Karaburun’da Bi’avuç Güzellik

Gezi Rehberi

   Karaburun -yeni çevre yoluna rağmen- hala naif, görece bakir, geçmişin ağır yükleri, hikayeleri ve efsanevi Mimas Dağıyla karizmatik, denizi ve havası en sevdiğin sözler gibi ışıl ışıl, tertemiz, nergisi sümbülüyle mis kokulu… Karaburun canım benim…

    Eylül’ün son haftasıydı. Karaburun’da gerçekleşecek bir atölye duyurusuna gözüm ilişmişti : ”Sürdürülebilir doğal yaşam, permakültür ve doğal tarım, yöresel tıbbi ve aromatik bitkiler ve şifa”. Zaten Karaburun’a gitmek için bahane ararken daha yazının gerisini okumadan ana kucağı bulmuş gibi yerleşmiştim başlığa. ”Bizi de yazın, geliyoruz!”

Etkinlik, Karaburun/Bozköy’de Midilli’ye kadar görülen şahane geniş açı manzaralı bir yamaçta konumlu Furma Ekolojik Yaşam Çiftliğinde (ki biz buraya kadar mest olmuştuk bile) Bi’avuç isimli oluşum ve çiftliğin sahibi Şadan Bey ile birlikte gerçekleştiriliyordu. Kimdi bu insanlar, tam olarak ne yapacaktık burada, ne heyecandı ne heyecandı…

Bi’avuç ekibi, kimi fotoğrafçı, kimi mimar, kimi tur rehberi 30’lu yaşlarında bir grup genç insanın doğaya sığınma güdüsüyle, pek de plan yapmadan, sadece kafalarında fikirlerle İstanbul’daki yerleşik düzenlerini bırakıp, Karaburun/Mordoğan’a yerleşmeleri ile ortaya çıkan bir oluşum. Burada merakları olan aroma terapi, fitoterapi konularını merkeze alıp, bakır bir imbik edinip hidrosol (bitki özsuyu) üretmeye başlamışlar.

Katıldığımız atölyede Şadan Bey bize doğal, sürdürülebilir tarım yöntemlerini, Bi’avuç ekibi ise şifalı bitkileri, onları toplamayı, hidrosol üretmeyi ve pratikte bunların ne işlere yaradığını anlattılar. Sonunda da kendi doğal tohum toplarımızı ve deo spreyimizi üretmeyi öğrettiler. (Benim ki daha çok limon kolonyasına benzedi)

Dolu dolu geçen bu iki günde onlardan çok şey öğrenmiştik. Ama bize esas gösterdikleri şey, mesih bekler gibi yolunu gözlediğimiz mutluluğa, şifaya, doğanın sahibiymişiz gibi ondan faydalanma hırsıyla yaklaşarak değil, onun bir parçası olduğumuzu hatırlayıp, onunla uyumlu yaşayarak ulaşabileceğimizdi. Aslında bizi, kendi yaşam modellerini gözlemlemeye, uzun zamandır bağlarımızı kopardığımız doğayla yeniden buluşmaya davet etmişlerdi.

Bir şeyler üretirken beraberinde iyilik, güzellik de üreten bu güzel insanları tanıdığıma çok mutluyum. Dünya sizin gibi insanlar uğruna dönmeye devam ediyor.

   Bi’avuç ekibini daha yakından tanımak ve takip etmek isteyenler için, aşağıda onlarla gerçekleştirdiğim mini soru cevap bölümünü var:

 

1-Bi’avuç kimdir, nedir, ne yapar? 

bi avuç birbirinden bağımsız geçmişlere sahipken ortak hayallerle bir araya gelen yedi kişinin çekirdek kadrosunu oluşturduğu ancak bugün pek çok kişinin dokunduğu veya içinde olduğu bir kolektifin bilinen ismi. Şu an çekirdek kadrodan üç çift Mordoğan’da yaşarken diğer arkadaşımız da Mordoğan – İstanbul arası gidip geliyor. Mordoğan’da ve Karaburun’da bi’avuçtan saydığımız abiler, ablalar ve dostlarımız bizimle beraber.

2-Hem biçim hem içeriğiyle sıra dışı bir yaşam modeli kurdunuz. Bu, bireysel olarak güçlü motivasyon gerektiren radikal bir karar. Sizin bu kararı alırken motivasyonunuz neydi? Ortak bir motivasyon mu bu yoksa herkesinki farklı mı ? 

Kolektif bilinç ve bireysel motivasyonun ikisi bir arada diyebiliriz. Hepimizin birbirinden bağımsız olarak yürüdüğü hayat yolunun patikaları bizi aynı düzlüğe çıkarmış gibi bir birleşme bizimkisi. Bu da birbirinden bağımsız olarak benzer motivasyonla aynı yöne doğru giderken ortak hayaller üzerinde buluşmak gibi bir motivasyon birleşimi yaratıyor. Hatta sadece kendi içimizdeki ile sınırlı olmayan bir kolektif bilinçten, bizim dışımızda, yaşanan pek çok paralel hayatı deneyimleyen birey veya grupların motivasyonunu oluşturan daha kapsamlı bir kolektif bilinçten bahsedebiliriz. Bugün Gezi’den sonra Türkiye’sinde Anadolu kırsalına yayılan pek çok dost gönül bize bunu gösteriyor. Bugün yola çıktık mı çok kilometreler gitmeden yanına uğradığımızda sıcacık sarılmayla kocaman kalplerini bize açan pek çok uğrak yeri oluşmuş durumda. Geçenlerde yanına uğradığımız böylesine bir dost bunu “eski Anadolu hanlarına”benzetiyor. Bazen de henüz hiç tanımadığımız ama varlıklarıyla bize güç veren nice canların varlığı yakınımızda hissediliyor. Sosyal medya gibi çağımızın iletişim kanalları şüphesiz bu ortak motivasyonun oluşmasında bedensel öneme sahipken dil ve mantık sınırları dahilinde tanımlayamadığımız bir güç bizi birbirimize bağlıyor. Bir başka bilgiye göre ise zaten aynı kaynaktan çıktık, aynı yolda yürüyor ve sonunda o aynı kaynakta birleşiyoruz. Doğaya dönüş gibi..:)

3-Neden Karaburun?

