yarimada.org yarimada.org yarimada.org
yarimada.org yarimada.org yarimada.org
6 Temmuz 2020 Pazartesi
SON HABERLER
HERAKLEİTOS’LA                 “VAR OLMAK”

HERAKLEİTOS’LA “VAR OLMAK”

Hemşerim Herakleitos! Efes’li soylu! Gerçek bir İyon!

Yaşamış olduğumuz bu toprakların ortaya çıkarmış olduğu büyük bir değer. Onun hakkında ne söylesek az demek yanlış olmaz. Her ne kadar onunla ilgili elimize ulaşan az sayıda doküman olsa da!

“Bilgelik doğaya kulak vererek hakikati söylemek ve doğru olanı yapmaktır”

Doğa durumunda yaşamaktır esas olan. Düşünceleriyle tarihe damgasını vurur Heraklit! “Ondan almadığım hiçbir bilgi yoktur” der Yeniçağ üstadları. Düşünün! 2000 yıllık bir mühürdür o.

Var olageldiğimiz süreç boyunca “akıl” ile hareket etmek” zorunda” olan insanoğlu neler katmamış ki o “şahesere”. “Biz” olma bilinciyle kendini gösterip hak ettiği yerlerde konumlanmış nice düşünürlerle doldurmuşuz “boşluğu”. Esaslıdır yaklaşımları büyük İyonyalı filozofların-ve üstad Herakleitos’un.

“Aynı nehirde iki kez yıkanılmaz”

düsturu Herakleitos’u tarihlendirmiş ender kıssalardan biri. Biz ve her şey sürekli değişmekte midir? Yoksa “tekerrür” müdür tüm olup biten. Yani diyeceğim Herakleitos mudur değneğini yere vurup bir anda değişime yol açan Musa!

“Her şerde bir hayır vardır” sözünün tarihine yol açan. Zıtlarla var olagelmekte midir tüm bu olup biten. Doğaya ve insana dair ne varsa. Bana soracak olursanız sonuna kadar katılacağım bir düşüncedir “zıtlarla var olmak”. “Diyalektik” demekte hiç zorlanmayacağımız bir nehirdir akıp giden. Ve biz bu nehirde hep farklıyızdır nehirle birlikte. “Diyalog”, “Diyalektik”, “Münazara”. Her ne derseniz deyin.

En güzel örneği ulu önderimiz, bana göre gerçek bir “filozof kral” Atatürk’te çok güzel serimlenmiştir. Nasıl mı? Her yüce kararında ve geleceğe ışık saçan sözlerinde “diyalektik” sistemle yol almıştır büyük Atatürk. Sofralarının nasıl bir bilim yuvası olduğunu söylememe gerek yoktur sanırım az da olsa O’nun hakkında bilgi sahibi olanların.

“Varlık-Yokluk”, “Güzel-Çirkin”, “İyi-Kötü” hep birdir özünde. Yani zıttı olmazsa nasıl bilebiliriz karşıtlığı? Bizi biz yapan değil midir “değişim”? Düşünelim! Yıllar öncesinden, hatta belki daha yeniden değişik değil miyiz biz? “Değişmeyen tek şey değişim” olmasaydı ne-nasıl olurdu? Bir dengeye sahip olabilmemizin “hissesidir” vesselam.

“Ben” dememek gerçek anlamda bir fazilettir bana göre. Tarih, “Ben” değil, “Biz” diyenleri yazmaz mı? Görüş alışverişidir esas olan. “Dinlemek”, farklı görüş ve düşüncelere açık olmaktır zaten felsefeyi felsefe yapan. Ve bu düsturla hareket edendir gerçek anlamda “insan” olan. Tavsiyem şudur ki, herhangi bir konuda bir adım atacağımızda mutlaka ve mutlaka farklı-zıt görüşleri ele alın! Bu sayede göremediğinizi görür, düşünemediğinizi düşünürsünüz. “Eksik” yanı çok olan insan olmanın vasfına göre hareket etmektir doğru olan.

Münakaşa-Münazara-Tartışma-Eleştiri. Ne derseniz deyin ileriye atılacak her adımda bir “kaynak” olmalıdır “taşan nehirler” için. Ata’mızın günümüze kadar gelmiş olan bu “nehirleri” hep aynı kaynaktan beslenmiştir. Doğru olan belki de yanlıştır. Veyahut tam tersi. Buna günümüzde “bilim” deniliyor.

