yarimada.org yarimada.org yarimada.org
yarimada.org yarimada.org yarimada.org
23 Ağustos 2019 Cuma
SON HABERLER
Baba ve Çocuk – Mine Topçu

Baba ve Çocuk – Mine Topçu

 

Bir çocuğun, mahallede, hatta başka mahallelerde başka babalar tarafından sık sık aşağılanan babasına sahip çıkması, ona saldırıldığında koşup babasına sarılması, hele şiddeti biliyorsa küçük yumrukları ve henüz kocaman yüreğiyle saldırganlara saldırması beklenen anlaşılabilir tepkileri olabilir.

Peki ya o çocuk, başlarına gelenler hakkında başkalarının söylediklerini duymaya, ne olduğunu, neden olduğunu düşünmeye başladığında, biraz da gözlemle kendi babasının yeterince “iyi” olup olmadığını sorgulamaya başladığında babasına sarılan kolları gevşemez mi?

Babasının yalanlar söylediğini, ihtiyaçlarını karşılamaktan, kendisini ve onu korumaktan aciz olduğunu, kendisini ciddiye almadığını, dinlemediğini, ancak itaat ettiğinde sevildiğini, tersi durumda şiddetle cezalandırıldığını, tüm bunların da başkaları tarafından gözlendiğini ve dillendirildiğini, saklanacak, kurtarılacak bir şey kalmadığını gördüğünde geri çekilmez mi?

Bu çocuk, olan biteni izledikçe gördüklerinden, düşündükçe anladıklarından duyduğu utanç, öfke ve çaresizlikle nasıl baş edeceğini bilir mi? Böyle bir babanın çocuklarının nasıl baş edeceğini bilmemesi şaşırtır mı sizi?

Bu çocuklarla kendilerini doğrudan ilgilendiren ciddi meseleler konuşulmamıştır. Bu çocuklara haberdar oldukları kadarı için bile, olan bitenler hakkında yeterli ya da doğru açıklama yapılmamıştır. Bu çocukların sorularına cevap verilmemiş, istekleri “şimdi sırası değil, bu senin boyunu aşar, ne diyorsam o..” denerek reddedilmiş, ısrar ya da direnmeleri cezalandırılmıştır. Bu çocuklara ellerindeki ile yetinmelerinin normal ve nasılsa zorunlu olduğu dayatılmıştır.

İyi bir çocuk olarak harçlığını nereye harcayacağından, kimlerle arkadaş olacağına, ne okuyacağından ne seyredeceğine, hangi eğitimi nerede alacağından, büyüdüğünde hangi işte çalışacağına, kiminle evleneceğine, kaç çocuk yapacağına kadar neyi nasıl yapacağı, neyi yapmaması gerektiği hep söylenmiştir.

Bu yaşlanan ama büyümeyen çocuk artık başka çocukların babası olsa bile, babasının çocuğu olarak kalması için “Büyük Baba” elini üzerinden hiç çekmemiştir. Artık yaşlı, hasta, hatta ölüyor olsa da büyüyen ailesiyle ona itaat edenlerin sayısı ve böylece gücü artmıştır. Ancak artık iyice tutarsız, kaprisli, hastalıklı bu ilişkinin değişmesine, kendisine yardım edilmesine bile izin vermeyen muktedir Baba’ya etrafındakilerin çoğu, ayıp, günah sopasıyla bekçilik ederek yardım etmektedir.

Şimdi nasıl bir tepki geliştirir bu çocuk? “Bu saatten sonra yapacak bir şey yok” deyip sürdürür mü? Her şeyi olduğu gibi bırakıp, arkasını döner gider mi? “Reis benim artık, yeter” der mi? Başka ailelerde nasıl, bu ilişkinin sağlıklı hali ne olmalı diye etrafına bakar mı? Bundan sonra, hiç değilse kendi çocukları için daha iyisi olsun diye aynı hisseden başkalarını dinlemeye, onlarla çözüm aramaya, yaşamı hakkında kararın kendisine ait olduğuna inanarak harekete geçer mi?

Ben kestiremiyorum.

Bu duygusal, kırılgan Çocuk ve Babasının ilişkilerinin Devlet Baba ve Toplum ilişkisi benzerliği uzun zamandır düşündürüyor beni. Bu yakınlığı ben kurmadım, bu ülkede bu ilişki hep böyle tanımlandı. Bu aileden olarak bu benzetme de teşbihte hata diye yorumlansın varsın…

Hakkında Mahmut Tolon

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*