yarimada.org yarimada.org yarimada.org
yarimada.org yarimada.org yarimada.org
21 Ağustos 2019 Çarşamba
SON HABERLER
İnsanın Makineden Kopyası Yapılabilir mi?- Ahmet İnam

İnsanın Makineden Kopyası Yapılabilir mi?- Ahmet İnam

 

 

Felsefe tarihine baktığımızda Kant ve ardından gelen düşünürlere göre,

insanın doğadaki varlıklardan ontolojik olarak farklı olduğunu görürüz. İnsan

evrim sonucunda maymundan gelmişse bile, arada çok büyük bir sıçrama olmuş ve

insan denen varlık bir yanıyla doğadan kopmuştur. Bundan dolayı, artık doğadan

yararlanarak insanın benzerini yapmak olanaklı değildir. İnsanı yalnızca genlerine,

hücrelerine ya da beyindeki merkezlerinin çalışmasına indirerek açıklamak, bu

düşünürlerin gözünde insanı aşağılamaktır. İnsanın hangi parçalardan oluştuğunu

belirleyip bu parçaları oluşturabiliyor olsanız bile, onları bir araya getirdiğinizde

oluşacak şey insan olmayacaktır. Çünkü insan, parçalarının toplamından fazla bir

şeydir. Bu düşüncenin matematiksel ya da mantıksal olarak ispatı olanaksızdır. Ancak

bu durum zaten bir mantık sorunu olmaktan öte, ontolojik bir ayrılıktır.

İnsanın benzerinin yapılması konusunda karşımıza çıkan en önemli

sorunlardan biri de, bilgidir. İnsan bilgisinin tümü açık bir bilgiyse (explicit

knowledge), yani bildiğimiz her şey açık seçik formüle edilebilir ve akış şeması

çıkarılabilirse, bunun kopyası da yapılabilir. Ama öyle olmadığını ve insanın daima

bildiğini sandığından ve farkında olduğundan fazlasını bildiğini söyleyenler de

var. Bu bilgiye örtük bilgi (tacit knowledge) denir. Örtük bilgi kodlanamaz bilgi

olduğundan, herhangi bir makine diline dökülmesi oldukça güçtür. Örtük bilginin

tümü belirtik bilgiye çevrilmeden yapay zekanın gerçekleştirilebilmesi, ilkece

olanaksız gibi görünüyor. Eğer bilgi dediğimiz şeyin daha iyi anlaşılmasıyla birlikte

örtük bilginin beyin fizyolojisi, kimyası ve yapısıyla ilgili özellikleri açıklanabilirse,

insanın benzerinin yapılabileceğine dair bir umut doğabilir.

İnsanın bugün ulaştığı noktanın, yaklaşık elli bin yıllık evrimi sonucunda

gerçekleşmiş olması da ayrı bir sorun olarak karşımıza çıkar. Bu açıdan baktığınızda,

benzerini yapacağınız zeka, insanın elli bin yıl boyunca başından geçen yaşantıların

benzetimini barındıramayacaktır. Bu durumda benzettiğimiz şey, yalnızca taklit

ettiğimiz şeyle sınırlı kalacak ve asla insanın tam bir kopyası olamayacaktır. Aksi

takdirde, elli bin yıl boyunca kazanılmış deneyimlerin maddi olarak taklit edilebilecek

nitelikte olduğunu söylemek gerekir.

Kıskanmak ve kıskançlık davranışı göstermek, aynı şey olmayabilir. Eğer

aynı şeydir diyorsanız, yani davranışçı bir insan anlayışınız varsa, o zaman insan

gibi davranan makinelerin gün gelip inşa edilebileceğine inanabilirsiniz. Bunun için

ilkece bir engel görmüyorum. Karşılaşılacak teknolojik engeller olabilir, ama bunlar

günün birinde mutlaka aşılacaktır. Eğer davranışçı bir anlayış da değilseniz, yani

insanın davranışlarından farklı bir varlık olduğunu düşünüyorsanız, o zaman insanın

benzerinin yapılmasının asla mümkün olmayacağını söyleyebilirsiniz.

teknolojik olarak üretimi ile ilgili zorluklar da var. İnsana ait tüm özellikler ve

insanın verebileceği tüm mümkün yanıtları bilmek oldukça güç. Ancak bir gün bu

başarılabilirse bile, bu kez de karşımıza bu olanaklılığı teknolojik olarak makineye

aktarıp aktaramayacağımız sorusu çıkacaktır. Mikro elektroniğin bugünkü kadar

gelişmediği dönemlerde, insanın simülasyonunun yapılmasının mümkün olduğu,

ancak bunun için inşa edilmesi teknolojik açıdan imkansız büyüklükte bir makine

gerektiği söyleniyordu. Bugün ulaştığımız noktadaysa, bu anlamdaki teknolojik

zorluk aşılmış durumda. Bu nedenle, insan bilgisinin ne kadar olduğu açıklanabildiği

sürece, o kadar bilgiyi taşıyabilen, kullanabilen, geliştirebilen ve yanıtlayabilen

makinelerin yapılmasına ilişkin ilkece hiçbir itirazın olmaması gerekir.

Tüm bunların dışında, biz makinelerden insan yapma sorunuyla uğraşırken, diğer

yandan çağımızdaki çoğu insan zaten makine haline gelmiş durumda. Bireyselliğiyle

birlikte kendine özgü davranış ve farklılıklarını yitirmiş birçok insan, önceden

kestirilebilir davranışlarda bulunuyor. Bu durumda, bu insanların benzerini yapmak

da gitgide kolaylaşıyor. Dolayısıyla günün birinde insanın benzerini yapmaya gerek

kalmayacak, çünkü insanlar robotlaşacak ve böylece insanla makine arasında fark

kalmayacak diye de düşünülebilir.

 

Hakkında Mahmut Tolon

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*