yarimada.org yarimada.org yarimada.org
yarimada.org yarimada.org yarimada.org
10 Ağustos 2020 Pazartesi
SON HABERLER

Dünya Enerjisinde Değişen Dinamikler ve Türkiye Gerçeği

İzmir Hilton Oteli Turgut Reis Salonu’nda 18 şubat 2014’de “Dünya Enerjisinde Değişen Dinamikler ve Türkiye Gerçeği” konulu bir panel gerçekleşti. Ege Sanayiciler ve İş Adamları Derneği’nin (ESİAD) ev sahipliği yaptığı panel oldukça bilgilendiriciydi. Açılış konuşmasını , ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Akerman yaptı.image
İlk panelist: Michele Villani :Avrupa Birliği Türkiye Delagasyonu- Birinci Müsteşar- Ticaret Ekonomi Tarım Bölüm Başkanı
Avrupa’nın pek çok ülkesinde nükleer santraların sökülüp, yerine yenilenebilir enerji kaynaklarının geçtiğini. Enerji verimliliğinin giderek arttırıldığını , Türkiye’nin yenilenebilir kaynak açısından çok şanslı olduğunu, bunun için 600 milyar Euro gerektiğini söyledi. Dünyada enerji talebinin gittikçe arttığını, bu durumun ise enerjide talep yarattığını, 2020 yılına kadar Avrupa’nın enerji verimliliğini sağlamayı hedefliyerek enerji tüketimlerini %20 azaltacaklarını, daha simdiden %10 azalttıklarını söyledi.

İkinci panelistMehmet Öğütçü: Global Resources Corperation Başkanı, Enerji Uzmanı, Diplomatı ve Stratijisti
“Enerji arz haritası değişti. 10 yıl öncekinden çok farklı. Amerika , kaya gazı sayesinde enerji devi olma yolunda. Rusya’yı doğal gazda, Suudi Arabistanı petrolde tahtından indirip, tek süper güç olma yolunda. Avrupa , doğal gaza 3 kat, Japonya 4 kat fiyat ödüyor. Amerika piyasaya ucuz kaya gazı sürerek dengeleri alt üst edecek. Enerji güvenliği daha kapsamlı bir zemine oturuyor. Çevre, rekabet, vergi , güvenlik, teknoloji finans ve ahlaki boyutlarının ele alınması giderek daha belirgin bir hale geldi. OPEC’in dünya petrol pazarındaki %40 üstünlüğüne son veriliyor. Hazar, Rus, Batı Afrika, Brezilya, Meksika Körfezi, Arktik ve Alaska petrolleri dünya piyasalarını etkileyecek.
Türkiye’ye gelince, 10 yıl içinde enerji ekonomimiz ikiye katlandı. Milyarlarca dolarlık yeni enerji, yenilenme ya da enerji bağlantılı alt yapı projeleri yatırımcı bekliyor. Enerji can damarımız. Onsuz çarklar dönmüyor. Petrolde %93, doğalgazda %98 dışa bağımlıyız. Hidro, jeotermal, rüzgar, güneş ve kömürde özkaynaklarımız zengin ama henüz cari işlemler açığımızı şişiren ithal faturalarımızı azaltacak boyutta değerlendirilmiyor. Doğal gazın güvenilir kaynaklardan ucuza sağlanması sürdürülebilir büyümemizi arttırabilir.
Temiz, yeşil ekonomiye geçiş sürecinde en azından yenilenebilir enerjide teknoloji üreten öncü ülkelerden biri olmamız amaç olarak benimsenmeli ve sübvansiyonsuz üretim temel hedef olmalıdır.” Dedi.

3.Panelist: Oğuz Türkyılmaz: TMMOB Makina Mühendisleri Odası Enerji Çalışma Grubu Başkanı: “ Türkiye’deki elektrik tüketimi dünyadaki bazı ülkelerin gerisinde. Kişi basına elektrik enerjisi tüketimi de 2805 kwh (brüt) seviyesinde olup AB değerleri ile kıyaslandığında çok düsük kalmaktadır. Türkiye’de enerji tüketiminin %43,8’i doğalgazdan karşılanıyor. Türkiye, enerji dağıtımında transit ülke olarak kullanılıyor. Yıllık enerji talebi %8 – %10 artıyor.
Enerji üretimi ile Türkiye övünüyor. Türkiye’de bunca yenilenebilir kaynak varken, ithal kömüre talep niye? Neden dışa bağımlıyız?
Jeotermal potansiyelimiz 1200 MW, ama yeterli değil. Enerji eldesinin %55’ini fosil yakıttan, %45’ini yenilenebilir kaynaklardan sağlayacaksınız.” Dedi.

