yarimada.org yarimada.org yarimada.org
yarimada.org yarimada.org yarimada.org
23 Ağustos 2019 Cuma
SON HABERLER
İyi Bir Köşe Yazarı Nasıl Olunur? -Zeki KIVRAK

İyi Bir Köşe Yazarı Nasıl Olunur? -Zeki KIVRAK

O yazHakkı abim dünya tatlısı: “Zeki, Çok güzel işler yapıyorsun.” Şiir çevirimi beğenmiş.
İyi de, “Abi sen İngilizce bilmezsin ki!”
“Olsun, Gül resimleri pek te güzel yakışmış.”
”Peki, yazımı okudun mu?”
“Harika, İlk satırlar çok güzel ama tamamlayamadım”
“!!!”

Tolon abim Urla’dan komşum. Dürte dürte beni köşe yazarlığına başlattı.
“Abi çeviri nasıl?”
“Çok güzel, ama şu kelimeyi değiştirsen?”
“Peki, yazım?”
“Harika, ama henüz hepsini okumadım. Çok uzun.”
“!!!”

Tuğrul Toprak okuldan arkadaşım.
“Tuğrul, bak konu iş güvenliği ile ilgili. Sen de işverensin”
“Başlangıç çok güzel, ama bilader, hepsini kim okuyacak?”
“!!!”

Daha bugün farkettim. Yeminle.
Türk insanı okumuyor. Okuduğunu sanıyor.
Cahilin zaten adı üstünde. Ama en entellektüeli, en aydını, kimbilir belki kendim de dahil.
Sloganlarla fikir üretiyoruz. Sloganlarla fikir ediniyoruz.
Güzelim Türkçemizi iki üç kelimeye hapsetmeyi marifet sayıyoruz.
99 ‘luk bir tespihin herbiri farklı kehribar taneleri gibi yan yana dizilmiş muhteşem kelimelerin, dimağlardaki o müthiş lezzetini alabilenimiz pek yok.
Kime sorsanız, kelime ve cümle sihirbazı Sayın Pamuk çok sıkıcı. Nobel Ustasının kitaplarını bitirebilen yok.
Çünkü Pamuk’un cümleleri beşer altışar kelimeden oluşmuş değil. Ve de köşe yazılarında olduğu gibi tek cümlelik paragraflarla yazilmamış. Mübareklerin herbiri sanki ayrı bir pehlivan tefrikası, deste deste.
Genelde öylesine bir göz atarım. Bugün hepsine daha bir alıcı gözüyle baktım.
Uğur Dündar, Bekir Coşkun, Emin Çölaşan. Necati Doğru. Aklınıza kim gelirse. Hepsi aynı stil, aynı format.
Geçin diğer gazetelerin köşelerine. Beşer altışar sözcüklük cümlelerle fikir üretmeye çalışıyorlar. Şiir desen şiir değil. Nesir desen alakası yok. Okuma tadı değil, öfke ve nefret veren, basit sloganlardan oluşmuş ucubeler.
Niye böyle? Okunması kolay da ondan. Cahilimiz dahil herkes okuyabilsin diye. Çünkü insanımızın dikkatini toplayabilme süresi kısıtlı.
Yazılarda sanattan eser bir şeyler olsa gam yok. Kısır cümlelerde çamurun, hakaretin bini bir para. Ve kısır beyinler ülke yönetmeye kalkışıyor.
Geçmişte böyle yapabildikleri için.
İnsanımız basitliğe, sloganlara ve yönlendirilmeye alıştırılmış.
Tane tane ve kısa kısa söyleyeceksin ki seni takip edebilsin. Beşinci kelimeden sonra dikkati dağılıyor.
Mühendis te olsa, köy enstitüsü mezunu da olsa farketmez.
Peki, bu durumda neyi nasıl anlatacaksınız?
Aydın geçinene yeni Türkiye yi nasıl anlatacaksınız. Gören gözün bile inanmakta zorlandığı muhteşem değişimi nasıl anlatacaksınız?
Hukukun temel ilkelerini nasıl anlatacaksınız?
Sosyal mukaveleyi, Fasl-ı Kebir-i nasıl anlatacaksınız?
Ekonominin temel göstergelerini nasıl anatacaksınız?
Bugün, ez cümle Sözcü yazarlarının yazım tekniklerini iyice inceledikten sonra, onlarla aynı formatta yazmaya karar verdim.
Ama bilinsin ki, mümkün değil. Sloganlarla, üç-beş kelimelik basit cümlelerle fikir üretimi mümkün değil. Üretsen üretsen hamaset üretirsin.
Kimbilir. Belkide beyan edilecek fikir olmadığı için bu yol tercih ediliyor.

Hakkında Editör

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*