yarimada.org yarimada.org yarimada.org
yarimada.org yarimada.org yarimada.org
18 Ağustos 2019 Pazar
SON HABERLER
Mizah Kaynağı Olarak Eğitim Sorunlarına Genel Bir Bakış-Ahmet İnam

Mizah Kaynağı Olarak Eğitim Sorunlarına Genel Bir Bakış-Ahmet İnam

 

 

Eğitim sorunlarının hangi öbeğine nasıl bir açıdan yaklaşmalı? Bazı ipuçları aşağıda veriliyor:

Eğitim Kavramı

Yabancı dillerde (Latin kökenli) bir yere sevk etmek, yöneltmek anlamlarında Türkçe’de “Eğitim” eğmek, biçime kalıba sokmak. (Yoksa daha da biçimsizleştirme mi?) Eğitmek: Öğütmek. “Adam etme, yetiştirme”. Eti senin kemiği benim. Eğitime “emanet” edilen çocuklar. Ne adına eğitiliyor ya da öğütülüyoruz? Baskı biçimi olarak eğitim. “Press”den geçirme. Düzene sokma. Düzene uydurma. Düzleme. Dümdüz etme. Eğitim silindiri.

Unutulan: 1) Eğitim bir ömür boyu. Hiç bitmiyor. 2) Karşılıklı etkileşme. Hoca öğrenciyi, öğrenci hocayı eğitiyor. Kim hoca, kim Öğrenci anlamak zor. Baskı değil, bağımsızlık kazandırma. Eğitim sindirim değil. Diriltim, diriltme olmalı. Bağımsız kafalar yetişmeli. Silik, boynu bükük, kendine güvensiz korkak insanlar değil. 3) Öğrenciye kendi kendini nasıl eğiteceğini anlatmalı. Bütün bunların anlaşılmadığı eğitim, beşikten mezara doğru kendi kendimizin hem hocası hem öğrencisi olamadığımız eğitim: öğütümdür. Eğitim kurumları değirmen, öğütülen genç insanlar, ürün de diplomalarıyla ve belgeleriyle bizim İnsanımız toplumumuz.

Kurum Olarak Eğitim

 

Küçümsenen çocuk. Dövülen. Adam yerine konmayan. Büyükleriyle birbirleriyle, kendi kendileriyle iletişime geçemeyen gençler.

Diploma fabrikası, iş imkânı, toplumda belli bir konum edinme garantisi: Eğitim kurumları.
Bozuk müfredat programları. Boyuna değişen eğitim sistemleri. Sınıf geçme, geçmeme, kalmama imkânları.

Karne ve intiharlar, “geçersen sana ne alacağımlar. Velilerden alınan paralar. Okul aile birlikleri. “Sizin çocuğunuz hangi dershanede? Hangi okulu kazandılar… Giriş sınavları. Yarışan çocuklar. Yarışan veliler. Şöyle bir sav: Okudukça cahilleşiyoruz. Okumayı, öğrenmeyi bilmiyoruz. Ezbercilik, KOPYA. “İnek” öğrenci tipi. Aç hocalar.

Dışarıda işportacılık yapan öğretmenler. Kendini geliştirmeyi düşünmeyen öğretmenler. Öğretmenlerin istemeye istemeye bu mesleğe girmesi. (Zoraki öğretmen) zoraki öğrenci. Okulda öğrenilenle hayatta karşılaşanlar arasındaki uçurum.

Aile içi eğitimin yetersizliği. Bakıcıya bırakılan çocuklar. Anneanne-babaanne eğitimi. Televizyon çocukları. Bilgisayar oyunları. Çalışan anne babalar, yeterince ilgilenilmeyen “çok bilmiş” çocuklar, sevgi eğitimi yokluğu, eksikliği… (Bir konuyu araştırmayı bilmeyen öğrenci ve öğretmenler. Eleştiri, irdeleme yoksulluğu…) Hayallerimizi öldüren bir düzen.

 

Okul ve Sorunları

Ayrıcalıklı okullar, döküntü okullar. “Bir lisan, bir insan” saplantısı. Dil öğrenme, öğrenememe. Değişen yönetmelikler. Ders geçme, sınıf geçme. Sınıfı geçmeme, sınıfta kalamama. Öğretmen kurulları, kurul kararları. Son zamanlarda okullarda oluşan çeteler. Okul kıyafetleri. Kısa saç, uzun saç. Özel okullar ve ücretleri. Okul servisleri. Tıkış tepiş minibüsler… Tıkış tepiş sınıflar. Dökülen okul binaları. Laboratuvar yokluğu. Yetersiz, karmaşık ders kitapları. Okuldan kaçmalar. İlk başlayanların alışamamaları. (özellikle ilkokulda) Bayram kutlama törenleri. Ezberletilen şiirler.
Köşe dönme-okul bitirme zıtlığı. Okulda dayak. Bıkkın öğretmen, yorgun öğrenci, hırslı veliler, “idare” eden yönetici.İkide birde çıkarılan af yasaları.

Öğrenci ve Sorunları

Neden, neyi, ne adına okuduğunu bir türlü anlamayan şaşkın, ürkek, ruhça yaşlı öğrenciler… Giriş sınavlarının aboneleri. Dershane, özel ders, okul, aile baskısı. Okumaktan, öğrenmekten nefret edenler. Tepkilerini “gırgır ve şamata” ile ortaya koyanlar. Mizah ustası öğrenciler… Eğitime mizahla tahammül edebilenler. Kendilerini, kendilerine, ailelerine, arkadaşlarına, toplumuna kanıtlamaya çalışanlar.

Öğretmen ve Sorunları

Mesleğinin ehli olmayanlar. Mesleğini, öğrencileri sevmeyen öğretmenler. Paraca yoksullukları. Bilgice eksiklikleri. Baskıcı, eleştiri kaldıramayanlar. Kendini aşamayanlar. Yan işte çalışması (seyyar satıcılık gibi). Öğretmenin giderek azalan saygınlığı. Aile-öğretmen-öğrenci diyalogunun sağlıklı biçimde kurulamaması.
Kendini, mesleğini, öğrencisini sevemeyen öğretmen.

 

Hakkında Mahmut Tolon

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*