yarimada.org yarimada.org yarimada.org
yarimada.org yarimada.org yarimada.org
23 Ağustos 2019 Cuma
SON HABERLER
Körfez Hayata Döndü

Körfez Hayata Döndü

Körfez Hayata Döndü
Türkiye’de sadece Urla’da görülen taş mercanları tespit edildi

Dokuz Eylül Üniversitesi’nin 2014- 2015 raporu, İzmir Körfezi’ndeki iyileşmeyi gözler önüne sererken, ‘yüzülebilir körfez’ hedefine bir adım daha yaklaşıldı.

Dokuz Eylül Üniversitesi’nin 2014- 2015 raporu, İzmir Körfezi’ndeki iyileşmeyi gözler önüne sererken, ‘yüzülebilir körfez’ hedefine bir adım daha yaklaşıldı. Yüzeysel Su Kalitesi Yönetmeliğe göre deniz suyunda 100 mililitrede maksimum 500 koloni olması gereken koli basili sayısı, İzmir Körfezi’nde ortalama 30 olarak tespit edildi. 2000 yılı öncesinde yapılan ölçümlerde bu miktarın 3 milyon olduğu hatırladıldı. Raporda körfezde barbun, karagöz, kupez ve karideslerin çoğaldığına da dikkat çekildi.

2000’li yıllara kadar her türlü atığın boşaltıldığı bir yer olarak kullanılan İzmir Körfezi’nde, Büyükşehir Belediyesi’nin çevre yatırımlarıyla hız kazanan temizlenme süreci hızla devam ediyor. Deniz altındaki yaşamı tespit amacıyla çekilen su altı fotoğrafları, Körfez’deki çarpıcı iyileşmeyi gözler önüne seriyor.

İç körfezde çözülmüş oksijen seviyesinin yükselmesi ile birlikte canlı türü sayılarında da ciddi artış olduğu görüldü. Körfez’in eski gözdeleri barbun, karagöz, kupez ve karidesler çoğaldı. Deniz yıldızları, deniz tavşanları, süngerler ve deniz çayırları ile mercanlar ve anemonlar, oksijen miktarı artan deniz dibinde rengarenk bir görüntü oluşturuyor.

Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü’nün 2014 raporu da 2013 ve 2012’de olduğu gibi, Körfez’deki iyileşmenin artarak devam ettiğini gözler önüne serdi. 2000 yılından önce Körfez tabanında 0’a kadar düşen ve balıklara yaşama şansı vermeyen çözünmüş oksijen seviyesi 2014 yılında litrede 6.97 miligram olarak tespit edildi. İç Körfez’de bile, deniz tabanında, balık gibi yüksek metabolizmalı canlıların yaşamasına izin verecek ölçüde oksijen oranı görüldü. Yönetmeliğe göre ışık geçirgenliğinin 2 metre olması istenirken, 2014 yılında yapılan ölçümlerde, İzmir Körfezi’nde 4 metre ile 9.7 metre arasında ışık geçirgenliği görüldü. Bu da Körfez’deki su kalitesindeki iyileşmeye bağlı berraklığın ve ışık geçirgenliğinin arttığının göstergesi oldu. Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’ne göre deniz suyunda izin verilen maksimum askıda katı madde oranı litrede 30 miligram iken İzmir Körfezi’nde 3.63 olarak tespit edildi.

Yüzeysel Su Kalitesi Yönetimi Yönetmeliği’ne göre deniz suyunda 100 mililitrede maksimum 500 koloni olması gereken koli basili sayısı İzmir Körfezi’nde ortalama 30 olarak tespit edildi. 2000 yılından önce yapılan ölçümlerde bu oran 3 milyonun üzerindeydi. 200 koloni sınır değerinde olması gereken bağırsak entrokoku sayısı ortalama 22 koloni, sınır değeri 2000 koloni olarak belirlenen fekal koliform (koliform bakteri) sayısı 32 koloni, 1000 koloni sınır değeri olması gereken fekal streptekok sayısı ise 100 mililitrede 23 koloni olarak tespit edildi.

Körfez’deki su kalitesindeki artış, balıklarda ağır metal oranlarında da ciddi düşüşe neden oldu. Raporda; İzmir Körfezi’nden yakalanan barbun ve ısparoz balıklarında ölçülen ağır metal konsantrasyonlarının Türk Gıda Kodesi, MAFF (İngiliz Gıda, Tarım ve Balıkçılık Bakanlığı) ve FAO (Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü) limit değerlerinin çok altında olduğu belirtilirken, ağır metal konsantrasyonlarının Büyük Kanal Projesi’nin hayata geçmesine bağlı olarak azalmakta olduğu bilgisi yer aldı.

SU ALTI ÇEKİMLERİ

Aletli dalış ekipmanları kullanılarak yapılan çekimlerde 15 metre derinlikten başlayarak kıyıya doğru bir rota izlendi. Üniversite tarafından deniz altındaki yaşamı tespit etmek amacıyla Urla İskele, Narlıdere Güneybatı Atık Su Arıtma Tesisi, İnciraltı, Sahilevleri, Konak ve Bostanlı iskeleleri olmak üzere dört mevsim çekilen su altı fotoğraflarında, bol oksijenli sularda yaşayabilen deniz atları ve deniz çayırları, temiz suları yaşam alanı olarak seçen deniz yıldızları, deniz şakayıkları ve deniz tavşanları ile temiz sularda yaşayan ve Türkiye’de sadece Urla’da görülen taş mercanları tespit edildi. Bu yılki su altı görüntülerinde de karabaş balığı, horozbina balığı, dil balığı, avlanma yasağı bulunan çift kabuklulardan Pinna Nobilis (midye), farklı türde deniz tavşanları, mercanlar ile tüplü kurt ve boru kurdu dikkat çekti. İnciraltı bölgesinde karidesler, tüplü kurtlar, kaya balıkları, anemon gibi türlere rastlanırken, ayrıca bol oksijenli sularda yaşayabilen deniz çayırları izlendi. Nesli tehlike altında olan çift kabuklulardan Pinna Nobilis türü (midye) de burada görüldü. Narlıdere yakınlarında ise 1 ile 3 metre derinliklerde deniz çayırlarına rastlanDI. Konak’tan Urla’ya doğru gidince çeşitlerin arttığı gözlendi. Türkiye’de yalnızca Urla’da görülen ve temiz sularda yaşayan taş mercanları da bol miktarda yer alıyor. Bostanlı’da ise çift kabuklu yumuşakçalar, Tunicatlar, Anthozoca grubundan türler ve Tüplü Kurtlar bulunuyor.

Raporda, atık su arıtma tesislerinin devreye alınmasıyla başlayan deniz suyundaki iyileşme sürecinin, Körfez’in doğal hale dönmesinde, Körfez’i terk eden canlıların yeniden yaşam bulmaya başlamasında etkili olduğu vurgulandı.

Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü tarafından yürütülen çalışmada proje koordinatörü olarak görev yapan öğretim üyesi Prof. Dr. Filiz Küçüksezgin, iç körfezde çözülmüş oksijen seviyesinin yükselmesi ile birlikte canlı türü sayılarında artış olduğunu belirterek, deniz suyu kalitesindeki artışa dikkat çekti. Büyük Kanal Projesi’nin devreye girmesinin ardından Körfez’de gözle görülür bir iyileşme yaşandığına dikkat çeken İZSU Genel Müdürü Güven Ağar ise Körfez’in kuzeyinde yaşanan sığlaşmanın önüne geçmek ve Körfez’deki su sirkülasyonunu artırmak amacıyla şimdi de ‘Büyük Körfez Projesi’ni yürüttüklerini söyledi. Kuzeyde açılacak sirkülasyon kanalı ile Körfez’e temiz su girişi sağlayacaklarını belirten Ağar, “Şu anda zaten balık oranı ve deniz canlıları arttı. Açacağımız kanalla iç körfezdeki oksijen miktarı daha da artıracak. Bu da ‘yüzülebilir körfez’ demek” diye konuştu.

Hakkında Editör

2 yorum

  1. Bülent Olkaç

    güzel bence

  2. Zerrin 0muroğlu

    Müthiş bir haber,Deniz hn.cım. bu haber çok sevindirici.paylaşıyorum

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*