ALTIN 460,48
DOLAR 7,3631
EURO 8,7169
BIST 1.084
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 30 °C
Az Bulutlu

Dost… İskender Orbay

17.03.2014
1.444
A+
A-

Dost…
Bir anlamda dost kazanmak , insanlar üzerinde olumlu ve yeterli tesir yaratmak ile mümkün olmaktadır. Yüzyıllarca devirden bu yana , konu üzerinde nice yaşanılmışlıklar ve hikayeleri olmuştur elbet. Bahis hakkında en önemli bir mevzu olmasına rağmen, yine de elle tutulur bir yönlendirici eserler olmamıştır. Aslında en başa dönecek olursak, yaşamda dost, tıpkı hayata atılan her kişinin sahip olması gerekli en önemli değerdir belki. Burada da insan iletişimi ve ilişkisi dozajı gözükmekte. Dozaj, biraz eczacılık değimi oldu ama bir ölçek anlamında bu doz cidden mühim bana göre. İnsanlar birbirleri ile olan iletişimler, birbirlerine olan yaklaşımları sayesinde başarı ışığına kavuşurlar.
Söz söylemesini bilen , bir de söylediğini dinletmesini de bilen kişi çok üstün kişi etkileşimi yaparak, başarı omurgasını daha bir sağlamlaştırır. . Buna en açık örnek de NUTUK söylemi ile GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRKÜN insan üzerindeki yaklaşım ve etkileşimini gösterebilirim. Yani bir anlamda iletişimde hem konuyu dile getirmek, öte yandan da okumak da önemli olmaktadır. Bilhassa dünyada son dönemde ,insanların okumaya karşı olan artı eğilimleri acı ama gerçek bizim toplumumuzda pek uzak da kalmaktadır. Oysa kazanmanın en etkin ve basit yolu okumak üzerine kurguludur. Burada okunulan şeyin içeriği mutlak önemli ama okumanın asıl ağırlığı kişisel kazandırdıkları olmaktadır. İnsanın öz güven, bilgi, beceri eksikliğinden yalnız kalarak yaşamda yoluna devam etmesi var..
Bir de özgüveninin okuyarak sağlamış bir durumda, her konuda muaffak olmayı ufuk çizgisi yaparak, artı değerlerini dostları ile, onların ortak paydalarındaki birliklerinde yaşaması da var.. Yüce yaratan da bizleri yalnız kalmayalım diye hayata itmiştir. Ancak bunu idrak edemedikse, çözümü içinde bir gayret göstermedik ise, mazeretler ormanında yalnız olarak yolumuzu kaybederiz.
Öz olarak ben insanın gayretlerinin sırası geldikçe, kendisi için hep kazanç sağlayacağını belirtmek istiyorum. Belki giriş biraz uzadı ama hayat hedefi bilgi ile yeterli olmayıp, o bilgi üzerine inşa edilen hareketliliklerde bizlerin yol ve konumu belirlenmektedir. Düşünseneze eğitimin bilgi ancak bir bölümüdür. Teori yanında pratik yok ise, eğitimde kanadı kırık kuş misali uçması sorunlu olmaktadır. Hani denir ya, sizi eleştirmemeleri için , sizde kimseyi eleştirmeyin diye…Bu tamamen sorumluluğu üzerimizden atmanın en masum mazeretidir. Birde şöyle denir, hani bizde o şartlarda olaydık ,aynı şekilde davranırdık. Ne ilgi …Alakası bile yok.
Ben mutlak ne istiyor isem, sende kendince onu istersin. Tenkit ise eleştiri dışında daha bir ağır konumdur. Kişi kendini de eleştirebilir , ancak kendini pek tenkit etmez.. İnsanlar ile ilgilenirken, yada arkadaşlık, dostluk kurmak isterken, tehlikeli, kıvılcımlı söz ve davranışlardan kaçınmamız lazımdır. Bilhassa bizler, bu topraklarda yaşayan insanlar olarak: son yıllarda nice değersiz adamların tenkitlerine, şikayetlerine ve yaptıkları sosyal kötülüklere şahit olduk. Ne acı ve de düşündürücüdür ki, kötüler asıllarını bu içlerindeki şikayetleri ile anormal davranışları ile gözlerimizin önünde ortaya koymaktadırlar. Hele o yersiz tenkitleri ve yargılamaları yok mu ? Akıl alır gibi değil. Yüce Allah bile biz insanları hayat sona ermeden yargılamıyor, muhakeme etmiyor, üzmüyor, mutsuz kılmıyor..
