yarimada.org yarimada.org yarimada.org
yarimada.org yarimada.org yarimada.org
23 Ağustos 2019 Cuma
SON HABERLER

ANAKSAGORAS…

Ben Urla İskele’li Deniz Barbaros Şarman..
Eski Zamanın Klazomenai’sinden Atalarımızdan Anaksagoras’ın genlerinden bir yolcu..
Onun bir deha olduğunu bu günkü aklımla idrak etmenin gururu içinde mutlu bir yolcu..
Belki ondandır filozofları böyle sevmem, onun yaşadığı topraklarda can bulmamdandır balıkların yüzgeçlerine özenerek onun yüzdüğü sularda ,soluğumu solungaçlardan alırcasına uzun uzun denizlere dalmam.. İlk o değil miymiş zaten balıkların solungaçları ile soluduğunu, bitkilerinde diğer canlılar gibi soluk alıp verdiğini keşfeden.. Atam Anaksagoras değimliymiş Klazomenai’nin pırıl pırıl gümüş sularında mehtabın, ayın o bin bir çeşit büyülü güzelliğini seyrederken, bu güzeller güzeli ayın ışığını güneşten aldığını keşfeden.. Güneş tutulmalarının doğru açıklamalarını bularak ve gök taşlarının çoğunun güneşten kopmuş parçalar olduğunu, böylece de güneşin akkor halinde bir taş parçası olduğunu keşfederek “Güneşi Tanrısallıktan” çıkaran.., Atina’ya gittikten sonra, Attika Yarımada sında hakim olan çok tanrılı mitolojilerin, efsanelerin aksini söyleyerek Atina’lıların kafasını karıştırır. İon kültürünün felsefi ve bilimsel bilgi birikimini, gereksinim duyulan Attika yarımadasına taşıyan Ata’mız orada bir felsefe okulu kurmuş ama yenilikçi keşif ve icatları bazı hakim çevrelerin işine gelmeyince ölümle cezalandırılmış., fakat nüfuslu öğrencisi ve dostu tarafından korunarak Çanakkale Lapseki’ye (Lampsakos) getirilmiştir..

Her Şeyin İçinde Her Şeyden Parçalar Zerreler Bulunur..

Klazomenai’li Atamız hepimizi akraba yaparak birliktelik ruhunun fiziksel olgularını da ortaya koymuştur hatta bu akrabalığımız tohum bazında bitkiler ve hayvanlarla da , hava ve su ve topraklada devam edegelmektedir., Böylece kendisi evrim biliminde Atası oluvermiştir..Şöyleki; Anaksagoras’a göre sınırsız sayıda ana madde vardır, bu ana maddeleri “tohum”(sprermeta) olarak adlandırır., Nesneler bu tohumların birleşip yada ayrışmasından oluşur.Her şeyi belirgin yapan onda bilirli bir maddenin diğerlerinden daha çok olmasıdır. “Hiçten var olma veya yok olma” aklın yanılgısı dır.. Gerçekte ise aynı türden tohumların bir araya gelme hareketi vardır. Bunun için meydana gelmeye karışıp birleşme , yok olmaya da ayrılma, çözülme demek doğru olur..

Evrensel Bilinci ( Ortak Aklın birkaç derece üstü ) yani NOUS Kavramını İlk Geliştiren de Atamız Anaksagoras’dı..

Evrendeki hareketin yada aynı türden tohumların bir araya geliş sürecinin açıklaması için Anaksagoras çok ilginç bir kavram geliştirir ; Nous, eski Yunanca da düşünme yetisi, akıl anlamına gelir. Nous un başlattığı ve sürekli olarak denetimde tuttuğu haraketin iki yönünden söz eder. Birincisi, hareketsiz duran tohumlar yığınını belirli bir amaca göre harekete geçirir..,

Mevlana’da Olduğu Gibi..

