yarimada.org yarimada.org yarimada.org
yarimada.org yarimada.org yarimada.org
20 Eylül 2019 Cuma
SON HABERLER
DERİNE İNERKEN DENGEYİ KAYBETMEMEK; “BİR ÜLKE NASIL KAYBEDİLİR?”

DERİNE İNERKEN DENGEYİ KAYBETMEMEK; “BİR ÜLKE NASIL KAYBEDİLİR?”

Kızım elektronik detoxtan geldi. Torunlar ile 1 hafta internet, elektrik olmadan kuzey ABD’de bir çiftlikte yaşamışlar. Bana bir tahta kaşık oymaya başladı. Seneye bitecek. İnsanın içi gidiyor. “Al tahtayı sanayide bir tornaya götür, kabaca kaşık şeklini ver, son şeklini o versin ve kaşık bir an evvel bitsin” diye. Ama mantık o değil!

Kızım yanında Ece Temelkuran’ın “How to lose a country” kitabını getirdi. Daha önce bu yazarın varlığını duymuştum ama bilinçli olarak bir yazısını okumamıştım. Çabuk okunacak bir kitap. Bravo!   Derine inerken dengesini kaybetmiyor. Sığlık etrafta o denli bol ki, kitabı sevmeye başlarken ayni zamanda korkmaya başladım. Ne zaman sığlık ve dengesizlik cılk diye  ortaya çıkacak diye. Ama uzun zamanda yontulmuş bir kaşık Temelkuran. Belli ki elle yontulmuş. Tasvir ettiği Fared Zakaria ve Thomas Friedman’da da, Mehmet Barlas’ı, Ertuğrul Özkök’ü görebilmek mümkün. Politikacıları küçümseyen hafif sol tandanslı başarılı İstanbullu yuppiler de, ABD deki, Almanya’daki yeniyetme genelde hafif sol tandanslı, benim tabirimle “güzel çocuklar” hepsi gözümde ayni.

Dengesini kaybetmeden sağ olsun, sol olsun, popülizmi ve tehlikelerini çok güzel anlatmış. Sığlığa düşmeden. Basitliğe kaçmadan. Temelkuran bana ümit verdi. Genelde kadınların evrimsel olarak zihnen erkeklerden daha donanımlı oldukları gibi bir ön kabulüm zaten var ama genelde de hep bir hayal kırıklığı ile gerçek üstüme sıçrıyor. Görüyorsun ki o kaşık arada bir tornaya girmiş ve el emeği yok. Dengesi torna ürünü. Her yerde bolca o her şeyi bilen ve anında analiz eden sığlık. Soğan kokusu iyi de, illa her an?

Ülkemdeki aydınların genelde bir tornaya girdiklerini düşünür olmuştum. Düşünce dünyası batıda yontulan ben, bir kaç adım sağ olsun, sol olsun popülizme yönelirlerken gerek Çetin Altan’da, gerek açık öğretimden gelen kadında gerek, yemek kitabı yazanda artık daha fazla zaman harcamanın israftan başka bir şey olmayacağını algılıyordum. Giderek daha kısa süren dostluklar sonunda. Tıknazca “Kemalist” “lider” adam da aynisi, sol kökenli de ayni! Bilmediğini bilmemek. Ama buradan yetişmiş bir aydın olan Ece Temelkuran’ın okuduğum ilk kitabında böylesine bir fos çıkma hissine kapılmadım.

Aristoteles’ten, Janice Joplin’e, Trump’dan, Orban’a, Erdoğan’a dünyayı algılayan bir aydın. Hazır çorba değil kitabı ve kesin okunması gereken bir kitap. Umarım Türkçesi de yakında çıkar. İftihar ettim. Bana kitabı okurken 2 gün arkadaşlık etti. Gidip hemen başka bir kitabını alır mıyım? Bilemedim. İzmirli imiş, bir gün bir başka kitabına kitapçıda rast gelirim herhalde.

***

Kadın gözüyle yazılmış doğal olarak, “kadın olmak zor” diye düşündüm. Erkek olmak da kolay değil Elhamdülillah! Galiba temelde insan olmak zor bir şey. Yaşam insanı bir yerden bir yere götürüyor. Küçük aileden çıkıp, işe, okula ve başka ülkelere. Sonunda “ülkem” olarak algıladığın yer seninle senin zihninde gidiyor. Kendi kızımı düşündüm. Yaşamının 15 yılı burada geçti. 25 yıldan fazlası farklı ülkelerde okudu, çalıştı ve yaşadı. Torunlarım Osman ve Hakan Manhattan doğumlular. Ülke korkarım zaten bir illüzyon. Ülke kayıp falan da olmuyor, içinde taşıyorsun sanki hep. Sadece içindekini saklayabilmek, koruyabilmek ve paylaşabilmek için çok çalışmak gerek. Çok. Bu da tahta kaşık oymak gibi uzun süren bir işlem. Ne kadar çok dünya vatandaşı olursa da bu gezegen o denli güvenli bir yer olacak diye düşünüyorum.

Ben 13 yaşında ilk kez “yurtdışına” çıktım. Babam Yassıada ve Kayseri’deki “mapushane” serüveninden sonra iş bulamamıştı. Almanya’ya gitti. Ben “yalnız olmaması için” yanına gittim ve orada okudum. Eski milletvekillerine emekli maaşı bağlanınca o ülkeye döndü, ben okumaya devam için orada kaldım. Milyonlarla yaşam öyküsünün apayrı “ülkeleri”.

Olan biten onayımızı gerektirmiyor zaten, yargılamak da haddimiz değil, sadece yaşıyoruz ve anlamaya çalışıyoruz.

Hakkında Mahmut Tolon

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*