Ancak yaşamış olduğumuz şu anki sürece baktığımızda acaba ne derece “bilime dönüküz?” Yüzümüz mü “o yana” çevrili, yoksa sırtımızı mı çeviriyoruz? “Kalp kalbe” karşıdır bu yaklaşımda. Yani “sevgidir” bu karşıtlığı besleyen ve dolayısıyla yeniden bir kaynak oluşturan coşkun nehirler için.

Bakıyorsunuz “bilim” adıyla hareket eden kişi ve onların düşüncelerine, “tek benim doğrum vardır” deyip hiçbir karşıt görüş-eleştiri kabul etmemekte. “Sen kimsin ki bilimsel doğruya eleştiri yapıyorsun” sözünü maalesef çok duyuyorum bu ara. “Efendim aşı hayat kurtarır!” Herakleitosçu yaklaşımla zıt bir görüş öne sürmeye kalkıyorsun veya en azından “acaba bu gerçek mi?” diyorsun, aman Allah’ım kıyamet. Armageddon! Kendi içerisinde var olması gereken ana özellik olan “sorgulama” veya “eleştiriye” karşı gelmek, aslında bana göre “kendini kabul etmeye” direnmektir.

Tarihe baktığımızda aynı kalan, değişmeyen ne var? “Dünya düzdür” denildiğinde ve “bunu biz bilim insanları bu şekilde uygun görüyoruz” denildiğinde eleştiri olmasaydı? Sorgulanmasaydı? Yüzyıllara damgasını vurmuş Aristoteles gibi bir dâhinin her söylediği hala kabul ediliyor olsaydı?

Bilime yön veren ana akım “eleştiri” ve “sorgulama”dır. Diyalektik bakış açısının bir gereğidir bu yaklaşım. İyi ki dünyadan bir Herakleitos geçmiş! Araştırma yapmanın genel bir adıdır bir bakıma “eleştiri”. Bir yandan acaba biz ne derece eleştiriye açığız? Bunu hep düşünmek gerekir. “Ben” diyenler değil, “Biz” deyip hareket eden insanlara yer açar tarih. Örneklerini görmemek için sanırım kör olmak gerek.

Son olarak manifestom O’dur ki:

  • Sorgulayın!
  • Eleştirin!
  • Düşünün!
  • Araştırın!
  • Görünenin ardındakini didikleyin!

Ve böylece “Var olun”. Hep var olacağımız güzel bir dünya diliyorum bu “gerçek” diye bize yutturulmaya çalışılanlar içerisinde.

Bugün bayram. Ve maalesef “yaşanılamayan” bir bayram! Büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden öpemediğimiz bir bayram! Güzel bir örnek şu anda bize “yaşatılan”. Tabi ki sorgulayacağız “neden kutlayamadığımızı”. Tabi ki sorgulayacağız bize “yutturulanı”. Tabi ki sorgulayacağız görüneni! İnsansak eğer “sorgulamaktır” esas olan. Yoksa maalesef “kafeste bir varlık” oluruz sadece.

Hepimizin bayramı kutlu olsun. Sevgi-saygı ve “sorgulamayla”…

ENGİN YILMAZ 24.05.2020 URLA

Hakkında ENGİN YILMAZ

ENGİN YILMAZ 18-02-1974 İzmir doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi İzmir’de tamamladım. İzmir Atatürk Lisesi’nden mezun olduktan sonra üniversiteyi İstanbul Üniversitesi Felsefe bölümünde okudum. Mezun olduğumdan itibaren özel kurumlarda felsefe öğretmeni ve rehberlik-psikolojik danışman olarak çalıştım. Halen İzmir’de özel bir okulda felsefe öğretmeni olarak görev yapmaktayım. Önceden yayınlanmış bir kitabım daha vardır. SİSTEM Yayıncılık tarafından 2004 tarihinde “ÖĞRENCİLER VE ÖĞRETMENLER İÇİN NLP” adlı kitabım 6.ayda 2.baskı yapıp beklenenin üzerinde ilgi görmüştür. İKİNCİ KİTABIM METİN ÇÖZÜMLEMELERLE FİLOZOF ATATÜRK yayınlamıştır. Eğitim camiasına felsefe öğretmeni olarak hizmet etmekle beraber, ulusal ve uluslararası projelerde çalışmalarda yer almaktayım. 1 erkek çocuk babasıyım. Atatürk’ün İzinde sonsuza kadar gitmeye and içmiş bir kişi olarak, ülkemize ve toplumumuza hizmet etmekten şeref duyuyorum. Mail: kartezyen2006@gmail.com

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*