15 Aralık 2017 Cuma
Son Haberler

Büyük Resmi Görebilmek…Zeki KIVRAK

Şimdilerde TV dizisi olmuş, seyredemedim. Ama olayları, içinde yaşayarak çok yakından takip etmiştim. Televizyon haberleri, canlı yayınlar, tartışma programları onlarla dopdoluydu çünkü.
2002 yıllarında, enerji kesintileri başösterip Rolling Blackout lar ile California karanlıklara gömülmeye başladığında taa ortaokul günlerine dönüvermiştim. 1978 li yılların müthiş enerji darboğazı ile cebelleşen Türkiye’si, her akşam elektrik yokluğu nedeni ile erkenden gidilen yatakhaneler, diz boyu Afyon soğukları filan.
Ne müthiş bir ironiydi. Çeyrek asır sonra dünyanın öbür ucunda akıllara ziya enerji kopuklukları inanılır gibi değildi.
Karanlıklarla boğuşan California Eyaleti ile “Titanic sulara gömülürken bile ışıl ışıldı!” diye dalga geçebiliyordu enerji devi Enron ‘un CEO ‘su Jeffrey Skilling. Bu veciz beyandan 3-4 ay kadar sonra Enron ‘un kendisi, hiç bir ön belirti göstermeden, aynı Titanic gibi saniyeler içerisinde gümbür gümbür göçtü gitti. Skilling ve bir dizi şirket yöneticisi hala hapisteler.
Kimsecikler anlayamamıştı neler olup bittiğini.
İster inanın, ister inanmayın, ben hissetmiştim. Koskoca şirketi tuzla buz eden o buzdağını, Amerikan ekonomisinin ta bugünlere uzanan ve hala içinden çıkamadığı derin çalkantılarını, yaklaşmakta olan kapkara bulutlarını, fırtınalarını sezmiştim.
Enron beraberinde cumhuriyetimizle yaşıt dev bir muhasebe şirketini de götürdü. Finansal denetimlerde şirketin durumunu göremeyen ye da görmek isemeyen, dillere destan Arthur Andersen de gümledi. Moodys, S&P gibi kredi derecelendirme kuruluşlarının, bu şirkete ışıklar içerisinde sulara gömülmeden bir hafta önce yıldızlı notlar verdiğini duymuş muydunuz?
Sonraki beş yıl ABD ekonomisi için çok zor geçti. Subprime Mortgage denilen, batık ev kredisi sorunu pek çok devasa kuruluşun başını yaktı. Asla yıkılmaz denilen Lehman Brothers bir günde kepengi kapattı. Bear Stearns isimli dev uluslararası yatırım bankası batarak beraberinde pek çok uluslarası finans kuruluşu (aralarında dev ingiliz ve arap bankaları da var) içinden bir daha çıkamayacakları bunalımlara sürükledi.
Kimsecikler bilmez ama, ABD de ev kredisi kullanan orta direğin can düşmanıdırlar: Fannie Mae ve Freddie Mac gibi devasa borç kurumlarına devlet el koymak zorunda kaldı. Sıradan bir mağdurları olarak oh olsun dediğimi hatırlıyorum.
Bitmedi. Sanayi kuruluşları da birer birer gitti. Gençliğimin rüyası, yüzyıllık motor şirketi General Motors battı. Koskoca Detroit şehri bir daha asla eski şaşaalı günlerine kavuşamadı. Halihazırda itin kopuğun ayakta kalmaya çalıştığı loş sokaklardan ve bu sokakların iki yanına sıralanmış, borçları ödenemediği için terkedilmiş viranelerden ibaret.
Delta, United, American vs bilumum amerikan havayolu, devletten alabildikleri onca desteğe rağmen zar zor ayakta durabiliyorlar. Fırsatınız varsa sakın bu havayollarının ekonomi sınıfında seyahat etmeyin. Sıradan yolculardan arakladıkları üç kuruşluk ikram ile kurtulacaklarını düşünüyorlar.
Bugün durum çok daha vahim. Trump ‘ ın kılıç zoru ile ona buna milyarlarca dolarlık silah satmaya çalışması boşuna mı sanıyorsunuz?
Dün BBC nin haberiydi. Kamu borçları 20 trilyon dolarmış. Yurt içi hasılaya oranı % 120 civarında.
Yunanistanın % 185, Portekizin % 150, İngiltere, Fransa vb gelişmiş ülkelerin ki % 80-100 arası. Danimarka Belçika gibi durumu iyi olanlar % 50 -60 arasındaymış. (Türkiye durumu iyi olanlardan.)
Bugünü değerlendirirken şurada ne olmuş, bu ne demiş, neden olmuş gibi detaylara saplanmayın derim.
Büyük resim herşeyi gösteriyor. Batı dünyası çok derin bir kriz içerisinde ve çırpındıkça da batıyor. Dünyanın her köşesindeki pıtırak gibi patlayıveren krizlerin tamamında bu çırpınış yatıyor, Türkiye de bunlardan nasibini alıyor. Venezuela da bir türlü düşürülemeyen Maduro, Brezilya ‘da, Mısır ‘ da, Saudi Arabistan ‘da darbe, Ukrayna, Gürcistan kurtlar sofrası, Yemen, Irak, Suriye kangölü, Zimbabwe ‘ de Mügabe yi sonunda kaydırabildiler, Kuzey Kore en sıcak bölge, Filipinler zorlanıyor vesaire vesaire.
Bu hengame, bu tozdumanda olan insancıklara oluyor. Milyonlarca insan ölüyor, yerinden yurdundan oluyor.
İşin kötüsü ne bilir misiniz. Batnın insan hak ve özgürlüklerine saygı temeline oturtulmuş değer yargıları çok derin yararlar alıyor. Bu yargılara zemin oluşturmak için ömürlerini feda eden insanlar mezarlarında dört dönüyor olmalılar. 200 sene kadar öncesinden 1950 lerde kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ni kelimelere döken Jefferson’ın kemiklerini gel de zaptet bakalım.

Hakkında Zeki Kıvrak

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*