok rahat olduğu, Bush’un da Erdoğana dönüp “Siz çok karizmatik birisiniz “ dediği basın tarafından saklanamamış gerçeklerdi. Ha efendim bunlar önemli değilmişmiş deee… ne konuştukları önemliymiş deee… kim kime ne söz vermiş onu bilmek lazımmışmış daa… Sana ne ulan!! Bir Başabakan ağaçkakan istediği gibi ötemez mi yaa… Halkın çoğunluğu bu adamı seçti mi kardeşim, istediğini söyler, istediği sözü verir, alır, satar sana ne… halk seçmedi mi…? Şiştin mi gafil!!!
• Efendim; ABD, Irak’ı 3 parçaya ayıran bir planı kabul etmek üzereymiş…. Bunda ne var? Çocukluktan beri “Allahın hakkı üçtür” demezler miydi? Bunlar boş itirazlar… Çünkü; sayın abedeli abilerim Irak’ı ikiye bölseler, bu münafıklar gene saldırıya geçerler ve “İkiye bölüyorlar” diye bağırırdı.. Bir’e bölse, gene bağırır bunlar; “bir’e bölüyorlar” diye.. Onun için bu boş laflara inanmayın sayın her sözü kavalgibidinleyenmavalseverhalkım…
Büyünce ne olmak istersin diye sorsalar bana, Mehmet Barlas olmak isterim, Hasan Cemal, Cengiz Çandar, Metin Münir, bazen Ertuğrul Özkök, 2. sınıf Hadi Uluengin… vs vs vs.. Allah bir gün beni onların asr-ı saadet makamlarına ulaştırır inşallah.. Amin!!! Tabi onun için de akepeli bi abim yazdıklarımı okur inşallah..
Okur mu? Okur, okur inşallah…
* * *
Yukarıdaki ilk denememden sonra sayın site yöneticisi abim telefonla aradı. Efendim yalakalık yaparken hafifçe de küçük noktalarda muhalefet edersem inandırıcı olurmuş. Benim ki çok açık bir çanakyalayıcılığına giriyormuş.
Buna da itirazım var; ben akepenin kötü olan, itiraz edebileceğim tek bir şeyine rastlamadım ki… Biz de yalan olmaz abi! Biz, ne görürsek onu yazarız, baktığımız yerden ve baktığımız taraftan… (Mehmet Barlas abimin de ellerinden öperim)
* * *
Bayramınız kutlu olsun… Benim için farketmiyor, evvelsi gün bayramdı, dün bayramdı, bugün bayram, yarın bayram, sonraki günler de bayram zaten…
Türkiye’de yaşamak böyle bir şey olacak galiba…

Hakkında Mahmut Tolon

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*