yarimada.org yarimada.org yarimada.org
yarimada.org yarimada.org yarimada.org
18 Kasım 2019 Pazartesi
SON HABERLER
Ata’yı Anmak, Seçimler…

Ata’yı Anmak, Seçimler…

karatopÖncelikle, her 10 Kasım’da olduğu gibi, Ata’mız büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ü minnetle, şükranla anıyorum. Onun çizdiği yol olmasaydı, belki bizler de bugün aynı Suriye’li insanlar gibi botlarla, koşarak kaçarak canımızı kurtarmaya çalışıyor olabilirdik. Öte yandan, Ata’mızı anarken, bugün geldiğimiz noktada, birilerini eleştirmek adına, karşıtlarımızı fikren yok etmek adına ve her ne ad altında olursa olsun, bu büyük insanın adının savunduğumuz değerlerin hemen önüne konulmasını da doğru bulmuyorum. Unutmamak gerekir ki, bu ülkede büyük önderin adı kullanılarak yapılan icraatın birçoğunda ülke inim inim inletilmiştir. Bunun en bariz örneği de 12 Eylül yönetimidir. Bugün artık herkes o dönemde ülkenin en az 10 yıl geri gittiğini söyleyebilmektedir. Kısacası, Ata’mızı analım, O’na layık olmaya çalışalım, O’nun önderliğinde kurulan Cumhuriyeti kanımızın son damlasına kadar koruyalım, ama kendi fikirlerimizin adına, O’nun o günkü koşullarda söylediği 2 cümleyi alıp da kendimize siper edinmeyelim. Unutmamak gerekir ki, O bugünkülerle hiçbir şekilde karşılaştırılacak bir lider değildi, çağını aşan, tüm gelişmekte olan ülkelere örnek olan, çağdaş, vizyoner bir liderdi.

Seçimlere gelince, sonuçlar ile ilgili olarak birçokları gibi ben de fena halde yanıldığımı itiraf etmeliyim. Burada yazmadım ama ben AKP oylarında bir düşüş beklerken, bunun önemli bir kısmının MHP diğer bir kısmının ise HDP oylarına yansıyacağını düşünüyordum. Büyük yanılgı. Sadece Türkiye genelinde olup da Urla’da tahminime benzer bir sonuç çıksa neyse, Urla’da da bu tahminim hiç tutmadı. Demek ki, toplumu iyi gözetlemiyor ve kendi çıpam etrafında dönüp duruyorum. Bunu düzeltmek için ne yapılması gerektiği hakkında da bir fikrim yok ne yazık. Şükür ki bunu hiçbir yerde iddia konusu haline getirmedim.

Öncelikle, seçimi kazanan AKP’nin yaptığı yüksek sıçrama ile yine tek başına hükümet kurma başarısını kutlamak gerekiyor.

Öte yandan, 7 Haziran tarihinden itibaren gerek güney doğu Anadolu illerinde yoğunlaşan terör eylemlerine bir türlü son verilememesi ve ancak PKK’nın seçimlere kadar eylem yapmayacağını ilan ettikten sonra bu bölgedeki terörün durması, buna ek olarak İŞİD bombacılarının kanlı eylemlerinin alınan istihbarata rağmen engellenememesi gibi olgular, bunların yanı sıra ekonomik olarak büyümenin nerdeyse durma noktasına gelmesi, ekonomik kurumlardan özellikle Merkez Bankası’nın özerkliğinin giderek erozyona uğratılmaya çalışılması, dış politikada vaat edilen hiçbir hedefe ulaşılamamış olması, anayasadan şikâyet edilmesine, değiştirileceği vaat edilmesine rağmen, yıllardır artık bir yamalı bohça haline gelmiş olan cunta anayasası ile yönetiliyor olmamız, kişi başı gelirin 10 bin $’ın üzerine bir türlü çıkartılamaması (bu yıl gerilemesi söz konusu), haksız tutuklamalar, adli düzene güvenin tamamen yitirilmiş olması gibi iktidardaki parti aleyhine sayılabilecek onca argümana rağmen, sadece güzel yollarımız, hızlı trenlerimiz, yeni köprü ve havaalanlarımız, koca koca gökdelenlerimiz oldu, televizyonlarımız incele incele kağıt kıvamına geldi diye açıklanabilir mi bu olağanüstü artış merak ediyorum.

Birçokları AKP oylarındaki artışı MHP ve HDP oylarındaki gerilemeye bağlıyorlar ki matematiksel olarak analiz edildiğinde bu gerçekten de böyle. MHP oylarındaki gerileme Devlet Bahçeli’nin 7 Haziran’dan sonra kendi başına karar alarak hiçbir konuda sorumluluk almamasına bağlanırken, HDP’ deki gerileme ise artan PKK terörüne karşın parti üst yönetiminin bir türlü cesaretli bir karşı duruş gösterememesine bağlanıyor. Bu tespitler bence de doğru geçerli tespitler.

İyi de, gerek MHP gerekse HDP’ deki oy kayıpları neden CHP’ye veya başka bir partiye gitmiyor da yukarıda sıraladığım onca olumsuzluğa rağmen bu olumsuzlukları yaratan partiye gidiyor? Buradan şunu mu çıkarmalıyız: Oy verenler bu olumsuzluklarla ilgilenmiyorlar, onların tek derdi istikrarlı bir yönetim. Bu doğru bir açıklama şekli olabilse de, ben bundan ziyade oy verenlerin AKP yönetimindeki insanlar ile kendileri arasında daha bir yakınlık hissettiklerini düşünüyorum. CHP uzun süredir ülke yönetiminde söz sahibi olmamasına ve oy verenleri etkileme anlamında bir yapısal değişikliğe gidiyor görüntüsü vermeye çalışmasına rağmen, diğer partilerin kaybettiği oyların ancak küçük bir kısmını alıyorsa, bu oy verenlerin kendilerini oraya ait hissetmemeleri ile açıklanabilir bana göre.

Bunun nedeninin ülkemizde yıllardır uygulanan kimlik siyasetinde aranması gerektiğini düşünüyorum. Daha öteye gidersek bunun bize Osmanlı’dan kalan bir miras olduğunu da ileri sürebiliriz. Ülkemizde son yıllarda bunun daha da acımasız bir şekilde uygulandığı malum olmalı.

Bunun yanı sıra, paralel yapılanma diye anılan ve hükümetin bütün gücü ile üzerine yüklendiği yapının içindeki unsurların da seçimlerde hiçbir etkinliklerinin olmadığını bir kez daha görmüş olduk. Oysa yıllardır, AKP gelmeden önce de birçok parti bu yapılanmanın siyasi anlamda çok büyük bir güç olduğunu düşünerek okyanus ötesine selamlar gönderip bir şekilde destek almaya çalışırdı. Aslında belki eskiden böyle bir gücü de vardı bu yapının ama hâlihazırda öyle büyük bir baskı ve kuşatma altındalar ki, herhangi bir şekilde örgütlü olarak ülkede siyasi anlamda bir faaliyet gösterebileceklerini düşünmüyorum. Kısacası, okyanusun öte tarafında seçimler için stratejik kararlar alınsa bile bu kararların ülkede uygulanma şansı olamazdı.

Sevgiyle, dostlukla…

Hakkında Editör

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Wordpress Tema

Escort Eskişehir

Adana Escort

Adana Eskort

Escort Ankara

Escort

Kayseri escort

Mersin escort

escort Adana

Bodrum escort