yarimada.org yarimada.org yarimada.org
yarimada.org yarimada.org yarimada.org
23 Ağustos 2019 Cuma
SON HABERLER

Felsefede Doğu Batı Sentezi… Zeki KIVRAK

Merhum Nurettin Topçu ile bu hafta tanıştığımı, ya da Tolon vasıtası ile tanıştırıldığımı, söylemiş, çok şaşırmıştım: Bu bu topraklardan ne sıradışı insanlar gelmiş geçmiş.
Sayın Topçu, 1975 yılında hakkın rahmetine kavuşmuş. Emekli bir öğretmen olarak.
Sıradışı yaşam öyküsünün detaylarına girmeye gerek yok, Anadolu insanınının tamamının yaşam öyküsü sıradışı zaten. Beni şaşırtan, Nurettin Bey ‘in taa 1950 li yıllarda yeni düzen üzerinde kafa yorması.
Batı Dünyası, özellikle Amerika, 2000 li yıllara doğru “New World Order” (yeni dünya düzeni) ni tartışmaya başladı. (Ütopik illüminati arayışlarını fazlaca ciddiye almıyorum.) Sonrasında gelen Arap Baharı, BOP, ve halen süre giden facialar bu temelsiz arayışların vahim sonuçları, bilen zaten biliyor.
Doğu ile Batı arasında ciddi bir iletişim kopukluğu olduğu kesin. İlimde, sanatta, müzikte bu böyle.
Kimilerinin çatışma, bazılarının ise buluşma diye nitelediği uygarlıklar arası ilişkiyi, bir şekilde kavuşturmaya, imkansız sentezler oluşturmaya çalışan insanların sayısı hiç de az değilmiş, bunu anladım.
Tabi ki kolay iş değil. İki tam ses arasını dokuz kısıma ayırma ihtiyacı duyan ruhsal karmaşa ile sadece ve sadece iki yarım sesin üstüste bindirilmesi ile çok daha sofistike zevkleri tatmin etmenin yolunu keşfeden bambaşka dünyaları bir araya getirmek hiç kolay değil.
Yüzlerce, binlerce yıla uzanan çatışmaları bir potada eritmeyi başaran toplum sayısı fazla değil. Ben sadece iki tanesini biliyorum: “E pluribus Unum” ‘u ziyadesi ile becerebilen Yeni Dünya kaçkınları ile “Barikâ-i hakikat müsademe-i efkârdan doğar” ‘I tozlu sayfalara döktürtebilen Osmanlı.
Hayatını işte bu mümkünatı olmayan izdivaca adayan gönüllerdenbirisi Nurettin Bey, klasik Avrupa felsefesi ile 1930 lu yıllarda tanışır. Batının sanat ve felsefe temelleri ile ilgili altyapısını Paris ‘te oluşturur. Ve sonrasında inanılmaz irşey yapar ve bu temellerin doğu kültürü ile uyumunu sorgulamaya başlar. Özellikle de İslam dininin ve Kuran ‘ın bu felsefedeki karşılığını.
Barla ‘da Said ‘i Nursi ile tanışır. Nursi ‘nin mahkemelerini yakından izler, görüşlerinden etkilenir. Sonrasında da doğu felsefesinin ayak izlerini yakından takip etmeye devam eder. Nakşi çizgisinde karar kılar.
Liselerde öğretmenliğe devam eden Nurettin Topçu, 1975 te İstanbul Lisesi’nden emekli olur.
Çok isterdim. Nurettin Bey’in öğrencisi olmayı çok isterdim. Sorbon da “Konformizm ve İsyan” tezi ile ilk Türk doktora öğrencisi olan birisi ile, ölümünden sonra değil, bir lise öğrencisi olarak tanışmış olmayı çok isterdim.
Doğu ile batı dünyası ile gerçek anlamda köprü kurabilen bir öğretmenin öğrencisi olabilmeyi can-ı gönülden isterdim.
Şu satırların yazarı ile tanışmış olabilmeyi her şeyden çok isterdim:
Âlem, üç şeyin mecmuundan ibarettir: Varlık, düşünce ve hareket.
Bunların hepsini kendinde toplayan insan, üç şeyin peşinde olmak için yaratılmıştır: Hakikatın, hayrın ve güzelliğin.
İnsan ruhunda bu üç şeye götüren üç yeti vardır: Zeka, duygu ve irade.
Zeka üç yerde kullanılır: Kazanmada, hilede, ilimde.
Duygunun üç dünyası vardır: Sanat, rüya ve sevda.
Üç şeyi sevmeyen ruh, ölü odaları gibi karanlıktır: Çocuğu, tabiatı ve zalimle kavîden başkasına itaati.
Üç kişiye acıyınız: Zenginlikten sonra fakir düşene, şerefli iken zelîl olana, cahiller arasında kalan âlime.
Üç musibetten uzaklaşınız: Zulümden, zelzeleden, ‘bilirim’ iddiasında olan cahilden.
Üç kişiye el uzatınız: Hastaya, garibe, muhitinde anlaşılmayan bedbahta (bu yüzden kalabalığın arasında yalnız yaşayana.)
Üç türlü davranış kaba ve sahtedir: Kendini belli eden sanat, nümayişçi ahlak, kendine güvenen dindarlık.
Üç hâkimin hükmünde hata aranmaz: Kalbin, kaderin, ölümün.
Üç yerde insan kendini tanır: Tövbede, zalimin kahrı altında, son nefesinde.
Hayatın manası üç yerde hakkıyla anlaşılır: Aşk ile birleşen ümidde, vecd ile yapılan ibadette, yeri yurdu unutturan seyahatte.
Gözyaşının üç yerde lezzetine doyulmaz: Vuslatta, mağfirette, merhamette…

Hakkında Editör

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*