yarimada.org yarimada.org yarimada.org
yarimada.org yarimada.org yarimada.org
18 Ağustos 2019 Pazar
SON HABERLER
Mühendisin Varoluş Sorunu- Ahmet İnam

Mühendisin Varoluş Sorunu- Ahmet İnam

Mühendis mesleğini hayatının neresinde görüyor? Bazı insanlar için meslek hiçbir şey değildir sadece ekmek kapısıdır. Adam kendini tenisçi zanneder şair zanneder, arada bir memur olarak, ekmek parası için mesleğini yapar. Mesleği ile var olan insanlar için, mühendisçe var olma yolunu önemsiyorsa, bunu var oluş biçimi olarak görüyorsa mesleğini, o zaman “mühendis sen kimsin?” sorusu çok önemli. Mühendisin kendini var oluşu açısından sorgulaması, “ben bu ülkede ne iş yaparım, neye yararım ?” sorusuyla boğuşması insan olma sorumluluğu açısından gereklidir.

İşin metafizik boyutu da var elbette, “Ben bu dünyada neyim, hayatımın anlamı nedir?” sorusuyla ortaya çıkan. Bu en geniş insan olma sorununu, yerel hale getirirsek, “Ben bu ülkede ne iş yaparım? Ülkenin sorunları, gidişi doğrultusunda inançlarım ve görüşlerimin çizgisinde, ben neye hizmet etmekteyim, neye hizmet etmeliyim, neyi ummalı neyi yapmalıyım?” Bütün bu soruların mühendis olarak yaşayan insanların temel ahlaki sorunlarını dile getirdiğini söyleyebiliriz.
***
Herhangi bir Amerikalı mühendisin böyle sorular sorması bizimki kadar önemli değil. Türkiye’de mühendis olmak diye bir problem olduğunu düşünüyorum. Türkiye’de mühendis olan, bu ülkeye borçlu ve sorumlu olduğunu düşünen bir mühendisin sorması ve cevaplaması gereken sorular nedir? Soru sorabilmek de düşünmenin çok önemli bir aşamasıdır. Sadece sorulara yanıt aramayacağız, kendimizin de yeni sorular çıkartıp sorabilmesi gerek. Bunun için Odaların çok önemli görevleri olduğunu düşünüyorum. Bu sorunlar mühendisin bu toplumda, bu kültürde yaşaması ile ilgili olduğu için etiği içine alıyor.

Biz etik deyince, bu ayıp, bu günah, bu suç diye nitelendirdiğimiz eylemler bütününü, onlarla ilgili kuralları ve kuralların dayandığı ilkeleri anlıyoruz ama etik en geniş anlamıyla “Nasıl yaşayacağım?” sorusunu yanıt arayan konuları içine alır. Dolayısıyla, “Ben nasıl var olacağım?” sorusuyla birlikte, “Ben bu ülkede nasıl mühendislik yapabilirim?” “Bu ülkenin teknoloji politikaları nedir?” “Bu ülkenin yatırımları ne tarafa doğru gitmektedir?” “Bu ülkede gerçekten benim mühendis olarak teknoloji plânlamasına bir etkim var mı yok mu, kime neye ne adına hangi inanca hizmet etmekteyim?” Soruları çok önemli sorular. Burada Odaların, mühendis arkadaşların bu tip ahlaki yaşama ile ilgili duyarlılıklarını keskinleştirmelerine yarayacak etkinliklerde bulunması gerek. Ayrıca bir mühendisler arası dayanışma ruhunu da geliştirebilir. “Ben bir mühendisler topluluğuna aidim” duygusunu geliştirebilir.
***
Bizler bu ülkenin geleceği için hiçbir şey söylemeyecek miyiz, bir takım bürokratlar askerler politikacılar konuşacak, ama bu ülkenin teknokratik güçleriyle ilgili insanlar, burada patron olsun olmasın, buna aklı erenler ve katkıda bulunanların gücü yok mudur? Bu ülkenin geleceği konusunda, bu dünyanın gidişi konusunda mühendisin sözü yok mudur? Bu sorularla bir hareket başlatılabilir. Bu sorunları ciddiye alacak bir dünya ne kadar gerçekçidir o ayrı sorun ama bana öyle geliyor ki, bu sorular, yalnızca mühendislerin değil ülkemizde ve dünyada yaşayan her aklı başında, mürekkep yalamış, kendine aydın diyen her insanın sorması gereken sorulardır. Çünkü çok fazla alışkanlık kazandık, hayata, o kadar gömüldük.

Eskiler “gark olduk” derlerdi, sürüklenip gidiyoruz, yaşamıyoruz yaşattırılıyoruz. Stadyumdan maç sonrası çıkarsın ya, herkes bir yere sürükleniyordur sen de onlarla beraber gidiyorsundur. Böyle bir durumda, kendi hayatımızı planlama, yorumlama, anlamlandırma gücü bulabilir miyiz? Bu soruya olumlu bir yanıt ancak sürekli sağlıklı iletişimle sağlanabilir. İnsanların bir araya gelip konuşması, söyleşmesi haberleşmesiyle. Dergiler bunun için anlamlı olabilir, internette açılan sayfalar önemli olabilir, sürekli haberleşme önemli olabilir. Spor etkinlikleri, tiyatro etkinlikleri olabilir, kesinlikle mühendis arkadaşların böyle bir iklimi, böyle bir atmosferi, havayı teneffüs etmeleri iyi olur diye düşünüyorum.

Hakkında Mahmut Tolon

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*