yarimada.org yarimada.org yarimada.org
yarimada.org yarimada.org yarimada.org
14 Ekim 2019 Pazartesi
SON HABERLER
27 MAYISIN ARDINDAN DARBESİZ GÜNLER DİLEĞİYLE

27 MAYISIN ARDINDAN DARBESİZ GÜNLER DİLEĞİYLE


Geçtiğimiz günlerde tarihimizde 27 Mayıs vakasını enine boyuna anlamaya, anlatmaya çalışan önemli çalışmalar, söyleşiler, yapıldı. Hafta boyunca bu  “ANMA” programları devan edecek..Bundan 10 yıl önce Türkiyenin, darbeye, statükoya , “tutuculuğa” karşı ,”GENÇ YÜZÜ” yakın tarihimizin en etkileyici olaylarını vurgulamak,anlamını önemini anlatmaya çalışmak üzere özel bir tekneyle Yassıada yolunu tutttu .
YASSIADA DEMOKRASİ ADASI OLMALI..
50 Yıl öncesinde “demokrasinin askıya alındığı” bu talihsiz darbenin yıl dönümünde , gençler ve ruhlarında genç fikirlertaşıyan bir gurup demokrasi aşığı, anlamlı bir demokrasi yolculuğuna çıktılar. Bu yolculukla vardıkları Yassıada durağında, katledilen demokrasiyi halkımıza anlatıp bunun Türkiye’mize nelere malolduğununbilançosuna dikkatleri çekerek çok önemli bir görevi başardılar, yolları açık zihinleri parlak olsun..Parlak olsun ki, darbelerle karartılmış yakın tarihimiz ve içlerimiz aydınlanabilsin..Yassıada yolcularının arasında çok değerli isimler vardı,dileriz bu değerler, insani yaşam  biçimi olarak demokrasiyi idrak etmiş bir gurup olarak önümüzdeki günlerdede demokratik yaşamımıza katkıda bulunurlar.
Yassıada madurlarından , Atatürkün çok değer verdiği ve son zamanlarında,” fikir birliği içinde olduğum önemli yol arkadaşım” dediği ( Bknz Cemal Kutay ,Yakınçağ tarihimizde Atatürk- Celal Bayar ilişkileri) eski Cumhurbaşkanımız CELAL BAYAR’ ın torunu  Prof.Dr. EMİNE GÜRSOY  Naskalibugün Yssıada’a demokrasi yolculuğu yapan genç fikirli düşünürlere liderlik yapıyordu.
Değerli bilim insanı Emine Hanımın Dedesine ait ilginç anıları var. Kendisiyle yapılan röportajlarda Ogüne ait  anıları sorulduğunda öyle güzel ve net ifadelerle nakiller yapıyorki benzer şeyleri kısmen de  olsa  yaşamış bir nesil olarak derinden etkilenmemiz imkansız.
 O günlerde Türkiye’in değerleri nasıl muamelelere maruz kalmışlar, insanlıktan uzak neler yaşamak zorunda kalmışlardı, küçücük yüreklerimiz bu travmalarla nasıl sarsılmıştı… Bunları tam olarak ifade etmek olanaksız..
Emine Gürsoy Naskali röportajında, ” O zamanlar on yaşındaydım, hissettiğim derin acıyı çok net hatırlıyorum, tarifi imkansız bir duyguydu.,küçüktüm ama o günkü duygularım bugün bende köklü ve anlamlı bir mücadele duygusu yaratıyor , haksızlıklara ve demokrasiye yapılan darbelere karşı mücadele etme duygusu ,diye anlamlı ve gerçekci bir şekilde sözlerine devam etti. “Yassıada mahkemelerine , muhakeme diyemiyeceğim, çünkü hukuk ve adaletin simgesi olan muhakeme kavramıyla hiçbir ilişkisi yoktu,kötü düşüncelerle hazırlanmış bir senaryoydu”dedi. O zamanlar Konuşması t.v de yayınlanmış çok ilgi çekmişti. İçerik detayı bulunabilir, konuyla ilgili olanlara önerilir.

