yarimada.org yarimada.org yarimada.org
yarimada.org yarimada.org yarimada.org
23 Ağustos 2019 Cuma
SON HABERLER
Fotoğraftan Romana Dolu Dolu 82 Yıl

Fotoğraftan Romana Dolu Dolu 82 Yıl

Cavit Kürek Yarımada’da Yaşıyor

2 öykü kitabından sonra “Dalgaları Saymak” adlı romanını yayınlayan Fotoğraf Sanatçısı ve yazar Cavit Kürnek, 82 yaşını bitirirken geride dolu dolu yaşanmış yıllar bıraktı.

Çeşme’de yaşayan Cavit Kürek “İnce Çimene Su” ve “Sardunyanın Adı Maria” adlı öyküleri ve “Dalgaları Saymak” kitabıyla, gündemde.

“Giderayak hızlandım gibi bir şey”
82. yaşını geçtiğimiz günlerde geride bırakan Fotoğraf Sanatçısı ve Yazar Cavit Kürnek, “Geriye baktığımda, bu 82 yılı ben mi yaşadım, diyorum. 2 öykü kitabımdan sonra romanım da yayınlandı. Bunun dışında da yeni bir romanım bitmek üzere. Ondan sonra da yeni öykü kitapları gelecek. Giderayak hızlandım gibi bir şey. Uzun yıllardan beri öykü ve roman yazıyorum. Ama, bunların yayınlanması apayrı bir çaba gerektiriyor. Kapı kapı dolaşıp, ‘Ben şunları yazdım, bunları yazdım, yayınlar mısınız’ diyecek bir yapı yok bende. Ben Türkiye’de, özellikle edebiyat dalında şu eksikliği hissediyorum; bizleri bir araya toplayacak ve yapıtlarımızı değerlendirebilecek kurumlar oluşmadı. Öyle bir kurum oluşmalı ki, ben yayınla, edebiyatla ilgili o kurumun üyesi olmalıyım. Benim, yazdığım yapıtların yayınlanması ile ilgili her hangi bir çabam olmamalı. Benim adıma o kuruluş yapmalı bunları. Ben sadece yazı yazmalıyım. Batıda her halde böyle bir oluşum var. yani, yazarlar herhangi bir kuruma bağlılar, bu kurum onlar adına hareket ediyor. Yapıtların basılmasını, dağıtılmasını, satılmasını sağlıyorlar” dedi.

“Bir yazarın yapıtını sevmesi,
son derece önemli”
İkinci romanını da yayına hazırladığını ifade eden Cavit Kürnek, “Romanlarım öyküler bütünü diyebilirim. Bu okuyucuya da büyük kolaylıklar getiriyor. Yani, herhangi bir konuyu alıp da 500 sayfa yazmak, artık günümüz okuyucusu için oldukça yorucu ve zor bir olay. Romanlarımda, birbirinden kopuk olmamak kaydıyla, arka arkaya 5-10 tane öykü var. Her şeyin kaynağı yaşanmışlık. Yani, hiçbir şey yoktan var olmuyor. Her şeyin bir nedeni, bir kökeni var. Benim romanlarımda da çıkış kaynağı, tabi ki, yaşanmışlık. Ama ben onu bozarım, bükerim, eklerim ve başka bir şeye dönüştürürüm. Şimdi bitirmekte olduğum romanıma çok önceleri başlamıştım. Çok eskiden başlanmış, bir türlü kotarılamamış bir roman. Artık bitiriyorum. Bugün son sayfasını temize çekiyorum. Bu öyküler bütününü çok seviyorum. Bir yazarın ya da sanatçının yapıtını sevmesi, son derece önemli. Hele benim gibi mızmız, kılı kırk yaran, her şeyi beğenmeyen bir insan için çok önemli. Kendimi en son beğenen bir insanım. Bunun çok zararını da gördüm, yararını da gördüm. Zararı şu oldu; gecikmelerim oldu. Yararı ise, kendimi iyice rafine ettim” diye konuştu.

“Doğa benimle istediği kadar uğraşsın Ben de onunla uğraşacağım”
Öykülerini ya da romanını okuyanların, ‘Başladık mı bırakamıyoruz’ dediklerini anlatan Cavit Kürnek, “Çünkü, ben öyle bir dil kullanıyorum. Bu bir taktik değil, kendiliğinden oluştu. Basite indirmeden, hiçbir şeyi küçümsemeden, en kolay algılanabilir biçimi getiriyorum. Bir taraftan da fotoğraf çekmeye devam ediyorum. Ama ben bir hastalık yaşadım. Önemli bir hastalık. Operasyonlar yaşadım. Dolayısıyla eski gücüm yok. Bu sadece operasyonla ilgili değil, yaşla da ilgili. Herkesin gelip gideceği bir yerdeyim. Benim yaşımdaki insanların çoğunluğu evlerinden çıkamıyorlar, hareket edemiyorlar. Hatta hatta çoğu gitti bile. Ben gitmemekte direniyorum. Kolay kolay teslim olmayacağım. Doğa istediği kadar uğraşsın benimle. Ben de onunla uğraşacağım” dedi.

(Başa dön)

Hakkında Editör

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*