yarimada.org yarimada.org yarimada.org
yarimada.org yarimada.org yarimada.org
13 Kasım 2019 Çarşamba
SON HABERLER
Acıları Gömdük…   Zeki KIVRAK

Acıları Gömdük… Zeki KIVRAK

Hayatımda bir tek kez babamı sigara içerken gördüm.
Kader mahkumlarının mahpushane duvarlarına yaslandıkları gibi çömelmişti divanın üzerine. Sigarayı eğreti tutuşu, yüzüne yansıyan acı, çaresizlik, ne yapacağını bilememe duyguları ile perişan görüntüsü gözlerimin önünden gitmiyor. Hala bazı geceler de rüyalarıma giriyor.
Oniki Eylül darbesinin üzerimizden silindir gibi geçtiği dönemdi. 1402 (insanları sorgusuz sualsiz sürgüne, işsizliğe mahkum eden sıkıyönetim kanunu) ile işine son verilen iki abimin içine düştükleri sıkıntılar anlatılamaz boyutlardaydı.
Babamla birlikte çaresizliğin ne olduğunu işte o günlerde öğrendim.
Böylesi korkunç dönemler sık sık yaşandı. Temel insan hak ve hürriyetlerinin ayaklar altına alındığı hukuksuzluk dönemleri Türkiye Cumhuriyet’inin yakasını neredeyse hiç bırakmadı.
Dersim, İzmir suikastı, sonrasında 27 Mayıs ve 12 Mart darbeleri dahil hukuksuzluğun zirve yaptığı olayların içerisinde galiba Evren dönemi en acımasızı olarak tarihe geçti.
Üç nedenden dolayı…
Göz yumulması nedeni ile inanılmaz boyutlara ulaşan işkence uygulamaları ile,
Dayanılmaz işkencelerin tetiklediği, ve sonrasında otuzbin insanın ölümüne yolaçacak şekilde ağırlaşan kürt sorunu nedeni ile,
Yaşı büyütülerek asılan çocuk Erdal Eren ile.
Geçen gün Evren’i toprağa, acılarımızı da içimize gömdük. Dudaklarımızı sımsıkı ısırıp kanatarak.
Hiçbir şey Kenan Evren’in, destekçilerinin ve o dönemi mazur görmeye ve göstermeye çalışanların günahını bağışlatamaz. Ne bu dünyada, ne de Mahkeme-i Kübra’da.
Ne yazıktır ki işte tam burada çok önemli bir noktayı hep birlikte gözden kaçırıyoruz. Destekçilerin arasında bizler de vardık. Hem de hepimiz, ve istisnasız.
Erdal’ın kanı aslında hepimizin eline bulaştı. O işkenceler bizim elimizden çıktı. Otuz bin canın kıyılıp gitmesinden bir şekilde bizler de sorumluyduk.
Kenan Evren bütün o kötülükleri tek başına yapmadı, yapamazdı çünkü. Ona hepbirlikte yardımcı olduk. Hep beraber toplumsal bir akıl tutulmasına uğradık. Birbirimize düştük. Kardeşimizi vurduk. Anarşiye, kaosa esir düştük.
Çünkü hiç birimiz kökenleri Thomas Hobbes’a uzanan temel hukuk kavramlarını bilmiyor, anlamıyorduk. Anlamak istemiyorduk. Sosyal Sözleşme’yi bir türlü içselleştiremedik. Tek yaptığımız, yapabildiğimiz bağırıp çağırmak oldu.
Tıpkı bu gün kimilerinin yaptığı gibi.
Toplumumuz Evren uygulamalarını % 92 gibi ezici bir çoğunlukla onayladı. Benim de içinde bulunduğum ODTÜ deki % 92 red oyu kimilerimizin vicdanını teselli etti ama benim vicdanımı değil. Çünkü ülkenin o günlerde, hukuksuzluğa, kaosa, anarşiye sürüklenmesinde kişisel olarak ciddi katkım olduğuna inandım hep. Aktif biçimde olayların parçası olmuştum o günlerde. Sağcısı ile, solcusu ile hiç birimiz bu acı sorumluluktan müstesna değildik, Evren’i diktatörlüğe götüren yola kendi ellerimizle kırmızı ipek halılar serdik.
Cazgırlara gelince… O gün o ateşi körükleyip kenara çekilenler, insanların cayır cayır yanmasını sadece seyrettiler. Kimileri seyretmekle yetinmediler. Yol arkadaşlarını, dostlarını ihbar ettiler, tecrübe ile, kardeşlerimin başına gelenler ile bissabit. Ve bugün bu insanların çoğu, ilerici, entellektüel geçinmeye atatürkçülük, sosyal demokratçılık oynamaya devam ediyorlar. Gözlerimizin içine baka baka.
Üstüste seçim yenilgileri alan muhalefet, sosyal sözleşmeyi içselleştirmemeye, hukuku anlamamakta ısrar etmeyi ve toplumu germeyi sürdürüyor. Kan üzerinden, protestolarda hayatını kaybeden minnacık miniminnacık Berkin’lerin yaşamı, kayıp giden fidanların yitik umutları üzerinden politika yapmakta beis görmüyor.
Tıpkı o günlerdeki gibi.
Artık yeter. Acılarımızı gömdüğümüz gibi, birbirimize karşı nefretimizi de tarihe gömmek zamanı. Bu ülke için bir şeyler yapmak, yapabilmek için çırpınan yürekleri kullanmak isteyen fırsatçılara, medya patronlarına, okyanus ötesi hayal ve din tüccarlarına artık dur demenin vakti geldi de geçiyor.
Bu toplumun barışa, hoşgörüye ve sakinliğe ihtiyacı var.
Bu toplumun hukuku, sosyal sözleşmeyi, demokrasiyi anlamaya ihtiyacı var.

Hakkında Editör

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Wordpress Tema

Escort Eskişehir

Adana Escort

Adana Eskort

Escort Ankara

Escort

Kayseri escort

Mersin escort

escort Adana

Bodrum escort