Bugün, Türkiye’nin geçmişine olumlu katkıları bulunmuş bir çok değerli kişi t.v lerden konuşmaya devam ediyorlar , ortaklaşa payda ; ” 60 darbesi ,yalnız Demokrat Parti’ye değil, Türkiye demokrasisine büyük bir darbe idi ” fikrini belgelerle detaylandırıyorlar..Devamen, Türkiye 14 Mayıs 1950 seçimleri ile ilk defa demokrasiye çok ciddi bir adım attı ve gerçek demokrasileşme yolunda hızla ilerliyordu, maalesef darbe bu hızı kesmiştir deniliyor, ve ozamanlar Türkiyenin en büyük değişiminin kaydedildiği yıllardır denilip, ekonomide, sosyal ve kültürel yaşamda eğitimde öyle ciddi gelişmeler saptanmıştırki bunların müzakeresi gerekmektedir,o hız ,hataları var ise eleştirerek “ama darbe ile yok edilerek değil” ,devam ettirilebilseydi Ülke bu gün dünyanın on sayılı ülkelerinden biri olabilirdi ki  bunu dış ve iç bazı güçler istemezdi, denildi.
O zamanlar başlatılan hukuk ve anayasa değişim çalışmalarınında darbe ile başka bir anayasa içeriği kazandığı ve maalesef 60 darbesinin, ondan sonraki darbe hareketlerinede kötü örnek olduğu ve sıksık darbelerle demokrasinin askıya alındığı  gerçeği belgelerle desteklenerek  anlatıldı.
Dinlediklerim o günlere ait babamın ve ondan dinlediklerimden dolayı benim üzüntülerimin ne denli haklı olduğunu bana bir kez daha hatırlattı ve derinlerde kalmış o acının sızısını ta yüreğimde bir kez daha hissettim.Bu nedenlede duygu ve düşüncelerimi yazmak ihtiyacı hissettim. Milletimizin çektiklerine şahit olan yüreğim bunları sizlerle paylaşmak istedi. 

10 yıl önce başlatılan söz konusu etkinlik öncesi bir basın toplantısı düzenleyen Genç Siviller, darbe sonrası yargılamaların yapıldığı Yassıada ile ilgili taleplerini dile getirdi. Yayınladıkları belge şöyle : “Bundan 49 yıl önce; mutlu bir azınlık olma ayrıcalığını kaybedeceğini anlayan Devlet Elitleri omuz omuza verip seçilmiş meşru hükümeti silah zoruyla devirdiler. Halkın temsilcilerini sürükleye sürükleye Yassıada’ya götürdüler. İşkence ettiler. Uyduruk mahkemelerde yargıladılar. Bir başbakanı ve iki bakanı idam edip aralarında Cumhurbaşkanı’nın da olduğu çok sayıda Demokrat Partiliyi hapislerde çürüttüler. Sonra da bu yaptıklarına ‘devrim’ dediler, yıldönümlerinde kutlama yaptılar. Yaptıkları anayasa ile darbe düzenini kurumsallaştırdılar. Ve Yassıada’da başlayan bu kabus her 10 yılda bir tekrarlandı. Bu ülkenin sade vatandaşları bizler, olan biteni sadece seyrettik. Tıpkı İstanbul’un hemen karşısında duran Yassıada’yı seyrettiğimiz gibi. Yassıada, toplumsal sorumluluğumuzu ve utancımızı her gün yüzümüze vuruyor. Şimdi önümüzde tarihi bir fırsat var. Türkiye’nin yaşadığı bu korkunç darbenin 50. Yıl dönümüne sadece bir yıl kaldı. Bizler; hiç bir favori darbesi olmayan, vesayetçi bir rejimde yaşamak istemeyen, demokrasiden yana vatandaşlar olarak Cumhurbaşkanı’na ve Başbakan’a sesleniyoruz: Yassıada, yaşadığımız bu ilk darbenin 50. Yıldönümünde; Darbelerle yüzleşeceğimiz bir müze; Demokrasi çıtamızı yükseltecek çalışmaların yürütüleceği bir enstitü; Uluslararası çapta etkinliklerin yapılacağı bir sivil toplum merkezi olsun. Yassıada yeni bir dönemin simgesi olsun. Yassıada, ‘Demokrasi Adası’ olsun.” 