İkincisi ise bir merkez etrafında dairesel dönüşümler biçiminde gelişerek ve gittikçe hızını artırarak tüm evreni ve nesneleri kapsaması. Bu hareket ise bana Mevlana’nın sema hareketinin özünde yatan anlam ve amacı hatırlattı.. Demek ki, çok sevdiğim Atalarımdan biri olan Mevlana C.Rumi de Eski zaman Atam olan Anaksagoras’dan ilham ve bilgi almıştı.. Bunu fark etmek beni çok sevindirdi..Hakikatten “ Her şeyin içinde her şeyden mevcuttu”..Benim içimde de hem Mevlana ve hem de Anaksagoras ve onlar kadar sevdiğim Yunus, onlar gibi daha niceleri de mevcuttu tıpkı hepsinin özü olan sevginin mevcut olduğu gibi..

Anaksagoras’ı ilk kez Urla İskele’li babamdan duymuştum, ana lisanı Rumca olduğu için bu zor ismi farklı telaffuz ederdi, dünya görüşü hakkında, kendine mal ettiği genel bazı cümlelerle anardı onu.. Daha sonraları ciddi bir tasavvuf eğitimi aldım öğrendiklerim Atam Anaksagoras’ı daha iyi anlayabilmeme yardımcı oldu.. Urla İskele’de temelli oturmaya başladığımız yıllarda bu büyük deha hakkında Urla’da bir sunum dinlemiştim. Sonraki yıllarda Urla’da yaşayan ünlü bir kareografist in Anaksagoras hakkında bir gösteri isteği üzerine yine bu ünlü Atamızı biraz daha araştırmıştım.. Ama en derin araştırmayı şimdilerde yarımada.org’un başlattığı “ Anaksagoras Heykelini Urla hak ediyor” kampanyası ile yaptığımı söyleyebilirim.. Bu yüzden gerçekten bağlı olduğum ve sevdiğim “dünyanın en iyi kalpli gazetesi” olan Yarımada ya biraz daha bağlandım, içten teşekkür ediyorum.. Urla İskele’li Deniz Barbaros Şarman..
Eski Zamanın Klazomenai’sinden Atam Anaksagoras’ın genlerinden bir yolcu..
Onun bir deha olduğunu bu günkü aklımla idrak etmenin gururu içinde mutlu bir yolcu..
Belki ondandır filozofları böyle sevmem, onun yaşadığı topraklarda can bulmamdandır balıkların yüzgeçlerine özenerek onun yüzdüğü sularda ,soluğumu solungaçlardan alırcasına uzun uzun denizlere dalmam.. İlk o değil miymiş zaten balıkların solungaçları ile soluduğunu, bitkilerinde diğer canlılar gibi soluk alıp verdiğini keşfeden.. Atam Anaksagoras değimliymiş Klazomenai’nin pırıl pırıl gümüş sularında mehtabın, ayın o bin bir çeşit büyülü güzelliğini seyrederken, bu güzeller güzeli ayın ışığını güneşten aldığını keşfeden.. Güneş tutulmalarının doğru açıklamalarını bularak ve gök taşlarının çoğunun güneşten kopmuş parçalar olduğunu, böylece de güneşin akkor halinde bir taş parçası olduğunu keşfederek “Güneşi Tanrısallıktan” çıkaran.., Atina’ya gittikten sonra, Attika Yarımada sında hakim olan çok tanrılı mitolojilerin, efsanelerin aksini söyleyerek Atina’lıların kafasını karıştırır. İon kültürünün felsefi ve bilimsel bilgi birikimini, gereksinim duyulan Attika yarımadasına taşıyan Ata’mız orada bir felsefe okulu kurmuş ama yenilikçi keşif ve icatları bazı hakim çevrelerin işine gelmeyince ölümle cezalandırılmış., fakat nüfuslu öğrencisi ve dostu tarafından korunarak Çanakkale Lapseki’ye (Lampsakos) getirilmiştir..

Her Şeyin İçinde Her Şeyden Parçalar Zerreler Bulunur..

