yarimada.org yarimada.org yarimada.org
yarimada.org yarimada.org yarimada.org
13 Kasım 2019 Çarşamba
SON HABERLER
Dinlemek- Ahmet İnam

Dinlemek- Ahmet İnam

Türkiye değişecekse karşıt görüş odaklı siyaset yapmayı öğrendiğinde değişecek. Vesayetin kalktığını sananların şaşırmasının nedenlerinden biri de bu olsa gerek: Bir vesayet gider yerine bir başka vesayet gelir. Aynı tek yanlı bakış, aynı aşağılayıcı konuşma, aynı tavırla kendi yanında olanları Türkiye’nin tümü sanma yanılgısı. Vesayet, bu tavır ve bu hitabet tarzıyla değişeceğe benzemiyor. El değiştiriyor sadece.

Bu ülkede muhalefet odaklı bir siyasetin başlaması gerektiğini yazmıştım.

“Ben odaklı, kendi dünyamdan, kendi bencil çıkarlarımdan değil de benim gibi görüp, benim gibi yaşamayarak, benim gibi düşünmeyenlerden çıkarak kendi yerimi aramaya yönelik siyaset yapma tarzına verdiğim addı, muhalefet odaklı siyaset. Muhalefette olan da karşısındakini düşünerek siyaset yapacağı için, bu tür siyaset yapma çabasına, daha uygun bir adlandırma ile karşıt görüş odaklı ya da karşıt odaklı siyaset yapma diyebilirim.

İtirazları duyuyorum, merak etmeyin! “Hoca yine atışa geçti” diyenlerinizi de işitiyorum. “Neden bir siyasetçi kendi görüşünü, kendi inancını, kendi yaşam biçimini savunmayacak da kendisi gibi düşünmeyip kendisi gibi yaşamayan “rakip” siyasetçinin görüşünü, tavrını anlayarak yola çıkacak? Bu hiç insan denen varlığın yaradılışına uygun bir anlayış mıdır?

Karşı taraf “yanlışsa”, “beceriksiz”, “vatana zarar veren” görüş içindeyse neden onu anlayarak yola çıkayım ki? Hem öyle görüşler var ki onlar tümüyle çağ dışı, gaflet içinde, anlamaya değmeyen görüşler, bunları anlayıp ne yapacaksın? Adam beni ortadan kaldırmak istiyor, neden anlayayım ki onu? Ben de ortadan kaldırırım onu. Kafası ezilecek görüşün kafasını ezmeli. Anlama gibi bir lüksümüz yok. Siyaset bir savaştır. Zafer ya da mağlubiyet vardır bu yarışta. Gidersin sandığa, alırsın boyunun ölçüsünü. Şimdi sen bana karşı olanı neden anlamam gerekiyor onu söyle.”

KİM YALAN SÖYLÜYOR?

Söyleyebilirim. Anlamak kabul etmek değildir. Karşımdakiyle mücadele onu kendi dili ve değerleriyle anlayarak yapıldığında, yaşanacak siyaset, daha insanca, daha demokratik olacaktır. Anlamak, ortak doğruları bulmak için gereklidir. Kendi değerlerinizi dayatarak ortak değerleri bulamazsınız.
Hepimizin ufku sınırlıdır. Olup biteni ne denli “objektif” olmaya çalışırsak çalışalım hep kendi gözümüzün dar ufkuna sıkışarak, kendi anlama gücümüz, bilgi ve deneyim sınırlarımız içinde görmeye mahkûmuz.

Siyasette gerçeği görmek, birlikte görme (Almancada buna “mitsehen” diyebiliriz!) ile gerçekleşir. Elbette kimi gözler binlerce, milyonlarca gözün görmediğini görebilir ama siyasi açıdan birlikte yaşama niyeti olanların gözlerinin ortaklığına ihtiyacımız vardır.

Bunun için bizden farklı olanın, karşıtımızın nasıl gördüğünü görmek gerekir. Bunu göremezsek vesayeti kaldıramayız. “Aksırıncaya tıksırıncaya kadar içiyorsunuz, size karışıyor muyuz” derler, “işte camiler açık size karışıyor muyuz” derler. Karşımızdakinin nasıl gördüğünü görerek kendi görüşümüze diğer görüşlerle birlikte yer açmaya çalışmanın adıdır, karşıt odaklı siyaset.

İktidarı da, muhalefeti de çoğunlukla kendi görüşlerinin haklılığına son derece inandığı için kimse kimseyi dinlemiyor. İktidarın çektiği resimlerle muhalefetin çektiği resimler ne denli farklı. Kim yalan söylüyor? Yalanın ne olduğu birbirini dinlemeye gönüllü siyasette ortaya çıkabilir. Burada asıl sorumluluk, gücü elinde tutan iktidara düşmektedir. Dinleyemezse, dinlenemez. Ülkem bundan çok zarar görür. Görüyor da.

Hakkında Mahmut Tolon

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Wordpress Tema

Escort Eskişehir

Adana Escort

Adana Eskort

Escort Ankara

Escort

Kayseri escort

Mersin escort

escort Adana

Bodrum escort