yarimada.org yarimada.org yarimada.org
yarimada.org yarimada.org yarimada.org
21 Ağustos 2019 Çarşamba
SON HABERLER
ILDIRI’da neler oluyor..

ILDIRI’da neler oluyor..

ILDIRI’YA BU REVA MIDIR?

Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen Kent Konseyi toplantısında Belediye Başkanımız Muhittin Dalgıç, Çeşme üzerinde kirli oyunlar oynandığına dikkat çekti.

Hakkı vardır. Son dönemde İl Özel İdaresi’ne ait malların Diyanet İşleri’ne devrinde buna birkez daha şahit olduk. Görünen o ki Türkiye turizminin lokomotifi konumundaki bu cennet parçası, gözünü para bürümüş, rant avcıları ile daha uzun yıllar mücadele etmek zorunda kalacak.

Ancak biraz daha geniş çerçeveden bakınca bu doğa düşmanı, değer bilmez yıkıcı anlayışın tüm Türkiye’yi şantiyeye çevirmeye, gelecek nesillere nefes alacak, gıda üretecek alan bırakmamaya kararlı oldukları görünüyor.

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’ndan geçtiğimiz günlerde çıkarılan, Zeytincilik Yasası ile bağlantılı Yönetmelik taslağı eğer yürürlüğe girerse zeytin alanları, maden işletmeleri ve enerji üretim işletmelerince talan edilebilecek, inşaat sektörüne peşkeş çekilebilecek.

Binlerce yıldır, barışın, bereketin sembolü olan zeytini de, fındık gibi, buğday gibi bu topraklardan söküp atma gayretindeler. Ama zeytini tanıyanlar, zeytine emek verenler “Zeytin ağacı, kendine hürmet edeni de ihanet edeni de unutmaz” derler.. Bu uyarıyı kulak ardı etmeseniz iyi olur.

88 yerel çeşidi ile zeytinin anavatanı olan Anadolu’da zeytinin ölüm fermanını imzalayanlarla aynı safta yer almanın ne ekonomik gelişimle ne de vatan severlikle izah edilmesi mümkün değil. Binlerce yıldır mitolojiden kutsal kitabımız Kuran’a kadar tüm kutsal kitaplarda yer alan zeytine balta vurmak olsa olsa şuursuzlukla açıklanabilir.

“Çevreciliği sizden öğrenecek değiliz” diyenler, Karadeniz’de dereleri HES’lere, Çanakkale’de Kaz Dağları’nın eşsiz doğasını madencilere tarumar ettirdiler, İstanbul’un nefes alacağı son ormanları havaalanı ve 3. köprü için yok ediyorlar.

Bu yağmacı anlayışın yarınlara dair bir vizyonları olmadığı aşikar. Bize düşen acilen kısa vadeli kan emici bu anlayıştan kurtularak, huzurlu, akılcı, sürdürülebilir bir yaşamı inşaa etmek

*
Bir de binlerce yıllık tarihi ile neredeyse zeytin kadar eski, zeytin kadar değerli bir yer olan Ildırı köyümüzün dertleri var.

Üzerine kurulduğu Erythrai antik kenti nedeniyle Sit Alanı kapsamında olan bu masalsı köyde yaşayan hemşerilerimizin yüzü bir türlü gülmüyor. Sit kanunları nedeniyle evlerinin çatısını bile onaramazlarken, bu yıl bir de ecrimisil şoku yaşadılar.

Kendilerine tebliğ edilen ecrimisil bedellerini gördüklerinde adeta şok yaşadılar. Öyle ki; 2010 yılında yaklaşık 300 m2’lik ev ve bahçeye on yıllık bedel olarak 3400 TL borç çıkarılmışken, aynı alan için dört yıl üç ay sonra 16.500 TL borç ile karşı karşıya kalınmış.

Bunun gibi onlarca örnek söz konusu. Konuyla ilgili görüştüğümüz Ildırı muhtarı Erdem Yavuz konunun kesinlikle yanlışlıktan kaynaklandığına inanıyor.

Biz de bu duruma ‘Yanlışlık’ dışında bir mantıklı açıklama bulamıyoruz. Düşünmek istemiyoruz. Ildırılı’lar uzlaşma yoluyla bu yanlıştan dönüleceğini düşünüyorlar. Zaten 900 TL emekli maaşı ile geçinen bir Ildırlı’nın 18 bin TL’leri bulan ecrimisilleri ödemesi mümkün değil.

Güneşin en güzel battığı yer olarak bilinen ‘Kızıl Kent’in bu durumuna bir an önce çözüm getirileceğine inanıyor, yetkilileri Ildırılı’yı ecrimisil yükünden bir an önce kurtarmasını bekliyoruz.

Çeşme Güneşi

Hakkında Editör

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*