yarimada.org yarimada.org yarimada.org
yarimada.org yarimada.org yarimada.org
21 Ağustos 2019 Çarşamba
SON HABERLER
Beğeni, Sevgi, Aşk Üzerine Çeşitlemeler…Zeki KIVRAK

Beğeni, Sevgi, Aşk Üzerine Çeşitlemeler…Zeki KIVRAK

Fikrimce aşk ile sevgi birbirinden epeyce farklı, iki ayrı sözcük. Herhalde beğeni de, bu ikisi arasındaki farkı belirginleştiren, derinleştiren, gün yüzüne çıkaran, yardımcı bir kavram olsa gerek.
Beğeni” genelde estetiktir. Algılarımızla, duyu alma organlarımızla, karar verdiğimiz bir yargılama biçimidir.
Bir rengi, şekli, görüntüyü yani görebildiğimiz şeyleri, veya kulağımızla işitebildiğimiz bir sesi beğenebiliriz. Görebildiğimiz şeyler, ışığın cisimlerden yansıyarak gözümüze ulaşan, gözümüzle algılayabildiğimiz biçimidir, zahiridir. İşitebildiğimiz şeyler ise titreşimlerin, kulağımız ile algılayabildiğimiz biçimidir. Ses ve ışık, fizik açısından aynıdır, denizdeki dalgalar gibi, uzunluk ve derinlik olarak sonsuz biçimde değişken elektromanyetik dalgalardır. Sıfıra yakın sonsuz küçüklükten tahayyül ötesi büyüklüğe ulaşabilen değişkenliğe sahip dalgalardan ancak miniminnacık bir bölümünü duyabilir ya da görebiliriz.
Öte yandan burnumuz ile koklayabildiğimiz bir kokuyu, ya da dilimiz ile tadabildiğimiz bir tadı da beğenebiliriz. Bunun için madde parçacıklarının dilimize ya da burnumuza kadar ulaşması gerekir.
Son olarak ta dokunabildiğimiz, sıcaklığını, yumuşaklığını, pürüzlülüğünü, kayganlığını, ıslaklığını, hissedebildiğimiz şeyler hoşumuza gidebilir.
“Sevgi”tanımlaması pek kolay olmayan bir duygu. Hakkında asırlar boyu felsefe yapılan, boy boy romanlar, makaleler, şiirler yazılan ama adı bir türlü konulamayan bir şey işte. Belki bağlılık, belki sorumluluk, belki tutku. En çok ta, fedakarlık ve “Passionate Commitment”, yani bir ihtiraslı taahhüt.
Neye ve kime karşı bir taahhüt ve neden? Orası biraz meçhul.
İlahi varlığa, kişiye, hayvana, bitkiye, doğaya veya her türlü nesneye. Aile veya aidiyet bağları, dostluk, arkadaşlık, değer yargıları, borçluluk veya sorumluluk duyguları ve tabi ki de, beğeni, uç noktada da, en acımasız tarafından bir cinsel cazibe sevgiyi tetikleyen şeyler.
Peki, beğenmediğimiz birisini sevebilir miyiz? Kuşkusuz evet.
Sevdiklerimizin, sevmeyi başardıklarımızın, beğenmediğimiz, olumsuz bulduğumuz, görünür ya da görünmez bir çok özelliği yok mudur içimize sinmeyen? Kiminin huyunu, kiminin suyunu, kiminin rengini, kiminin sesini beğenmeyiz ama onları yine de severiz.
Bunun tersi de doğrudur. Sevemediklerimizi beğendiğimiz de olur. Bazen sesini çok sevdiğimiz bir sanatçıyı bir türlü içimize sindiremeyiz, içimizden o güzel sesin sahibini sevmek gelmez.
“Aşk” ise tanımlamaya çalıştığımız kavramlardan en zor olanı. Tanımı zorlaştıran şey, kültürümüzde, bu sözcüğün, zaman içerisinde biraz anlam değiştirmiş olması. Farsça’dan dilimize “çok güçlü sevgi” anlamı ile geçmiş.
Geçmişteki ilahi anlamının yanında, artık sevgiliye duyulan ve daha ziyade cinsellik içeren bir tanım olarak ta kullanılıyor. Hele hele gençlikte sıkça kullandığımız “aşık oldum” cümlesi, sadece ve sadece cinsel boyutlu; çoğu zaman sevgi bile içermiyor. Olsa olsa cinsi bir cazibeden söz edilebilir, o kadar. Ancak ne var ki, bu cazibe, aşk için kesin bir önkoşul.
İşte bu nedenle, ilahi ve kutsal anlamlı olanı bir kenara koyarsak, aşk ile sevgi arasında bir ayrım yapmak gerektiği benim kişisel düşüncem.
Böylesi bir ayırım, sevgi tanımını kolaylaştırıyor. Anneye, çocuğa, arkadaşa, tabiata vs. duyulan sevginin çeşitliliğini tartışma ihtiyacı hissetmiyorsunuz. Sadece bu değil elbet. Yaş ilerledikçe, hani derler ya, “aşk bitti!” noktasına geldiğinizde “hani sevgiye ne oldu?” diye apışıp kalmıyorsunuz.
Bu tanımlara göre birkaç önemli mantıksal çıkarım mümkün:
1-Sevgi, sadece beğeni ile başlamaz. Ortam, zorunluluklar, sorumluluk duyguları, ihtiyaçlar sevginin başlaması için tetikleyici güç oluşturabilir.
2- Sevemediğimiz birisini beğenebiliriz. Beğenmediğimiz birisini sevebiliriz.
3- Sevgi, aşk gibi bir anda oluşmaz. Bir bağ oluşması zaman alır.
4- Aşık olmak için beğenebilmek gerekiyor. Beğenemediğiniz birisine cinsel cazibe hissetmeniz mümkün değil, aşık olamazsınız. Aşık olmuşsanız da mutlaka beğendiğiniz bir tarafı olmuştur.
5-Aşık olmadığımız birisini sevebiliriz. Çevremizdeki evliliklerin çoğu buna bir örnektir. Bunun tersi doğru mudur, bu tartışmalı bir konu. Bir başka deyişle sevmediğimiz birisine aşık olabilir miyiz: Bir ihtimal evet. Platonik aşkları bu çerçevede değerlendirmek gerek. Uzaktan görmüşüzdür, ama sevgiye götürecek bir bağ henüz oluşmamıştır, sadece uzaktan aşık olmuşuzdur.
6-İlk bakışta beğenemediğimiz birisini sevebiliriz. Ama sevdikten sonra da, o beğenemediğimiz özellikleri ya beğenmeye başlarız, ya da gözümüze çarpmamaya başlar. Sonuçta da, bu teorinin en güzel tarafı ortaya çıkar, “Bir görüşte aşk” a, iyi bir alternatif getirir: “Zaman içinde aşkı mümkün kılar”

Hakkında Editör

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*