Klazomenai’li Atamız hepimizi akraba yaparak birliktelik ruhunun fiziksel olgularını da ortaya koymuştur hatta bu akrabalığımız tohum bazında bitkiler ve hayvanlarla da , hava ve su ve topraklada devam edegelmektedir., Böylece kendisi evrim biliminde Atası oluvermiştir..Şöyleki; Anaksagoras’a göre sınırsız sayıda ana madde vardır, bu ana maddeleri “tohum”(sprermeta) olarak adlandırır., Nesneler bu tohumların birleşip yada ayrışmasından oluşur.Her şeyi belirgin yapan onda bilirli bir maddenin diğerlerinden daha çok olmasıdır. “Hiçten var olma veya yok olma” aklın yanılgısı dır.. Gerçekte ise aynı türden tohumların bir araya gelme hareketi vardır. Bunun için meydana gelmeye karışıp birleşme , yok olmaya da ayrılma, çözülme demek doğru olur..

Evrensel Bilinci ( Ortak Aklın birkaç derece üstü ) yani NOUS Kavramını İlk Geliştiren de Atamız Anaksagoras’dı..

Evrendeki hareketin yada aynı türden tohumların bir araya geliş sürecinin açıklaması için Anaksagoras çok ilginç bir kavram geliştirir ; Nous, eski Yunanca da düşünme yetisi, akıl anlamına gelir. Nous un başlattığı ve sürekli olarak denetimde tuttuğu haraketin iki yönünden söz eder. Birincisi, hareketsiz duran tohumlar yığınını belirli bir amaca göre harekete geçirir..,

Mevlana’da Olduğu Gibi..

İkincisi ise bir merkez etrafında dairesel dönüşümler biçiminde gelişerek ve gittikçe hızını artırarak tüm evreni ve nesneleri kapsaması. Bu hareket ise bana Mevlana’nın sema hareketinin özünde yatan anlam ve amacı hatırlattı.. Demek ki, çok sevdiğim Atalarımdan biri olan Mevlana C.Rumi de Eski zaman Atam olan Anaksagoras’dan ilham ve bilgi almıştı.. Bunu fark etmek beni çok sevindirdi..Hakikatten “ Her şeyin içinde her şeyden mevcuttu”..Benim içimde de hem Mevlana ve hem de Anaksagoras ve onlar kadar sevdiğim Yunus, onlar gibi daha niceleri de mevcuttu tıpkı hepsinin özü olan sevginin mevcut olduğu gibi..

Anaksagoras’ı ilk kez Urla İskele’li babamdan duymuştum, ana lisanı Rumca olduğu için bu zor ismi farklı telaffuz ederdi, dünya görüşü hakkında, kendine mal ettiği genel bazı cümlelerle anardı onu.. Daha sonraları ciddi bir tasavvuf eğitimi aldım öğrendiklerim Atam Anaksagoras’ı daha iyi anlayabilmeme yardımcı oldu.. Urla İskele’de temelli oturmaya başladığımız yıllarda bu büyük deha hakkında Urla’da bir sunum dinlemiştim. Sonraki yıllarda Urla’da yaşayan ünlü bir kareografist in Anaksagoras hakkında bir gösteri isteği üzerine yine bu ünlü Atamızı biraz daha araştırmıştım..
Ama en derin araştırmayı şimdilerde yarımada.org’un başlattığı “ Anaksagoras Heykelini Urla hak ediyor” kampanyası ile yaptığımızı söyleyebilirim.. Bu yüzden gerçekten bağlı olduğum ve sevdiğim “dünyanın en iyi kalpli internet gazetesi” olan Yarımada ya biraz daha bağlandım, içten teşekkür ediyorum..
Bizim bu kadar kapsamlı deha bir Bilge’miz olurda Urla’da bir heykeli nasıl olmaz? Sorusuna nihayet Urla’lılar cevap verdiler..
Artık Urla’lı olan değerli hemşehrileri Mahmut Tolon büyük çaba ve mücadelesi sayesinde Urla’da artık çok güzel bir ANAKSAGORAS heykelimiz var.. Onun öğretilerini, bilgisini ve bilgeliğini bu heykel sayesinde pekiştirecek ve bu bilgilerin kaynağı olan bir beldede yaşamanın gururunu duyacağız..
Kutlu olsun, hayırlı olsun.. Teşekkürler Mahmut Tolon..

Hakkında Deniz Şarman

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*