yarimada.org yarimada.org yarimada.org
yarimada.org yarimada.org yarimada.org
24 Ağustos 2019 Cumartesi
SON HABERLER
RAMAZANIN SOSYAL YAŞAMIMIZDAKİ İZLERİ

RAMAZANIN SOSYAL YAŞAMIMIZDAKİ İZLERİ

Ramazan çerçevesinde oluşan bir çok gelenek ve görenek, kültürümüzde silinmez izler bıraktığı gibi, edebiyatımızda da unutulmaz sayfalar açmıştır.
Bu gelenek ve göreneklerin en önemli özelliği insanlar arasında sosyal yardımlaşmayı geliştirmesi, toplumsal dayanışmayı pekiştirmesidir. ( Hülya Soyşekerci, “Okuma Yolculukları” sf. 28-36.. arası bazı alıntılar.)

” Ya Şeh-i Ramazan ” sözündeki şehr; bir aylık zaman, bir ay anlamına geliyor. Eski ramazanlar, toplumsal yaşamda bir ay süren hareketliliğin, canlılığın ve aynı zamanda şehir kültürünün kentsel yaşama tarzının bir göstergesi durumundaydı…
” Ramazan geleneklerinin anlatımı ve bu geleneklerin toplumsal – bireysel yaşamdaki etkileri, izleri… İstanbul’un eski ramazanları; mahyalar, ışık donanımları, imsakiyeler, zengin iftar sofraları, yoksullara iftar sonrası verilen “diş kirası”, davulcular, maniler, sahur yemekleri, ramazan sohbetleri, Direkler arası eğlenceleri, Bektaşi fıkraları ve daha bir çok sosyo kültürel yaşam motifleri ile edebiyat eserlerine doğrudan yada dolaylı olarak yansımış durumda.”

Edebiyatımızda Ramazan

Edebiyatta Ramazanlar konusunda Ahmet Rasim ilk akla gelen isimlerden. İyi bir gazeteci tam bir sohbet adamı olan Rasim, şehir mektupları’nda, Ramazan sohpetleri’nde yaşadığı dönemin İstanbulunu dile getirirken, kentin ramazanda yaşadığı toplumsal hareketliliğe vurgu yapar. İstanbul’u tüm güzellik ve canlılığyla anlatır. Yeme içme kültürünüde unutmaz.

Halit Fahri Ozansoy, “Eski İstabul Ramazanları’nda (1968) Direklerarası’nı (eski bir İstanbul semti) bir film sahnesi gibi betimler: “İftara bir saat kala, Direklerarsı’ndaçaycı dükkanlarının ve tiyatroların önünde biriken bir yığın halk, bunlar seyirciler…fakat sokaktan geçen halk omuz omuza… Hak hiç durmadan , bir sel gibi geçiyor…. İşte elleri tesbihli, gözleri orucun tesiri ve sigara tiryakiliği ile dalgın, yaşlı beyefendiler, uşakları arkalarında…”

Zekat ve sadaka vermek ramazanlarda gelenekselleşmiştir. Servet-i Fünun şairi Tevfik Fikret, şiirlernde hem ramazanlara hemde bayramlara yer vermiş; bu toplumsal olguların etki ve önemini dile getirmişti. T. Fikret’ in insani ve vicdani duygularla işlediği “yoksullara acıma ve yardım “
izleği bir çok şiirinde kendini gösterir.
Şair Haluk’ un bayramı şiirinde (1911), sabah bayramlık giysilerini giyip elini öpen oğluna şöyle seslenir: “Çıkar o süsleri artık, sevindiğin yetişir;/
Çıkar birazda şu öksüz giyinsin eğlensin / Biraz güzellensin /….
Oğluna, sefaletin sarı yüzlü yetimlerini sevindirmesini, yardımlaşma ve paylaşım içinde olmasını öğütler.

( Hülya Soyşekerci, “Okuma Yolculukları” sf. 28-36.. arası bazı alıntılar.)

Hakkında Hülya Soyşekerci

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*