yarimada.org yarimada.org yarimada.org
yarimada.org yarimada.org yarimada.org
21 Ağustos 2019 Çarşamba
SON HABERLER

Savaş Oyunları… Zeki KIVRAK

Hakkını verelim. Kavram Serdar Turgut’a ait. Açık İstihbarat…
Aslında hayatta neler olup bittiğini görebilmemiz için müneccim olmamıza gerek yok. Gönül gözümüzle etrafımıza bakmamız yeterli.
Kör öfkelerimizden, saplantılarımızdan, tutkularımızdan, zihnimizin kıvrımlarında asılı kalmış günahlı uhdelerimizin tutsaklığından, ve dahi hayatımızın anlamı derin aşkımız tarafından şapşal sanılma korkularımızdan sıyrılabildiğimiz anda herşeyi gün ışığı gibi apaçık görmemiz mümkün.
Tabi, tabi.
Konumuz ez cümle siyaset.
Epeydir ara verdik ama, siyasetsiz de olmuyor ki!…
Eskiden olsa, iki duble rakı çakıp “ne olacak şu Türkiye’nin hali!” derdik. Şimdilerde rakılar Türkiye’yi kurtarmak için çakılmıyor. Olay büyük. Konu çok önemli, hayat, memat ve Türkiye meselesi değil. Cüneyt Arkın yetiş: Bize bir dünyayı kurtaran adam lazım.
Baksanıza, durduk yerde gitti. Düpedüz vurduk adamı.
Bundan 102 sene evvel olsaydı, Franz Ferdinand affedersiniz b.k yoluna gittiydi. Birinci Dünya savaşının nedeni zatı muhteremin öldürülmesi olmayacaktı. Büyük savaş, cennet mekan Andrey Karlov ‘un Ankara galerilerinde terki diyar eylemeye mecbur edildiği sebebi ile başlamış olacaktı.
Hep söylerim. Biz, bizden kastım bizim kuşak, yüzyılları devirdik.
Şu kısacık ömürde, yüzyıllara sığmayacak inanılmaz bir değişim, her türlü tahayyülün ötesinde bir dönüşüme tanıklık ettik.
Teknolojide, bilimde, sosyolojide, siyasette, aklınıza gelen her konuda.
Yemin ederim.
Karanlık basıp ta uyku zamanı geldiğinde bazen gözlerim faltaşı gibi açılıyor. Olanları aklım havsalam almıyor.
Daha önce bilimde teknolojide olanlardan bahsetmiştim. Ses ve görüntü paketçiklerinin inanılmaz bir muntazamlıkla, birinci dünya savaşına erat taşıyan katarlar misali yollarını buluverip taa dünyanın öbür ucunda sese renge büründüklerini anlatmıştım uzun uzun.
Siyasetten ya da siyasete ayak uyduramamaktan muzdarip olduğumu belirtmiştim. Sırf Türkiye’nin çıkarlarına daha uygun diye oy verdiğim mahdum George Bush ile beraber değişen dengelerden, siyasi yelpazenin alt üst oluşundan, sağın sol, solun sağ olduğundan da bahsetmiştim. Hatta belki de bunu İdris Küçük Ömer’den önce yaptım.
15 Temmuz olasılığının aklımın bir köşeciğinden geçiverdiğinden, amma anında böyle bir ihtimali hemencecik, ossaat zihnimden kovalayıverdiğim de malumunuzdur, umarım.
“This tops them all!” der Amerikalı. Bu seferkini ben bile tutturamadım. En küçük bir ihtimal vermedim, hoca’fendi nin gözünü böylesine karartıp Rusya’ya meydan okuyacağını.
Dikkatimi çekmedi değil. Son zamanlarda, intiharı teşvik ettiğini, müritlerine şehadetin faziletlerinden bahsedip tavır almalarını tavsiye ettiğini farketmiştim. Çünkü hala, her hafta zatıalilerinin sohbetini kaçırmam. Ne yapayım dizileri pek sevmiyorum, “Bamteli” sohbetleri akşam birası ile iyi gidiyor. Heyecan olsun işte. Hem de arasıra şifreler çözüyorum. Zaman zaman İstanbul sokaklarında da karşılaştığım, sekiz köşeli, on köşeli Cabbalistic yıldızlarla bu vesile ile tanışmıştım.
Ama hocanın kafayı Karlov’a taktığını kaçırmışım, tez uyandım: Rus sefirine olanları duyunca, hemen, gayri ihtiyari odur dedim. Billahi şahidim var.
Dolayısı ile işin ucunda olduğuna dair kanıtlar sağlam. (Tek, kartviziti katilin cebine koymayı unutmuş, ama vardır bir bildiği.) Ne var ki nedenini aklım bir türlü almıyor.
Oysa kural basit. Böyle durumlarda ilk soru: “kimin işine yarar?”
El cevap: En çok Türkiye’nin. Hocayı geri istemek için sağlam bir neden ve destek daha çıktı. İyi de Türkiye şu aşamada böyle büyük bir riski göze alamaz ki.
El cevap 2: ABD ‘nin. Türklerle Ruslar şu sıralar pek bir sıkıfıkı oldular, şunların arasını bozmalı. Hem de beyaz saray sözcüsü açık açık mızıklamıyor mu, “bizi oyundan attılar” diye. Lakin ya ters teperse! Tepti de netekim. CIA nin içi boş olduğunu bizatihi biliyorum. 11 Eylül ‘ü ıskalayanlar mı bu ince oyunu becerecek? (Ya da tam tersi, belki bu kadar saf oldukları için bu işe kalkışmış ve ellerine yüzlerine bulaştırmış olabilirler. 15 Temmuzdaki saflıkları delalettir.
İsrail, İran? Hoca İsrail e yakın, şu Cabbalistic kırlent mesajı kafamı karıştırmıştı. Ama İran ne iş? İkisine de pek ihtimal vermiyorum, biraz zor.
Geriye kalıyor tek seçenek.
Sergi koordinatörüne göre, sefirin galeriye geleceği üç saat önce belli olmuş. Katil, 5 gün önceden otel rezervasyonu yaptırmış. Demek ki sefarette çok felaket bir istihbarat kaçağı var. Sakın KGB olmasın?
Bu arada bu bilgilerin tamamı gazetelerden. Yani açık istihbarat.
Peki, sonuç olarak bu iş gerçekten en çok kimin işine yaradı?
El cevap: Türkiye Rusya ‘nın iyi müttefiki oldu velhasıl….

Hakkında Editör

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*