O halde insan a ne oluyor ?….Halbuki hayattaki en mühim meziyetlerin başında da , diğer insanlara verebildiğimiz sevgi ve heyecan olmalıdır. İşte burada tekrar arkadaş ve dost olmanın veya olabilmenin önemi ortaya çıkmaktadır…Çünkü, insanın en güzide ve teşvik edici gücü, takdir ve de sevgi ile paylaşımdan geçer…Başarı kesinlikle her ne olursa olsun mükemmeldir. Zira biliriz ki, hayatımızda her şey ya da çok şey daima hep yukarı doğru gitmez. Bizler için şu yaşadığımız içinde olduğumuz an, gün, saat önemlidir. Bunu da kalp den yaşarsak mutlu olabiliriz.
Evet, yazdıklarım sadece kendi fikirlerim. Katılırsınız ya da katılmazsınız ama ben hep zarardan çok ,faydaya değer verdiğimden bunları da sizlerle birlik de paylaşmaya çalıştım….Ana konuda olduğunca, insanları anlayarak , onlara yaklaşarak, dost ve arkadaş olabiliyor isek, bir manada da sanki tüm dünyayı kendimizle beraber buluruz ve huzurumuzu da yanına katarak var olmamızın ayrı bir keyfini de yaşarız….Bence, hayatta en acı, en zor günleriyle karşılaşan ve de diğer insanlara da en büyük kötülükleri yapan kişi, kendisi gibiler ile asla alakadar olmayan kişidir. Bunun bilhassa siyasette örnekleri de çoktur….Hem toplumların başına ne bela ve de zorluklar , olumsuzluklar gelirse, inanın bu tür yapısı kısır ve de siyasette bir yer almak isteyenlerden gelmektedir….Bu kişiler, birde anlaşılmaz ama insanlarla doğrudan yüz yüze de kalmekten kaçınırlar.Arada hep bir aracı kullanmak ihtiyacı hissederler.
Sonunç olarak, dost ve de yanımızda arkadaş kazanmak istiyorsak, başkalarına zaman ,enerji, şahsi çıkarları asla düşünmeden yaklaşmaya başlamalıyız.Bir gizli kuralda şu bana göre yine……Yukarıda yazdıklarıma, birde GÜLÜMSEMEYİ ekleyelim….Tebessüm farklı ve anlamlı bir mücevharat gibidir.Sahip iseniz,hep kullanınız.Yine bildik cümleyi yazayım sizlere…..Başkalarının size nasıl davranmasını isterseniz, sizde onlara o biçimde davranınız..Aklıda da kalsın bu ara, kendimizin değerini de iyi bilelim ve farkında olalım.Atam ne güzel söylemiş onu….NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE..
Son satırlarımda şu olsun…Kavga,dedikodu,iftira,yalan,söz verip tutmamak,insanları kandırmaya meyilli olmak,hep münakaşaya ve kavgaya hazır bir halde bulunmak ile HİÇ KİMSE HİÇ BİR ŞEY ASLA KAZANAMAZ.
Zira bu yazdıklarım ile insanların fikirleri de asla değiştirilemez. Sandık başına gidilecek sayılı günler kala, nacizane tavsiyem, kimseye pek tesir etmeden ama ülke gerçeklerinide göz ardı etmeden dostca,arkadaşca gelecek için konuşalım.Birbirimizi dinleme başarısını , bir de anlayabilmeye verelim.O taraf ya da bu taraf diye suçlamadan ,biz biz taraf diye ULYS birliğinde buluşmaya bakalım.Ortak buluşmamız, diğerlerinin yıkılışı olacaktır.Biz en önemliyiz, bir en güçlüyüz, biz biz olduk diyebildiğimizde de üzdrimize oynan her türlü oyun sona edecektir.
YETERKİ BİZ OLALIM;CAN OLALIM DOST KALALIM..
Yoğun günlerde CUMHURİYETİN IŞIĞI ile hepinize saygılar olsun.. ORBAY….

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.