Bizim için yarımada çok düşünülmüş ve planlanmış bir yer değil ancak pek çok güzelliğiyle bizi büyüleyen bir bölge. Aramızda buraya yerleştiği döneme kadar pek çok farklı yere bakmış olanlar da var, daha önce burada yaşayanlar da, aile bağı olanlar da, sonradan ailesiyle birlikte taşınmak için yatırım yapanlar da.

Aramızda buraya ilk taşınan çiftimiz Engin ile Tuğçe, aslında burası ile en az bağlantılı olanlardı. Onların buraya taşınması ile başlayan bu süreçte hayat bize burayı gösterince biz de çok fazla direnmedik açıkçası.

Öte yandan Karaburun yarımadasının bizi etkileyen pek çok olumlu yanı var. Bunlardan bir tanesi yarımadanın flora ve fauna özellikleri, bitki türleri, endemik olanlar, şifalı bitkiler… Onun dışında yoğun olarak hissedilen hava, boşluk ve su elementleri, derin vadiler, sarp kayalıklar, birbirinden güzel koylar, o koylarda yaptığımız ıssız kamplar… Karaburun daha çok bir adadaymışsınız gibi özgürlük hissi veren bir bölge, rüzgarıyla, sesleriyle insanın üzerinde bir kuş olmuşcasına bir his bırakıyor ve bazen kendinizi öyle yerlerde bulabiliyorsunuz ki ayın yüzeyindeymiş gibi hissettiriyor.

Öte yandan yaşamın beşeri kısmı da var. Bir kadın olarak tek başına rahatlıkla her yere girip çıktığınız, kendinizi özgür ve rahat hissettiğiniz bir yer bu yarımada ki Türkiye gerçekliğinde bu çok önemli bir artı. Türkiye gerçekliğinden bahsetmişken, Karaburun’da haber takip etmezseniz siyasi gelişmelerden falan da çok haberiniz olmuyor… Börklüce’nin ruhu hala buralarda dolaşıyor…

4-Yeni projeler neler?  

Hayaller sonsuz tabii. Biraz proje haline gelmiş olanlardan bahsedelim. Kırsal kalkınma ve kooperatiflerle iş birlikleri son dönem yoğunlaştığımız konular. Yerel kadın üreticiler ve kooperatiflerle ortak üretim yapmak, geri dönüşümle ilgili tasarımlar yapmak, tıbbi ve aromatik bitki bahçemizi genişleterek yarımadada farklı bölgelere yayılmak, Urla Kadıovacık’ta konuşlanan Yapı Biyolojisi grubuyla ortak çalışmalar, ekolojik yapı ile ilgili denemeler, EM Agriton firması ile birlikte etkin mikroorganizmalar kullanarak yaptığımız ürünlerin çalışmaları, çocuklar için düzenlenecek atölyeler gibi gündemlerimiz var. Kimisi hala proje halinde kimisinin çalışmaları ise başladı. Bi’avuç ürünlerinin üretimi ise tüm mütevaziliği ile devam ediyor, hidrosollerin yanına yine bitkilerden yapılan farklı özelliklerde vücut spreyleri, hayvanlar ve yüzeyler için temizleme spreyleri ekleniyor, çok beğenilen ürün olan tütsülerin çeşitleri artıyor ve çok yakında kendi yetiştirdiğimiz veya topladığımız yerel bitkilerden özel bitki karışımı çayları geliyor.

5-Müzikle de ilgileniyorsunuz. Planlanan bir organizasyon var mı?

Evet, müzik en büyük aşk. Herkesin küçük de olsa bir enstrümanla çalanlara katılabileceği çok kalabalık olmayan bir konser serisi var aklımızda. Gelecek baharda veya yaza doğu organize edebiliriz. Birlikte etkinlik düzenlediğimiz Furma Ekolojik Çiftliğinde ortak müzik çalışmaları ile ilgili bazı gelişmeler var ancak henüz netleşmiş bir etkinlik yok. Olgunlaştığı zaman sosyal medya hesabından duyuru yaparız. Bir de spotify dinleyicileri için farklı bitkilerin hissettirdikleri üzerinden yola çıktığımız ve arkadaşlarımızın da katkıda bulundu spotify radyomuzun listeleri artmaya devam ediyor, bizi dinleyin:))

6-Bi’avuç’a nereden ulaşılır?

İnstagramdan @bi.avuc ve biavucmektup@gmail.com adreslerinden ulaşmanız mümkün.

 

Furma Ekolojik Yaşam Çiftliği yarı gönüllü konaklama kabul ediyor. Ve zaman zaman çeşitli atölyeler düzenliyor. Yakından takip etmek isteyenler için:

Web: www.furma.com.tr

Instagram: @sadantutuncu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir