yarimada.org yarimada.org yarimada.org
yarimada.org yarimada.org yarimada.org
23 Ağustos 2019 Cuma
SON HABERLER
22 Mart Dünya Su Gününde Su ve Suyun Önemi

22 Mart Dünya Su Gününde Su ve Suyun Önemi

BASIN BİLDİRİSİ (22.03.20115)

22 MART DÜNYA SU GÜNÜNDE SU VE SUYUN ÖNEMİ
image
Su, diğer doğal varlıklarımız gibi, yaşamın olmazsa olmazıdır. Su, canlıdaki yaşamın devamlılığını sağlayan tüm biyokimyasal olayların ortamını oluşturur.Su yoksa hayat yoktur.
Dünyadaki suyun %97’si okyanuslarda , %3’ü karalarda ,buzullar, göller, yer üstü ve yer altı suları olarak bulunmakta olup,bütün bu su kaynaklarının %1,76’sı tatlı su olarak kullanılabilir.
Araştırmalar, dünyadaki toplam kullanılabilir tatlı su miktarının % 50’sinin tüketildiğini, bu oranın 2025 yılında % 75’e çıkabileceğini göstermektedir. Temel sebebi aşırı tüketim ve nüfus artışıdır.
1860’lı yıllardan bu yana, sanayi devrimi ile birlikte, doğru orantılı olarak artan atmosferdeki sera gazları ve özellikle karbondioksit emisyonu, dünyanın ısısını giderek arttırmakta, tatlı su rezervleri olan buzullar eriyerek okyanusa karışmakta ve dünyanın iklimi, geri dönüşü olmayacak biçimde değişmek üzeredir.
Emperyalizmin dayattığı vahşi tüketim, bunun neden olduğu fosil yakıtlı sanayi ve bu hızlı tüketimden ceplerini şişirenler, bu sonu, çok hızlı biçimde hazırlamaktadır.
Bu durum, insan eliyle hazırlanmış, yaşamın yok oluşuna doğru dörtnala bir gidiştir ve bu gidişin -enerji ve su tasarrufu ve Dünya İklim Değişimi bakımından -mutlaka durdurulması zorunludur.
Kişi başına , yıllık su tüketimi 2000 m3’ün altına düşmesi, su kıtlığı olarak adlandırılır. Türkiye’de , kişi başına yıllık su tüketimi 1500 m3’tür. Ve Türkiye su fakiri bir ülkedir. 2030 yılında , nüfusumuz 100 milyon olduğunda , bu oran 1000 metre küpe düşecektir. Dünyada , su kıtlığı çeken pek çok ülke var ve bu ülkelerin büyük kısmı çölleşmiş. Yer altı suları ve yer üstü suları kurumuş, yada kurumak üzeredir.
Efemçukuru altın madeninin İzmir’in ve ilçelerinin (Menderes, Güzelbahçe, Seferihisar,Urla) yeraltı sularını kirlettiğinin bilirkişi raporuyla kesinleştiğini belirtelim.Bu durumu içimize sindirebilir miyiz?
Göllere sularını akıtan akar suların üzerine HES’ler, daha büyük barajlar yaparak suyu tutarsanız, göller kurur, akarsuların geçtiği üretken topraklar birden kısırlaşır . Ülkenin en yeşil ve en sulak alanı olan Karadeniz Bölgesinde , dereler borulara hapsedilip, ormanlar yağma edilerek HES’ler kurulmuş, köylerin suları kesilmiş olduğu için insanlar suları için haykırıyorlar. Örneğin bugün Zile ilçesindeki Çekerek ırmağı üzerine yapılmak istenen de budur. Köylü , suları için direnmekte , nöbet tutmaktadır. Doğayı katleden, yaşamı susuz bırakan hiç bir enerji temiz değildir. Buna herkesin inanması lazım.

Köylüler haklı davaları için direnirken , üzerlerine biber gazı püskürtülerek müdahale edilmesi yürekler acısı bir durumdur.
Bunun anlamı: Suya sahip çıkmaktır. Bilmektedirler ki: Küresel ısınma, ülkenin daha sıcak bölgelerinde egemen olup, yeraltı suları kuruduğu, çölleşmenin arttığı zaman, onu susuzlara satacaklardır. Bu sular 49 yıllığına, enerji adına kiralanmakta, köylüm, şimdiden çölleşmeğe mahkum bırakılmaktadır.
Son 50 yılda yaklaşık Marmara Denizi büyüklüğünde,
Amik, Gavur, Suğla, Kestel, Emen, Avlan gölleri gibi sulak alanlarımız kurutularak tarım, sanayi ve yerleşim alanlarına dönüştürüldü.
1960’tan beri 1.300.000 ha sulak alanımız kurudu. Kurutulan Amik Gölü üzerine bir de hava alanı yapıldı.Amik’i ve diğer yöreleri savunan çevreciler haksızmış gibi aşağılanmıştı.
Yanlış sulama . yanlış tarım politikaları ve haksız bir şekilde yeraltı sularının kullanılması ülkemizin su gereksinimini giderek arttırmakta, mesela buğday ambarı olan Konya Ova’mızın su seviyesi giderek düşmekte kısır bir ova haline gelmektedir. Türkiye dışarıdan buğday ithal etmeye başlamıştır. 2014 yılı haziran ayında 64 milyon dolarlık buğday ve yemlik arpa ithal edilmiştir.
1 ton buğdayın üretilmesi için 1000 ton suya gereksinim vardır. Su fakiri ülkelerde buğday ithali , su ithali demektir. Ve bu durum, bazı ülkelerde buğday fiyatlarını arttırarak, ekmek fiyatlarındaki artışa neden oldu ve isyanlar çıkarttı. Ve hala sürüyor.
Vahşi tüketim à Enerji gereksinimi à Fosil yakıt çılgınlığı à Artan sera gazı emisyonu àSusuzluk ve çölleşme à Gıdada kıtlık à Fiyat artışı à İç savaş ve ülkeler arası su savaşları.Dünya gidişatının özeti bu.
B.M saptamasına göre:Dünyada bir milyar kişi suya ulaşamıyor ve her gün 4 bin çocuk susuzluğa bağlı hastalıklardan ölüyor.
Bilim insanlarının söylediklerine göre: Su, çok yakın bir gelecekte paradan daha değerli olacaktır. Onu yaşamdan ayırıp, hapsetmeye hiç ama hiç kimsenin hakkı yoktur.
Su yaşamdır;her canlının en doğal hakkıdır. 22.03.2015

Alaettin Hacımüezzin
Başkan
ÇEVRE GÖNÜLLÜLERİ HAREKETİ

Hakkında Editör

Bir yorum

  1. Hüseyin Kızıldağ

    Dünyanın ve Ülkemizin gelecekteki yaşamı için önemli doğa ve su kullanımı hakkında hocamızın güncel araştırmalarıyla hazırladığı bu paylaşımı,Ülkesini seven herkesin dikkatlice okuyup,çevresindeki insanların konuyu kavramalarını,toplumu uyarmak için gerekli duyarlılığı sağlayarak harekete geçirmelidirler.Herkesin metni çok çok dikkatlice okuyup tehlikenin ne kadar vahim olduğunu kavramaları dileklerimle sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*