yarimada.org yarimada.org yarimada.org
yarimada.org yarimada.org yarimada.org
23 Mayıs 2019 Perşembe
SON HABERLER
DOĞALGAZ TUZAĞI

DOĞALGAZ TUZAĞI

Yarımada.org’da 2013 yılında ‘’Jeotermal Enerji Urla’yı ıska geçmemeli!’’ başlıklı bir yazım yayınlandı.

Ege Bölgemizde, ama özellikle Yarımadamızda, üzerinde oturmakta olduğumuz jeotermal enerjiden muhakkak faydalanmamız gerektiğini ifade etmişim. Tamamı ile yerli, milli, temiz  ve yenilenebilir bir enerji kaynağı olan jeotermal enerjinin, öncelikle bölge ısıtmasında, daha sonra tarımda ve hatta kültür balıkçılığında kullanılması gerektiğini vurgulamışım.

Urla’ya yaklaşık 20 kilometre mesafede olan Seferihisar/Doğanbey jeotermal enerji yataklarının ısı seviyesi itibarı ile bütün yarımadaya yetebileceğini, yalıtılmış hatlarla yapılacak enerji taşımasında meydana gelecek kayıpların gözardı edilebilecek seviyelerde olduğunu da ifade etmişim.

Bir şekilde bu enerji kaynağının sağlık turizminde kullanılmasına karar verilmiş. Bu kararı verenler bir şekilde, jeotermal enerjinin ‘’kaplıca anlamında şifalı su’’ olduğuna inandırılmışlar. Bir kere bu yanılgıyı ortadan kaldırmak lazım.  Sözü edilen, ve bölgemizin tektonik yapısı nedeni ile derin kaynaklarda bolca bulunan jeotermal enerji yalnızca ısı kaynağı olarak kullanılabilir. Asla şifalı olmayıp, son derecede agresif niteliklere sahiptir. Bugün yöremizde bölge ısıtmasında dolaşan su eşanjörler marifeti ile ısıtılan İZSU şebeke suyundan başka bir su değildir.

Bölge ısıtması için mevcut jeotermal enerji yataklarının yeterli olmadığına dair çıkarılmış bazı şayialar da vardır. Tektonik yapı değişmedikçe (Allah saklasın) bu kaynağın etkisini kaybetmesi ancak dünyamızın soğuması ile mümkün olabilecektir.

Ben, Jeotermal Enerji Urla’yı Iskalamasın diye çırpınırken kapımıza doğal gaz geliyor. Çoğumuzun bildiği, genellikle de kulak arkası ettiğimiz gibi  her ne kadar doğal gaz ısısı ‘’temiz ısı’’ olarak tanımlanıyorsa da, esas itibarı ile  bir fosil yakıt ısısıdır. Dünyamızın geleceği için en büyük tehdidi oluşturan global ısınmanın en büyük nedeni olan ‘’karbon salınımı’’ açısından odundan, kömürden, mazottan tek farkı kokusu, isi ve dumanı olmamasıdır.

Her şeye ragmen, doğalgaz Urlamızda dağıtılacak gibi gözükmektedir. Bu nedenle, bu yazımda doğalgaz aboneliği alacak olan hemşehrilerimizin mümkün olan nisbette doğaya daha az zarar vermeleri, bunu yaparken de kendi ekonomik menfaatleri doğrultusunda hareket edebilmeleri için, bazı bilgileri paylaşmak isterim.

Ülkemizde doğal gaz kullanımı son derecede yanlış bir şekilde gelişmiş bulunmaktadır.. Bu kullanım her eve, her daireye ayrı ‘’kombi’’ diye isimlendirilen kazanların montajı ile gerçekleştirilmekte ve ‘’kat kaloriferi’’ olarak adlandırılmaktadır.

Aşağıda İzmir bölgemizde yeni yapılmış bir yapı görüyorsunuz. 28 daire var bu blokta ve bu bloklardan 3 tane var. Yani 84 daire. Dikkatli bakarsanız her dairenin balkonunda bir adet kombi kazan var ve bacaları ile de topları ateşe hazır bir ortaçağ kalyonunu andırıyor bina.

Bir kombi kazanın üç aşağı, beş yukarı fiyatı, 4.000,- TL. dir.

84 Dairenin toplam kombi maliyeti : 336.000,- TL. dir.

84 Daireye yetecek merkezi doğal gaz kazan fiyatı yaklaşık 60.000,-TL.dir.

Her dairenin istiklal, hürriyet ve bağımsızlığını sağlayacak olan kalorimetre türü teknik donanımlar  için daire başına  fazladan 500,-TL hesaplarsak,

Bu site ilk yatırımda 236.000,- TL.lik bir tasarruf sağlıyabilecektir..

Bu da daire başına yaklaşık  3.000,-TL ya da üç yıllık doğalgaz faturasına denk gelebilecektir.

Bu arada merkezi ısıtmanın en az %25 lik bir de tüketim ekonomisi olduğunu gözardı etmemek lazım.

Eğer, yukarıdaki gibi yeni bir yapıdan bahsediyorak, ısıtma için ‘’yerden dolaşımlı’’ sistemin tercih edilmesi ayrıca büyük ekonomi sağlayacaktır. Şöyle ki, yerden dolaşımlı sistemde kazan çıkış suyunu  30-35 dereceye kadar ısıtmak yeterli bir konfor sağlarken, radyatörlü sistemlerde aynı konforu elde etmek için kazan çıkış suyunu 55-60dereceye kadar ısıtmak gerekir. Bu da neredeyse %50 oranında bir tasarruf sağlayacaktır. Yeni yapımda yerden dolaşım sisteminin maliyeti ile radyatörlü system maliyeti arasında pek bir fark da yoktur.

Yukarıda verdiğim rakamlar kaba örneklemelerdir, ama  ısınma maksatlı doğalgaz kullanımının merkezi olmasında çok büyük yararlar olduğu muhakkaktır. Doğalgaz kapısına gelmiş olan sitelerin yönetimlerinin merkezi sistemler için ısrarlı olmaları, hem site ortakları için hem de ülkemiz hem de dünyamız için yararlı olacaktır.

Kış aylarında, ısınma amaçlı olarak kullanılan yakıt nedeni ile Urla merkezde nefes almak neredeyse imkansız hale gelmektedir. Belediyemizin, mahalleleri örgütleyip, mahalle ya da ada bazında merkezi, doğalgazlı ısıtma sistemleri kurmaları da imkansız değildir.

Kimbilir, yarın büyüklerimiz, üzerinde oturduğumuz jeotermal enerjiden yararlanmamıza izin verirlerse, altyapı da hazır olacaktır. Doğal gaz ısı kazanı yerine yerleştirilecek bir eşanjör marifeti ile URLA’mız yerli, milli, temiz ve yenilenebilir enerji ile ısınabilecektir.

Hakkında Yilmaz Ayata

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*