4.Panelist Prof. Dr. Tanay Sıdkı Uyar : “Uçakta 60 °C’yi görüyoruz. Güneş olmasa yer yüzünün sıcaklığı da o kadar düşük olacak. Güneş hiçbir bedel istemiyor. Güneş enerjisi için savaş gerekmiyor. O her yeri ve her canlıyı eşit ısıtıyor. Eşitlik ve özgürlük sağlıyor. Fosil yakıtın yoğun kullanıldığı yıllarda ve ülkelerde , hava kirliliğinden toplu ölümlerin olduğunu, kanserden ölümlerin çok fazla olduğunu biliyoruz.
Toprak ısısı 15 °C de sabitlenmiş, yer kabuğunun altındaki mağmanın sıcaklığı 6000 °C . Magmaya yaklaşıp, ısınan sular, yer yüzüne doğru yükseldiklerinde termal enerjiyi oluşturuyorlar. Neden termal enerjiyi kullanmayalım?
Uzun vadeli eneri politikasını yapmak lazım. Yeşil ekonomiden bahsediyoruz. Artık bütün OİCD ülkeleri bunu yapıyor.
Temiz , verimli enerji politikası için:
1) Kaynak gerek.
2) O kaynağı enerjiye dönüştürecek teknolojinin olması gerek.
3) Karar vericinin, sorundan yana değil, çözümden yana olması gerek.
Bu Anayasa sorunudur. Bu siyasi parti sorunudur. 12 eylül anayasasının bir an önce değiştirilip, demokratik bir anayasa haline getirilmesi gerekir.
Kaynak var. Güneş, milyonlarca yıldır vardı ve milyonlarca yıl yine olacak. Rüzgar var. Rüzgar enerjilerini ben yaptım. Jeotermal var ama Rusya ile doğalgaz anlaşması yapmışlar. Almadığımız doğalgazın parasını öderiz diye imza vermişler.
Fosil yakıtları kullanarak çok büyük toplumsal bedeller ödüyoruz. 1850’lerde Sanayi Devrimi başladı.
Londra’da 4500 kişi bir gecede kömürden zehirlenerek öldü. Erken sanayileşen ülkeler daha büyük toplumsal bedel ödüyorlar.

Nükleer Santrallerde atık ısıyı uzaklaştırmak lazım. Aksi taktirde yakıt çubukları eriyerek Çernobil ve Fukuşima’da görülen felaketler başa gelir. Bu uzaklaştırılan ısı elektrik eldesinde ve ısınmada kullanılabilir. Nükleer silah üreten merkezlerin atık ısıları bütün dünyaya yetecek düzeydedir.” Dedi.

Panel sonunda soru ve cevaplarla daha da bilgilendik. Ancak, Mehmet Öğütçü’ye yönelttiğimiz bazı sorularımıza cevap alamadık. FOÇEP Sözcüsü Bahadır Doğutürk: Aliağa’nın sanayi ve atık kirlilikleri, bölgede kurulması planlanan kömür yakıtlı termik santral kirliliklerinin, hava , su ve topraktaki olumsuz etkilerinin sağlık açısından toplumsal maliyetlerinin ne olacaktır?” Diye sordu.

Ben de: “Türkiye, 2020’ye kadar sera gazı salınımlarını azaltmaya Kopenhag’da söz verdi. Şimdi gittikçe artan sera gazı için kaç lira ceza ödeyecek. Bu artan karbon emisyonunun bizim ülkemize getireceği mali zarar ne olacak? “ Diye sordum.

Ama her iki soruyada cevap alamadık.
Merih Yücel

Hakkında Yasemin Tutal

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*