yarimada.org yarimada.org yarimada.org
yarimada.org yarimada.org yarimada.org
23 Ağustos 2019 Cuma
SON HABERLER

Kum Denizi Ve Konservatuar

karatop
Geçtiğimiz hafta sonunda Kum Denizi’nde bulunan ve çocuklar için konulmuş olan halatlı tırmanma yerinde kızım oyalanırken, ben de etrafa bir göz attım. Hani son gördüğüme nazaran bir yenilik var mı diye. Fotoğraflardan da göreceksiniz, soyunma ve duş alma kabinlerinin dış ve iç ahşap giydirmelerinde ciddi yıpranmalar var, kabinlerin içinde atılmış çöpler, bira kutuları yerlerde saçılmış durumda; ikinci soyunma ve duş alma yerinin bölmeleri hala monte edilmemiş, gelecek yaz sonunda da bu eksikler belki tamamlanır, hani kışın hayaletler kullansınlar diye… Ne zaman hizmete gireceği belli olmayan ve kendini temizleme özellikli, otomatik para atarak çalışacağı rivayet olunan tuvaletlerin kapılarında korozyonlar oluşmuş. Restoran yeri olarak planlanmış ama yine hizmete ne zaman gireceği belli olmayan 2 adet bina aynen yerini muhafaza ediyorlar şükür ki! Daha önce bu kadar maliyetli bir yatırımın içinde tenis, voleybol, basket ve minyatür futbol gibi spor sahalarının eksikliği, spor amaçlı toprak veya tartan nizami bir yürüyüş yolunun olmaması gibi eleştirilerimize yönelik olarak da bir çalışma göremiyoruz. Belediyemiz çok şükür geçmişe göre muazzam çalışıyor ama ya eleştirilerimizi hiç okumuyorlar veya bizden başka bunları gören yoktur diye aldırmıyor olmalılar.

20151206_165945 20151206_16591420151206_165859
Büyük meblağlar harcanarak yaz başında başlandıktan sonra yaz sonuna bu şekilde yarım yetiştirilmiş Kum Denizi yatırımı dışında diğer denizlerimiz ne alemde diye sual edecek olan olursa, onlarda en azından hiç yatırım yapılmamış olduğundan paralarımız boşa harcandı diye hayıflanmaya gerek kalmamaktadır. Oysa, yazın bu denizleri dolaşmış ve yapılması gereken yatırımlar konusunda naçizane önerilerde bulunmuştum. Örnekler vermiştim Karaburun ve Seferihisar’dan.
Bu arada, dedikodular duyuyorum, fısıltılar geliyor kulağıma; sakın Seferihisar’ı örnek olarak göstermeyin diye. Doğrudur yanlıştır bilemem, yanlış olmalı diye umuyorum. Ben doğru örnekler varsa kendimce bulduğum, nerde olurlarsa olsunlar örnek olarak göstermeye devam edeceğim; kızarlarmış, alınırlarmış diye hiç bir zaman düşünmedim, düşünmem de. Amaç varolanları yok etmek değil, az kaynakla daha çok, daha iyi ve daha kaliteli işler yapılmasına destek olmaktır. Bu köşenin kişilerle, siyasi görüşlerle hiç bir ilişkisi olmayacaktır.
Konservatuar konusunda yakın çevremdeki bazılarından eleştiriler alıyorum. Bu ne biçim Konservatuar diye. Daha ciddi olunmalıymış, daha fazla kadronun ihdas edilmesi gerekiyormuş, binalar daha düzenli olunmalıymış, Urla’daki varolan eğitici kaynaklarından yeterince yararlanılmıyormuş gibi… Bence hiçbir iş öyle hazır kaynaklarla 3 gün içinde mükemmel denilebilecek bir yapıda ortaya çıkmıyor. Şöyle bir örnek vermek istiyorum: Ben Bornova Anadolu Lisesi mezunu olarak BALEV adıyla bilinen mezunlar ile mezun ailelerinin üye olabildikleri vakfın mütevelli heyeti üyesi ve kendi dönemimin temsilcisiyim. Vakıf 1981 yılında kurulmasına rağmen, eğitim konusunda okulumuza verilen destek dışında pek birşeyler yapıldığı söylenemez. Adının açılımında “eğitim” olan bir kuruluş için bu durum çok büyük bir eksikliktir. Nedeni ise çok basit. Bu vakfın üyeleri ülkemize hizmette önde giden, hepsi çok akıllı, hepsi çok entellektüel birbirinden parlak, devlette, özel sektörde, bilimde, düşünsel hayatta, tıpta velhasıl birçok alanda başarılarını kanıtlamış insanlar. Yapı olarak biraz şu bizim yeni kurulmaya çalışılan, henüz emekleme devresini atlatma çabasındaki Konservatuarımızı eleştirenlere benziyorlar. O da olsun, bu da olsun, en mükemmeli olsun, arazi bedava olsun diye diye 1981’den 2015’e kadar tam 34 yıldır bir yurt binası dışında bir çivi bile çakamamışlar. Yurt binasını yapan yönetimi de küstürüp kaçırtmışlar! Oysa, eğitim gönüllüsü olup, bir bina kiralayarak, çok zor koşullar altında gerekli donanım ve prosedürleri yerine getirerek kreş açmakla yola çıkıp, kendi adına üniversite kuranlar var bu ülkede. Öte yandan, mezunu olduğum ve bugünlerde iktidarın topyekun üzerine saldırdığı Orta Doğu Teknik Üniversitesi kurulduğunda derslerin barakalarda yapıldığı dikkate alınırsa, başlamanın tutulan yol kadar önemli olduğu yeterince anlaşılır sanırım.
Beğenir veya beğenmezsiniz ama bu insanlara saygı duymak lazım, taş üstüne taş koydukları için. İşte ben de tam bu nedenle Urla’da Konservatuar kurmak yolunda koşturan, çabalayan, gecesini gündüzünü buna veren değerli insanlara destek verilmesi gerektiğini, köstek olunmaması gerektiğini düşünüyorum. Öte yandan, henüz bebek çağında olan Konservatuar’ın gelişmesi için düşündüğümüz eksik noktalar varsa, bunları bu konuda görev alanları da küstürmeyecek, morallerini bozmayacak bir şekilde dile getirmekten de kaçınmayacağız.
Bunca bölünmelere, etrafımızdaki bunca hengameye, hileye, desiseye, tuzaklara rağmen, umutlarımızın azalmayacağı, geleceğe daha pembe gözlüklerle bakabileceğimiz sağlıklı bir yıl diliyorum…
Sevgiyle, dostlukla… Uğur Karatop

Hakkında Editör

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*