yarimada.org yarimada.org yarimada.org
yarimada.org yarimada.org yarimada.org
21 Ağustos 2019 Çarşamba
SON HABERLER
Gizem Payı -Ahmet İnam

Gizem Payı -Ahmet İnam

 

 

Bilimsel bilgi, insanın erişebildiği en sağlam, en güvenilir bilme etkinliğinin bir ürünü. Ne var ki, bilimsel bilgiyi, onu elde etme tutumu, tavrı ile anlayabiliyor muyuz? Bilimsel bilgi anlayışımız da tıpkı bilimsel bilginin çok önemli bir niteliği gereği açık uçlu olmalıdır.

Bilime bakıştaki kapalı uçluluk, açı darlığı, giderek fanatik bir tavıra varan sığ bakış, beni hem üzmüş hem düşündürmüştür. Bilimsel araştırmanın hangi temel inançlarla yapıldığı, bu araştırmayı gerçekleştirenlerin anlam dünyası, bilim anlayışları, bilimden beklentileri, çalışma alanlarına, içinde yaşanan kültüre bağlı olarak tarih boyunca değişiyor. Bilimi başlatan temel kaygının, yaşamı sürdürmek için önümüze çıkan somut sorunların, çözüm çabalarının yanında, varlığın yapısını, sürecini anlama merakı olduğunu da söyleyebiliriz. Bilimsel araştırmanın bu iki boyutu zaman zaman birbirine karşıt tutumlarmış gibi görünse de birbirlerinin tümleyenleridir. Anlamadan sorun çözme, sorun çözme etkinliği taşımayan anlama; basmakalıp anlamlarıyla, teori ve pratik birbirinden ayrı değil.

Bilimin kavradığı gerçeklik, değişen kuramlar, modellerle önümüze konuyor. Demek ki bilimsel bilgi açık uçlu bir bilgidir. Demek ki şu andaki bilimsel bilgimiz, belli bir tarihsel süreç içinde gelişen bilgi donanımımız belli koşullar altında, “şimdilik böyle gördüğümüz” evreni sunuyor bize. Araştırdıkça, sorguladıkça, öğrendikçe değiştirip dönüştürüyoruz onu. Bilimsel bilginin saygınlığı da bu araştırıp sorgulamaya, eleştiriye açık değişebilme özelliğinden kaynaklanıyor. Çünkü bu bilgide gizem payı var!

Ne demek gizem payı? Bildiğimizin daha henüz bilmediğimiz boyutları olacağı kaygısıyla bilgimizi açık uçlu bırakma tutumu. Kuşkudan ne farkı var? Kuşku, B. Russel’ın deyimiyle “sağlıklı” olduğunda bilimsel çalışmalarda yararlı. Kuşku, gizeme göre daha “küçük boyutlu” bir bilme tavrı. Gizem, varlığın metafizik kavranışıyla ilgili (Gizem sözü, taşıdığı “mistik” çağrışımlardan dolayı birçok bilimcinin tüylerini diken diken edebilir! Oysa “gizem”i hiç de gizemli bir anlamda kullanmıyorum. “Makro düzeyde kuşku” da diyebiliriz ona!). Dayandığımız temel inançların farklı olabileceği düşüncesi, bir gizem payı bırakmaya götürebilir bizi! Varlık gerçekten bilimin bize sunduğu gibi midir? Örneğin dünya merkezli evren anlayışına yüzyıllarca inandı insanlar, Kopernik devrimi gibi, evren anlayışımızı kökünden sarsacak bilimsel devrimler olabileceğini düşündüğümüzde bir gizem payı bırakmamız gerekmez mi bilimsel bilgilerle ilişkimizde?

Gizem payı bırakma tutumu, yalnızca epistemolojik, bilgi ilgili alanda değil, estetik ve etik alanlarında da anlamlı bir tutum olarak görülebilir. Sanatçı, yaratıcı sanatçı, doğayı, toplumu, tek tek insanları, gizem payı ile görmez mi? Onlardaki sonsuzluğu, farklı olabilen yanları kavramaya çalışmaz mı? Gizem payı verilmeden yaşanan yaşam ne denli tekdüze, sıkıcı, basmakalıp olur, düşünsenize! Hiçbir şey size şaşırtıcı gelmiyor, her şey bildiğiniz beklediğiniz gibi oluyor! Bilginizi hayata uyduracağınıza, hayatı bilginize uyduruyorsunuz! Nasıl olacak da yeniyi, farklıyı yakalayacak, yaşamdan öğreneceksiniz? Yaşamın sizden öğrenmesini mi istiyorsunuz, yoksa? Yaşamdan üstün müsünüz? Bilimsel bilgi böyle mi gelişti? Yaratıcı sanatçılar böyle mi çalışıyor? Yoksa Ahdiatik’te söylendiği gibi güneşin altında yeni bir şey yok mu? Gözümüz eskidiği için yeni olanı göremiyor olamaz mıyız?

Gizem payı bırakılmayan insan ilişkileri, birbirini ele geçirip yönetme odaklı ilişkilerdir. Sevgilim gizem payı ile görüldüğünde sevgilidir; “öteki” insan, kendi biricikliği, sonsuzluğu içinde gizemini hiçbir zaman tüketemeyeceğim bir saygın varlıktır.

Gizem, mistik öğretinin tekelinden kurtarılmalı! Yaşamın anlamını tüketip anlamı yozlaşmış bir dünyayı cehennem olarak yaşayan çağımın entelektüeli, gözlerinin önünde çırılçıplak apaçık duran gizemi görmeyi, mistik yöntem pazarlayıcıların etkisinden kurtulup ne zaman başaracak?

 

Hakkında Mahmut Tolon

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*