yarimada.org yarimada.org yarimada.org
yarimada.org yarimada.org yarimada.org
19 Ağustos 2019 Pazartesi
SON HABERLER
Babalar Günü- Nezih Öztüre

Babalar Günü- Nezih Öztüre

Yıllardır içimde biriken öfkeyi sonunda yazıya döktüm, amacım kırıp dökmek değil, bir tane de olsa incinmeyi önlemek.

Geçen Anneler Günü kutlandı. Haftalarca önceden tüketim pompalanmaya başlanmıştı zaten. Duygu sömürüsünün en acımasızları, üç beş parça fazla mal satmak ,daha fazla kazanmak amacıyla, vicdanlar rafa kaldırılarak yapılıyordu. Maksat cüzdanlar dolsun. Çok merak ediyorum yüzde kaç anne ya da evlat bu günü coşku ve neşe içinde kutladı?

Evladını yitirmiş, çok istese de çocuk sahibi olamamış, zamanlı ya da zamansız annesini kaybetmişlerin yarasının tekrar kanatılmasına değdi mi bugün? Kim daha çoğunlukta?
Bırakın manasız rakamları, dağladığınız bir yüreğe bile değer miydi?
Kaderin sillesini yemiş o insanlar, mutluluklara gölge düşürmesinler diye, göz yaşlarını içlerine akıttılar, gizli gizli ağladılar. Sokağa çıkmadılar, gazete okumadılar, televizyon seyretmediler. Bu acılarını, öfke ve isyanlarını dile getirmediler.

70’li lise yıllarından bu günlere isyan etmiş ve de nefret etmişimdir bu günlerden. Zira o yıllarda kapı komşumuz çok sevdiğimiz, şimdi adlarını unuttuğum diplomat bir çiftin, anne olamamış bireyi, bu hazin günden iki hafta önce yataklara düşer, tükettirmek için uydurulmuş bugün geçtikten anca 10 gün sonra evden çıkabilirdi. Biz de çocuk aklımızla o gün komşumuza gider “Siz de bizim annemizsiniz, sizi çok seviyoruz” gibi irdelemekten yoksun aklımızca laflar ederdik. Gönlünü mü aldık? Yarasını bir daha mı deştik? hala bilmiyorum. Tüm yıl zarafeti ve letafedi ile hayran olduğumuz bu hanımefendinin, o günlerdeki kolunun kanadının kırıklığını, belli etmemeye çalışsa da içine attığı acısının yüzüne ve sesine yansımasını 40 yıla yaklaşan bu sürede unutmadım, unutamadım. Komşumuz bizleri üzmesin diye hikayesini hiç anlatmadı. Biz de bir türlü sormadık. Çünkü duymak istemedik.
Aynı gün çok sevdiğimiz bir aile büyümüz çifte giderdik. Devletine sadakat ile yıllarca hizmet etmiş bu çift, o kadar çok çocuk istemişler ki.. Her doğan çocukları çok az bir süre yaşayıp, onları kederler içinde bırakıp bu dünyadan gitmiş olmasına rağmen, bir tanecik olsun evlat sahibi olma isteği ve aşkı ile tam altı kez denemişler. Her seferinde yüzlerini gördükleri, sesleri duydukları ,altını beleyip, kundakladıkları 6 evlatlarını kendi elleri ile kara toprağa vermişler. Ben onlara gittiğimde acılarını hiç belli etmezlerdi (yada ben anlamazdım, anlamak istemezdim belki). Hala yaşıyorlar, onca yıl geçse de bu pazar nasıldılar acaba? Bugün cesaretim olsa da gidip sorsam.. Eminim ki “Sizler varsınız, tüm çocuklar bizim çoçuğumuz’ deme erdemini ve yüce gönüllüğünü göstereceklerdir. Ama nerde bende soracak o yürek… Yüzlerce böyle dram yazabilirim. Hepsi yaşanmış, yaşanmakta..
Sonrasında bu ticari gün çok tutunca Babalar Günü geldi. Aynı dramlar o günde de yaşanıyor. Erkek adam ağlamaz, erkekler duygularını belli etmez cenderesi içinde büyütülen bu bayların yüreklerinde kopan fırtınadan en hafif bir esinti bile dışarıya sızmaz. Eşini, ailesini varsa diğer evlatlarını, sevdiklerini üzmek istemezler.

Babaları bu vatan için şehit düşen, onlara ekmek getirmek için köhne bir madende göçük altında kalan çocuklar o gün ne yapıyorlardır diye hiç düşündünüz mü?
Ehh bugün de tutunca, gelsin sevgililer günü. Bir liralık gülün en az on liraya hatta mümkünse yüz liraya kadar satıldığı, envai çeşit yalamalığın ve şaklabanlığın yapıldığı gün. Sevgilisi olmayan ya da ayrılanın kahrolduğu gün.
Efendim sen iktisat bilmiyor musun? Arz- talep öğrenmedin mi sen? nidalarınızı çok net duyuyorum. Adından falso başlıyor bi kere. Arz-ihtiyaç olsa tabi ki anlarım. Önce talebi yarat, sonra tükettir mantığını artık kabul edemiyorum maalesef. Peki muhteremler siz ticari sömürü, duygu sömürüsü nedir biliyor musunuz? Hiç zorlanma, al sana artık onlarcası uydurulan günler. Bari hediye diye çok mevsimlik köklü bir bitki götür de, karbondioksiti tutsun ve de sevdiğin seni uzunca bir süre hatırlasın.
Yıllar önce Frankfurt havaalanında bir telefon şirketinin kocaman bir ilanını görmüştüm ’’Sevdiklerinizi aramayı unutmayın ‘’yazıyordu.
Sen de ‘’sevdiklerinizi unutmayın’’ yaz vitrinine ya da ‘’Her gün sevdiklerinizin günü’’ deyiver, hem yürekleri dağlamazsın, hem de stres yaptırıp gereksiz değil ama ihtiyaç olan ürününü tüm yıl satarsın.
Nasıl olsa herkesin sevdikleri var, olmayanı da koyver gitsin. Hem riya ve sahtekarlık yapmasına engel olursun. Zaten onun parasının da kimseye hayrı olmaz
Ne ticaret ayıp ne de üretmek, vicdanlı yapılırsa övgüye, takdire şayan elbette. Hele hizmet sektörü, adı üstünde sana hizmet ediliyor, parasını da versen de sakın teşekkür etmeyi unutma.

Kadınlar günü!!!!
Negatif ayrımcılığın daniskası. Ezilmesine ,örselenmesine, eksik etek denmesine, töre cinayetlerinde vahşice katledilmelerine karşı çıktın mı? Görmezden mi geldin? Tanrımızın yarattığı bu en ulvi canlı için bir yıl boyunca ne yaptın? Ömrün boyunca ne yaptın?
Varlıklısını trafikte sıkıştırdın, ihtiyaç sahibini otobüste taciz ettin, çaresizinin rızası dışında, zorbalıkla ırzına geçtin, rezilliğinin ortaya çıkmasına ramak kala, bak sen şu işe ki kızcağız intihar edivermiş!!!
Hamile kalanı işten attın, anne olacağını geç öğrendiğinin, hemen yerine yenisini aradın, doğum izni bitince, lohusaymış, üzülürse sütü kesilirmiş diye düşünmeden gönderdin. Sonra “ANNELER KUTSALDIR’’ kutsal, ama sen vicdansızsın.
Sen anneni, babanı, sevgilini, kadınları sadece ve sadece bu günde hatırlıyorsan, geçiniz.

Hakkında Mahmut Tolon

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*