Kırk Taksici
TBMM'de kabul edilip, 23 Temmuz 2004 tarihinde
Resmi Gazete'de yayınlanmasıyla "pergel" yasası, İzmir
Büyükşehir metropol sınırlarını da genişletmişti. Yasayla birlikte metropol
alana dahil edilen yeni 10 ilçedeki esnaf, yasanın verdiği haklara kavuşmak
için çeşitli girişimler başlatmıştı. Çıktığı günden itibaren yasadan
yararlanmak isteyenlerin başında da taksici esnafı yer alıyordu. Selçuk, Torbalı,
Menderes,
Kemalpaşa,
Menemen,
Foça,
Aliağa,
Bayındır,
Urla
ve Seferihisar
ilçeleri bu yasayla metropole dahil olmuşlardı. Bu ilçelerde faaliyet gösteren
456 taksici esnafı, çıkan yasadan bugüne kadar faydalanamadıklarını, mağdur
olduklarını öne sürerek, Büyükşehir ve İçişleri Bakanlığı'nda girişimlerde
bulunmuştu. Bu kez yargı yoluyla haklarını arayacaklarını belirten 10 ilçeden
40 taksici, İzmir
Büyükşehir Belediyesini dava ediyor.
ANKARA'DA TAKSİCİLERİN LEHİNE SONUÇLANDI
Yasayla birlikte İzmir'in
dışında Ankara ve İstanbul'da da tartışmalara neden olan
"T" plaka sorunu, Avukat Selçuk Kozağaçlı'nın verdiği hukuk
mücadelesiyle Ankara'da taksicilerin lehine sonuçlandı. Çubuk ve Elmadağ
yeni metropol içlerinde faaliyet gösteren 130 taksici esnafı, Kozağaçlı'nın
açtığı 6 mahkemedeki davaların hepsini kazandı.
Yasanın çıkmasıyla Büyükşehir Belediyelerinin hemen
bu ilçelerdeki taksilere "T" plakasını vermesi gerektiğini öne süren
Av. Kozağaçlı, hukukta "eşgali bilinenin ispatına gerek yoktur"
tanımlamasını hatırlattı. Yeni metropol ilçelerdeki 456 taksinin
"merkez" diye adlandırılan "T" plakalı taksilerle aynı statüde
işlem gördüğünü belgelerle yargıya ileteceklerini belirten Av. Kozağaçlı,
"İzmir'deki
456 taksici esnafı bugün haksız rekabet koşullarında mesleklerini sürdürmeye
çalışmaktadır. İçinde bulundukları durum ve sürdürdükleri ticari faaliyet
kesinlikle merkez diye nitelenen esnaftan farklı değildir. Büyükşehir
Belediyesi ve İzmir
Şoförler Odası, hangi mantığa göre böyle bir ayrım yapabilir? Merkez diye
adlandırılan ilçe neresi? Neye göre bu merkez belirlenmekte? Merkez Konak'sa o
zaman Menderes
ilçesi Çiğli'den daha yakın." dedi.
ANKARA EMSAL OLACAK
İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin yaptığı
yazışmalara ve soruna "kayıtsız" kaldığını ifade eden Av. Kozağaçlı,
sorunun UKOME kararıyla da çözüleceğini söyledi.
Yargı yoluna gitmeden önce girişimlerde bulunduğunu
fakat Büyükşehir Belediyesi bürokrasisini aşamadığını belirten Kozağaçlı,
"Ankara'da kazandığımız mahkeme ve Danıştay
temyiz kararını burada da sunacağım. Ortada esnaf adına haksız bir durum söz
konusu. Yüce Türk adaleti de bu eşitsizliği ortadan kaldıracaktır. Tüm bu
ilçelerdeki Ticari Taşıt Tahsis Belgeleri ve Taksi ve Dolmuş Çalışma Ruhsatları
Büyükşehir Belediyesi tarafından harç alınarak ve merkez diye adlandırılan
taksilerle eşit statüde işleme tabi tutularak yapılıyor. Denetim, harç ve
çalışma koşullarında eşit davran, plakaya gelince ayrım yap, bu tür durumlar
hukuk devletlerinde yaşanmaması gereken konulardır." dedi.
Yeni metropol ilçelerdeki mağdur taksici esnafının
sözcülüğünü üstlenen deneyimli taksici esnafı Fikret Gezer, Büyükşehir Belediye
Başkanı Aziz Kocaoğlu ve bürokratlarının oda
tarafından yanlış yönlendirildiğini öne
sürdü. Gezer, "5216 sayılı yasa kapsamında her
şey net bir şekilde görüldüğü halde, başta İzmir
Şoförler Odası ve Büyükşehir Belediyesi keyfi bir tutumla bizleri
dışlamaktadır. Birçok arkadaşımız bu yasanın bizlere
verdiği hakları kullanamamaktan mağdurdur. Esnaf
Birlik Sicil Müdürlüğü elektronik ortamda sicil kaydı yapıp İzmir
Şoförler Odası gönderse de, oda sudan sebeplerle arkadaşlarımızın kayıtlarını
geri çeviriyor ya da kanunda yeri olmadığı halde tahahütname imzalattırıyor.
Madem biz metropol ilçeler dahilinde değilsek, bize Büyükşehir Belediyesi neden
çalışma ruhsatı belgesi veriyor? Bu belgeyi neden Ödemiş, Tire, Bergama, Dikili
ve Çeşmeli taksicilere vermiyor? Çünkü yasa çok açık." diye konuştu.
Gezer, haklarını daha güçlü savunmak için dernek kurduklarını, ilk planda
yargıya gidecek 40 dosya sayısının çok yakında 150 rakamına ulaşacağını
belirtti. (CİHAN)
Bu yazı toplam 161 defa okundu.