Genç Siviller Türkiye’nin Yassıada utancından kurtulması gerektiğini dile getirdiler. Adanın insanlara açılmasını, burada otel kurulmasını, konferans merkezi oluşturulmasını istediklerini söylediler.

YASSIADA ‘Demokrasi Adası’ olsun

Daha sonraki yıllarda İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrencileri; “Yassıada kararlarının iptal edilmesi” ve “Yassıada’nın Demokrasi adası” olması için adayı ziyaret ettiler. 
Geziye Cumhurbaşkanlarından Celal Bayar’ın torunu Prof. Dr. Emine Gürsoy Naskali, Adnan Menderes’in avukatı Burhan Apaydın’ın eşi Beyhan Apaydın, eski Milli Eğitim Bakanı Tevfik İleri’nin oğlu Cahit İleri ve eski Demokrat parti milletvekili N. İhsan Tolon’un oğlu Hasan Tolon da katıldı. Bilgili Demokratlar Kulübü üyelerinin düzenlediği Yassıada gezisinde öğrenciler Adnan Menderes’in ve devlet adamlarının yargılandıkları mahkemeyi gezip Menderes’in kaldığı binayı inceledi. Yassıada gezisine katılan isimler, idam kararının verildiği mahkemede üniversite öğrencilerine 1960 yıllarını ve anılarını anlattı. Öğrenciler de geziye katılan kişilere plaket verdi. Eski Milli Eğitim Bakanı Tevfik İleri’nin oğlu Cahit İleri, babasının 1960’lı yılları anlatan kitaptan babasının kaldığı oteli bularak öğrencilere gösterdi. 
Bütün bu azimli girişimler sonuçlarını verdi ve   Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla 2015’te başlatılan ve Yassıada’nın ‘Demokrasi ve Özgürlük Adası’na dönüştürülmesini öngören projede uygulamaya konuldu.
ADI DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜK ADASI OLUYOR..

Çalışmalar kapsamında 27 Mayıs Tarih Platosu, Demokrasi ve İnsan Hakları Müzesi ile Adnan Menderes Kongre Merkezi’nin yapımında sona gelindi. Dönemin Başbakanı Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın yargılandığı Yassıada duruşmalarının yapıldığı salonda da çalışmalar sürüyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın darbenin 59. yılında adaya giderek çalışmaları yerinde izledi ve tesislerin tamamlanan bölümlerini hizmete açtı.

GEÇMİŞİ YANSITIYOR

Ada, tarihsel sürecin izlerini ziyaretçilere aktaracak şekilde dizayn edildi. Müzenin içinde barındırdığı tarihi objelerle geçmişi, mimarisindeki modern ve geometrik formlarıyla da geleceği yansıtacak şekilde kurgulanmasına önem verildi. Ziyaretçilerin 27 Mayıs darbesi sonrası adada yaşanan yargılamaları gerçek mekanlarında gezerek hissetmeleri sağlanacak. Binada balmumu heykeller ve dönemin objeleriyle canlandırmalar da yapılacak.

BELGELER SERGİLENECEK

Müzecilikte yeni bir dönem olarak tabir edilen Demokrasi ve İnsan Hakları Müzesi’de Menderes’in doğumundan itibaren, çocukluğu, yaşadığı başarıları, kazandığı zaferler ve çektiği zorluklar izletilecek. Adnan Menderes Kongre Merkezi’nde yer alan 500 kişilik konferans salonunda o döneme ait belge, döküman ve eşyalardan oluşan seçkin bir koleksiyon sergilenecek. Ayrıca Menderes’in o dönem kaldığı bina da aslına uygun şekilde yeniden inşa edildi. 

Birçoğumuzda travma etkisi yapan darbelerin yeni travmalarımızı onarmakta rehberlik yapması dileğiyle, HER TÜRLÜ darbeden uzak günler diliyorum.

Kaynak : A.A

Hakkında Deniz Şarman

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*